güneş saati ile cümle
güneş saati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Güneş zamanı bir güneş saati tarafından kabaca ölçülebilir.Solar time can be crudely measured by a sundial.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.He also designed the clock.
Tim'in güneş saati şapkasına.Tim's sundial hat.
Yunan ekvatoral güneş saati, Ai-Khanoum, Afganistan, Milattan önce 2. veya 3. yüzyıl.Greek equatorial sun dial, Ai-Khanoum, Afghanistan 3rd-2nd century BC.
Görünen güneş zamanı (güneş saati zamanı) ve ortalama güneş zamanı(zaman saati) güneş zamanının iki tipidir.Das Zeichen 昆 (kun = Nachkomme) besteht aus der Sonne (日 ri) und den beiden Menschen 比 darunter.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Daneben bestand damals noch eine Sonnenuhr.
Güneybatı duvarında üçgen güneş saati bulunmaktadır.An der Südwestseite befindet sich eine Sonnenuhr.
Rasathane kurdurarak, Güneş saati yaptırdı.Von einer Rasenfläche ragt eine Sonnenuhr auf.
Güneş zamanı bir güneş saati tarafından kabaca ölçülebilir.Bei einer Höhensonnenuhr wird der Höhenwinkel der Sonne gemessen.
İç avluda 18. yüzyıldan kalma bir güneş saati vardır.Vor dem Herrenhaus steht auf einem Sandsteinpostament eine Sonnenuhr aus dem 18. Jahrhundert.
Bundan yararlanarak güneş saatini icat etmeyi başardılar.So ist davon auszugehen, dass die Sonnenuhr mit dem Bau errichtet wurde.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Plusieurs éléments de l'horloge manquent.
Minaresinde bir güneş saati vardır.Gros plan sur le minaret.
İç avluda 18. yüzyıldan kalma bir güneş saati vardır.Dans la cour subsiste un puits du XVIIe siècle.
Güneş zamanı bir güneş saati tarafından kabaca ölçülebilir.El tiempo solar verdadero puede ser medido con un reloj de sol.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Realiza además una clasificación de relojes solares.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.En la misma dispone de un reloj de sol.
Bunun tamamlanmasıyla yollar taşınmış ve güneş saati günümüzdeki yerini almıştır.Cuando lo hizo, las carreteras fueron modificadas y el reloj de sol fue transportado a su ubicación actual.
Minaresinin giriş kapısının üstünde bir güneş saati bulunur.Vi è un unico minareto posto vicino all'ingresso.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Serve inoltre a calcolare il tempo solare.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Изобретены солнечные часы.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Украшением дома были солнечные часы.
Minaresinde bir güneş saati vardır.При мечети имеется один минарет.
Görünen güneş zamanı (güneş saati zamanı) ve ortalama güneş zamanı(zaman saati) güneş zamanının iki tipidir.Услышав это, пророк Мухаммад сообщил, как говорят, «Солнце и луна — это два из знамений Всевышнего Аллаха.
Güneybatı duvarında üçgen güneş saati bulunmaktadır.На южной стороне находятся солнечные часы.
Minaresinin giriş kapısının üstünde bir güneş saati bulunur.На воротах возвышается минарет.
Bundan yararlanarak güneş saatini icat etmeyi başardılar.أدت تلك الطرق إلى اختراع الساعات الذرية.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.إذ أنها تمثل ساعة شمسية.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Fez colocar, ainda, um relógio de sol.
Bunun tamamlanmasıyla yollar taşınmış ve güneş saati günümüzdeki yerini almıştır.Quando isso aconteceu, as estradas foram movidas e o relógio de sol foi movido para sua localização atual.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.No centro do pátio havia um relógio de sol.
Aynı zamanda güneş saati de gölgenin gösterdiği sayıya göre saati gösterir.Je schaduw wijst dan het uur aan.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Wynalazł zegar słoneczny.
Güneybatı duvarında üçgen güneş saati bulunmaktadır.Na południowej ścianie umieszczono zegar słoneczny.
Bundan yararlanarak güneş saatini icat etmeyi başardılar.Zjawisko to zostało wykorzystane do konstrukcji zegarów słonecznych.
İç avluda 18. yüzyıldan kalma bir güneş saati vardır.Na ścianach ratusza zachował się XVI-wieczny zegar słoneczny.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Na jednym z naroży znajduje się zegar słoneczny.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Han byggde även klockstapeln.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Ursprungligen hade uret bara timvisare.
Bundan yararlanarak güneş saatini icat etmeyi başardılar.Вдень час дізнавалися за допомогою сонячного годинника.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.На цій башті був сонячний годинник.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Zkonstruoval též nový typ slunečních hodin.
Güneybatı duvarında üçgen güneş saati bulunmaktadır.Na východní straně jsou sluneční hodiny.
Minare kürsüsünde Halifezade İsmail'in güneş saati görülür.Na budově mlýna se nacházejí sluneční hodiny.
Minaresinin giriş kapısının üstünde bir güneş saati bulunur.A bejárat felett kis órás tornyocska látható.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Vain kellotorni oli korjauskelpoinen.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Lisäksi suunniteltiin kellojen soiton koneistamista.
Minaresinin giriş kapısının üstünde bir güneş saati bulunur.Over indgangen findes en mindetavle.
Görünen güneş zamanı (güneş saati zamanı) ve ortalama güneş zamanı(zaman saati) güneş zamanının iki tipidir.Dan bagaikan matahari, kami matahari yang sinarnya lebih kuat bukan dua matahari".
Güneş zamanı bir güneş saati tarafından kabaca ölçülebilir.Waktu Matahari bisa diukur dengan menggunakan jam Matahari.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Giữa khoảng sân có một chiếc đồng hồ mặt trời khổng lồ.
Görünen güneş zamanı (güneş saati zamanı) ve ortalama güneş zamanı(zaman saati) güneş zamanının iki tipidir.禄を受けて退出する者(右)と禄を受けつつある者(左) 第二段 十六夜の月の夜の舟遊び。
Güneş saati kadranı ya da gnomon, güneş saatinde gölgeyi tabana aktaran kısımdır.グノモンまたはノーモン(Gnomon)は、日時計の一部であり、影を落とすものである。
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.日晷曾有效的測量時間。
Görünen güneş zamanı (güneş saati zamanı) ve ortalama güneş zamanı(zaman saati) güneş zamanının iki tipidir.그는 태양광선이 대기에 의하여 꺾이는 현상으로부터 대기층의 두께를 설명하였고, 입사각과 반사각의 비례가 일정하다는 것을 증명하였다.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.또한 야간 시계 기능또한 탑재되었다.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.שעון שמש - שעון השמש הראשון היה פשוט מאוד.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Пред храма е бил сложен слънчев часовник.
Aynı zamanda güneş saati de gölgenin gösterdiği sayıya göre saati gösterir.Името означава мачтата на слънчевите часовници, чиято сянка показва времето.
Nehir kıyısı peyzajlıdır, birkaç basamak yardımıyla bir seraya ve güneş saatine çıkılabilir.Jug je moguće pronaći uz pomoć sata na kazaljke i sunca.