Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek. Sağ kalabilmek için günah işlemek.And therefore I was forced to sin, forced to sin to make a living, forced to sin to make a living.
Bu hükümler, içinizden günah işlemekten korkanlaradır.This is for those who are afraid of doing wrong.
Bu hükümler, içinizden günah işlemekten korkanlaradır. Sabretmeniz ise, sizin için daha hayırlıdır.That provision is for those of you who fear fornication; yet it is better for you to be patient.
Onlar günah işlemek, düşmanlıkta bulunmak ve elçiye itaatsizlik etmek amacıyla kulis yapıyorlar.They conspire to commit sin, and aggression, and defiance of the Messenger.
Çünkü İblis baştan beri günah işlemektedir.Demnach hätte Ismael als Erstgeborener das Erbrecht gehabt.
Çünkü İblis baştan beri günah işlemektedir.Ирен (Ким Ин Ёнг) — Жрец.
Çünkü İblis baştan beri günah işlemektedir.Isarna var i dåligt skick (frånsett första milen).
Çünkü İblis baştan beri günah işlemektedir.Sesungguhnya dia adalah orang yang pertama kali mengubah agama Ismail ‘alaihi sallam.
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek.Donc, j'ai été contraint de pêcher, contraint de pêcher pour vivre.
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek.E assim fui forçado a pecar, forçado a pecar para conseguir viver.
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek.I dlatego zmuszony byłem grzeszyć. zmuszony do grzechu, żeby przeżyć.
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek.Per questo ero forzato a peccare, forzato a peccare per sopravvivere.
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek. Sağ kalabilmek için günah işlemek.Daarom was ik gedwongen tot zonde, tot misdaden om te overleven, misdaden om te overleven.
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek. Sağ kalabilmek için günah işlemek.Tôi buộc phải phạm tội, để sinh tồn. để sinh tồn.
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek. Sağ kalabilmek için günah işlemek.Поэтому я был вынужден грешить, грешить, чтобы выжить, грешить, чтобы выжить.
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek.Şi am fost forţat să păcătuiesc, forţat să păcătuiesc pentru a supravieţui.
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek.Y por eso era forzado a pecar, forzado a pecar para ganarme la vida.
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek.И затова бях принуден към грях, принуден към грях, за да оживея.
Sağ kalabilmek için günah işlemek.Contraint de pêcher pour vivre.
Sağ kalabilmek için günah işlemek.Forçado a pecar para conseguir viver.
Sağ kalabilmek için günah işlemek.Forţat să păcătuiesc pentru a supravieţui.
Sağ kalabilmek için günah işlemek.Forzado a pecar para ganarme la vida.
Sağ kalabilmek için günah işlemek.Forzato a peccare per sopravvivere.
Sağ kalabilmek için günah işlemek.살기 위해 죄를 지을 수 밖에 없었다.
Sağ kalabilmek için günah işlemek.Mintha egy álomban élnék. Most először érzem magam embernek.
Sağ kalabilmek için günah işlemek.Zmuszony do grzechu, żeby móc przeżyć.
Sağ kalabilmek için günah işlemek.Принуден към грях, за да оживея.
Sağ kalabilmek için günah işlemek.מוכרח לחטוא כדי לחיות,
Sağ kalabilmek için günah işlemek.أُرغمت على الخطيئة من أجل لقمة العيش.
Sağ kalabilmek için günah işlemek.勝ち残るための 犠牲はつきもの
Yaşamak için günah işlemek.살기 위해 죄를 지을 수 밖에 없었다
Yaşamak için günah işlemek.Valamikor rosszat teszek, hogy rendbe tegyem a dolgokat.
Yaşamak için günah işlemek.מוכרח לחטוא כדי לחיות,
Yaşamak için günah işlemek.أُرغمت على الخطيئة من أجل لقمة العيش.
Yaşamak için günah işlemek.罪を犯すか 飢えて死ぬかだ