Doktor günaşırı onu ziyaret eder.The doctor visits her every other day.
O, günaşırı onu aradı.He called her every other day.
Ben günaşırı onu ziyaret ederim.I visit him every other day.
Bill günaşırı balık tutmaya gider.Bill goes fishing every other day.
Tom günaşırı yüzer.Tom swims every other day.
Günaşırı yürür müsün?Do you walk every other day?
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.And I had to call up my mother every other day saying, "No, Mum, it's fine, fine.
Nöbetler ortalama günaşırı gelişir.Im Mittel-Acheuléen verbessert sich die Fundlage.
Günaşırı alışverişe giderim.Я хожу за покупками через день.
Günaşırı dişçiye giderim.Я хожу к стоматологу через день.
Nöbetler ortalama günaşırı gelişir.Rozwój zarodkowy trwa przeciętnie ok.
Nöbetler ortalama günaşırı gelişir.Dịch vụ: Dịch vụ ở Yên Bái phát triển tầm trung bình.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Co drugi dzień musiałam dzwonić do mamy:
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Dan saya harus menelepon ibu saya setiap 2 hari dan berkata, "Ibu, tidak apa-apa.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Dovevo chiamare mia madre ogni due giorni per dirle "No, mamma, va tutto bene.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Ik moest mijn moeder elke dag bellen om te zeggen: "Nee moeder, alles is in orde.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Je devais appeler ma mère un jour sur deux pour lui dire "Non, maman, ça va, ça va.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Každý den jsem musela volat své matce, abych ji řekla: "Ne mami, vše je v naprostém pořádku.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.그래서 저는 엄마에게 격일로 전화해서 "아니에요, 엄마, 괜찮아요,
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Şi a trebuit s-o sun pe mama mea în fiecare zi şi să-i spun: "Nu mamă, sunt bine, bine.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Und ich musste meine Mutter jeden zweiten Tag anrufen und sagen: "Nein, Mama, es ist alles in Ordnung.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Và tôi phải gọi về cho mẹ tôi mỗi ngày để nói: "Mẹ ơi, không có gì, mọi chuyển ổn cả.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Y tenía que llamar a mi madre día por medio para decirle, "No, Mamá, está todo bien, todo bien.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.И я должна была звонить маме и каждый день говорить: "Нет, мам, всё нормально, нормально.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Трябваше да се обаждам на майка си през ден и да казвам, "Не, мамо, всичко е наред, наред сме.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.הייתי צריכה להתקשר לאמא שלי כל יומיים ולאמר לה, "לא אמא, הכל בסדר, הכל בסדר.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.وكان علي مخاطبة والدتي كل يوم قائلتا : "هذا غير صحيحي أمي، كل شيء على ما يرام .
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.「私は死んでないわよ、大丈夫よ」って