Tom bir tebessümle, "Günaydın", dedi."Good morning", said Tom with a smile.
Herkese günaydın.Good morning, everybody.
Merhaba, Tom. Günaydın.Hello, Tom. Good morning.
Günaydın, Kalkma zamanı.Good morning. It's time to wake up.
Günaydın, Mike.Good morning, Mike.
Günaydın MikeGood morning, Mike.
O, beni " Günaydın " ile selamladı.She greeted me with "Good morning."
"Günaydın. Bugün biraz geç kaldın, değil mi?" "Evet, biraz sorunla karşılaştım.""Good morning. You're a bit late today, aren't you?" "Yes, I ran into a bit of trouble."
Günaydın, bir oda ayırtmak istiyorum.Good morning, I would like to reserve a room.
Günaydın, yiyecek bir şey ister misin?Good morning, would you like something to eat?
Günaydın. Nasılsın?Good morning. How are you?
Günaydın. Bugün hava güzel.Good morning. We have good weather today.
Bütün dünyaya- iyi geceler, iyi günler ve günaydın.To the whole world - good night, good day and good morning.
Günaydın, nasılsın?Good morning, how are you?
Günaydın, nasılsınız?Good morning, how are you doing?
Günaydın Haruki! Saçların daha yeni yataktan kalkmışsın gibi duruyor.Good morning, Haruki. Your hair looks like you just got out of bed.
Günaydın Bay Saari.Good morning, Mr. Saari.
Günaydın, doktor!Good morning, doctor!
Günaydın, sevgilim.Good morning, sweetheart.
Günaydın! Nereye gitmek istiyorsunuz?Good morning! Where do you want to go?
Günaydın dedim.I said good morning.
Günaydın, Tom.Good morning, Tom.
Tom bana günaydın dedi.Tom said good morning to me.
Günaydın, arkadaşlar, bu "Hayat acıdır!" programı.Good morning, friends, this is the programme "Life is pain!".
Günaydın. Kalkma zamanı.Good morning. It's time to get up.
Günaydın, uyanma zamanı.Mornin', time to wake up.
Günaydın efendim! Size Mutlu Noeller!Good morning, sir! A merry Christmas to you!
Günaydın. Bu yağmur şaşırtıcı değil mi?Good morning. Isn't this rain amazing?
Günaydın. 600 ABD doları bozdurmak istiyorum. Bugünkü kur nedir?Good morning. I would like to exchange US$ 600. What is the rate today?
Günaydın, uykucular!Morning, sleepyheads!
Günaydın, sizi uykucular!Good morning, you sleepyheads!
Günaydın, seni uykucu.Good morning, you sleepyhead.
"Günaydın. Dışarıda kar yığılı." "Gerçekten mi!?""Good morning. The snow is piled up outside." "Really!?"
Günaydın bebeğim! İyi uyudun mu?Good morning, baby! Did you sleep well?
Günaydın uykucu.Good morning, sleepy head.
Günaydın benim güneş ışığım.Good morning my sunshine.
Günaydın bayanlar ve baylar.Good morning, ladies and gentlemen.
Günaydın, aşkım.Good morning, my love.
Merhaba, günaydın.Hi there, good morning.
Herkese günaydın dedim.I said good morning to everyone.
Tom her zaman Mary'ye günaydın öpücüğü verir.Tom always kisses Mary good morning.
"Günaydın hanımefendi" dedi Holmes neşeyle."Good-morning, madam," said Holmes cheerily.
Holmes neşeyle "Günaydın hanımefendi" dedi."Good-morning, madam," said Holmes cheerily.
Tom ve ben birbirimize genelde günaydın demiyoruz.Tom and I don't usually say good morning to each other.
Tom gülümseyerek "Günaydın" dedi."Good morning," Tom said, smiling.
Günaydın prenses.Good morning princess.
Merhaba arkadaşım. Günaydın.Hello, friend. Good morning.
Günaydın ekselansları.Good morning, your excellence!
"Günaydın hüzün"."Günaydın hüzün".
Günaydın, Mickey! (özgün adı: Good morning, Mickey!)Mikey (オー!マイキー, Ō!
Engin Günaydın: Oyuncu.None (Actor, Director).
Günaydın, gazete.Haló noviny
"Günaydın Göcek Bugün setin 3. Günü ve bakın neler izliceksiniz" (Tweet)."Günaydın Göcek Bugün setin 3.
"Engin Günaydın Biyografi.info"."Bengü Biyografisi". biyografi.info.
Günaydın Milas.Pavšek, Miha.
Basın fotoğrafçılığı mesleğine 1974 yılında Günaydın ve Gün gazetelerinde başladı.In 1974, he began photo journalism career in the newspapers Günaydın and Gün.
Aşkına da Sana da Günaydın Kal feat.God Bless you, Detroit.
1978’de Günaydın gazetesine geçti.Coşkun joined the Günaydın newspaper in 1978.
Günaydın Adana.Hadi, Adnan.
"Yargıtay 3. Ceza Dairesi Başkanı Günaydın oldu"."THIRD DISTRICT JUSTICE COURT JUDGES".