günahları ile cümle

günahları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.koskapa määräät katkeruuden minun osakseni ja perinnökseni nuoruuteni pahat teot,
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.Lebo zapisuješ horkosti proti mne a dávaš mi do dedičstva neprávosti mojej mladosti.
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.Pentruce să mă loveşti cu suferinţe amare, şi să mă pedepseşti pentru greşeli din tinereţă?
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.Poiché scrivi contro di me sentenze amare e mi rinfacci i miei errori giovanili
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.Pois escreves contra mim coisas amargas, e me fazes herdar os erros da minha mocidade;
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.Pourquoi m`infliger d`amères souffrances, Me punir pour des fautes de jeunesse?
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.Pues escribes contra mí cosas amargas, y me haces sufrir por los pecados de mi juventud
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.siden du idømmer mig så hårde lidelser og lar mig arve min ungdoms misgjerninger
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.U beschuldigt mij van kwade dingen en haalt alle zonden uit mijn jeugd weer naar boven.
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.Vì Chúa làm cho tôi bị điều cay đắng, Và khiến cho tôi gánh các tội ác phạm lúc thanh niên,
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.Vì_Chúa làm cho tôi bị điều cay_đắng , Và khiến cho tôi gánh các tội ác_phạm lúc thanh_niên ,
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.Že zapisuješ proti mně hořkosti, a dáváš mi v dědictví nepravosti mladosti mé,
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.Διοτι γραφεις πικριας εναντιον μου, και αποδιδεις εις εμε τας ανομιας της νεοτητος μου
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.Защо пишеш горести против мене, И ме правиш да наследявам беззаконията на младостта си,
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.Ибо Ты пишешь на меня горькое и вменяешь мне грехи юности моей,
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.כי תכתב עלי מררות ותורישני עונות נעורי׃
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.لانك كتبت عليّ أمورا مرّة وورثتني اثام صباي
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.你 按 罪 狀 刑 罰 我 、 又 使 我 擔 當 幼 年 的 罪 孽
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.你 按 罪狀刑罰 我 、 又 使 我 擔當 幼年 的 罪孽
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Aku akan mengampuni kesalahan-kesalahan mereka, dan tidak mengingat lagi dosa-dosa mereka.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Bo miłościw będę nieprawościom ich, a grzechów ich i nieprawości ich nie wspomnę więcej.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››for jeg vil være nådig mot deres urettferdigheter og ikke mere komme deres synder i hu.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Ik zal hun overtredingen vergeven en niet meer aan hun zonden denken." (B)
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››내가 저희 불의를 긍휼히 여기고 저희 죄를 다시 기억하지 아니 하리라 하셨느니라
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Lebo budem milostivý ich neprávostiam a na ich hriechy a na ich bezzákonné skutky viacej nespomeniem.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Mert megkegyelmezek álnokságaiknak, és az õ bûneikrõl és gonoszságaikról meg nem emlékezem.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Nebo milostiv budu nepravostem jejich, a na hříchy jejich, ani na nepravosti jejich nikoli nezpomenu více.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Nhơn ta sẽ tha sự gian ác của họ, Và không nhớ đến tội lỗi họ nữa.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Nhơn ta sẽ tha sự gian_ác của họ , Và không nhớ đến tội_lỗi họ nữa .
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Parce que je pardonnerai leurs iniquités, Et que je ne me souviendrai plus de leurs péchés.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Pentrucă le voi ierta nelegiuirile, şi nu-Mi voi mai aduce aminte de păcatele şi fărădelegile lor``.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Perché io perdonerò le loro iniquità e non mi ricorderò più dei loro peccati
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Porque serei misericordioso para com suas iniquidades, e de seus pecados não me lembrarei mais.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Porque seré misericordioso en cuanto a sus injusticias y jamás me acordaré de sus pecados.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Sillä minä annan anteeksi heidän vääryytensä enkä enää muista heidän syntejänsä."
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Thi jeg vil være nådig imod deres Uretfærdigheder og ikke mere ihukomme deres Synder."
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Ty jag skall i nåd förlåta deras missgärningar, och deras synder skall jag aldrig mer komma ihåg.»
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››потому что Я буду милостив к неправдам их, и грехов их и беззаконий их не воспомяну более.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Тим що милостив буду на неправди їх, і гріхів їх і беззаконий їх не згадувати му більше."
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››כי אסלח לעונם ולחטאתם ולפשעיהם לא אזכר עוד׃
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››لاني اكون صفوحا عن آثامهم ولا اذكر خطاياهم وتعدياتهم في ما بعد.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››我 要 寬 恕 他 們 的 不 義 、 不 再 記 念 他 們 的 罪 愆 。
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››我 要 寬恕 他 們的 不義 、 不 再 記念 他 們的罪愆 。
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Albowiem dosięgły grzechy jego aż do nieba i wspomniał Bóg na nieprawości jego.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Car ses péchés se sont accumulés jusqu`au ciel, et Dieu s`est souvenu de ses iniquités.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Denn ihre Sünden reichen bis in den Himmel, und Gott denkt an ihren Frevel.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.For hennes synder når like til himmelen, og Gud har kommet hennes urettferdige gjerninger i hu.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.God is haar misdaden niet vergeten. Haar zonden hebben zich hemelhoog opgestapeld.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.kajti grehi njeni so se nakopičili do neba, in Bog se je spomnil krivic njenih.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.그 죄는 하늘에 사무쳤으며 하나님은 그의 불의한 일을 기억하신지라
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Lebo jeho hriechy dosiahly až do neba, a Bôh sa rozpamätal na jeho neprávosti.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Mert az õ bûnei az égig hatottak, és megemlékezett az Isten az õ gonoszságairól.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Neboť dosáhli hříchové jeho až k nebi a rozpomenul se Bůh na nepravosti jeho.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Perché i suoi peccati si sono accumulati fino al cielo e Dio si è ricordato delle sue iniquità
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Porque os seus pecados se acumularam até o céu, e Deus se lembrou das iniqüidades dela.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Pues sus pecados se han amontonado hasta el cielo, y Dios se ha acordado de sus injusticias
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Sebab dosanya bertumpuk-tumpuk sampai ke langit, dan Allah ingat akan kejahatannya
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Sillä hänen syntinsä ulottuvat taivaaseen asti, ja Jumala on muistanut hänen rikoksensa.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Thi hendes Synder ere opdyngede indtil Himmelen, og Gud har kommet hendes Uretfærdigheder i Hu.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Ty hennes synder räcka ända upp till himmelen, och Gud har kommit ihåg hennes orättfärdiga gärningar.

İlgili Sayfalar