gününü ile cümle
gününü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve ilk sözleri söylediğim yer Washington, DC, idi, dünya gününün 20. yıldönümünde.De eerste woorden daarna sprak ik in Washington DC, op de 20ste Dag van de Aarde.
Ve ilk sözleri söylediğim yer Washington, DC, idi, dünya gününün 20. yıldönümünde.És az első szavaimat Washingtonban ejtettem ki a Föld Napja 20. évfordulóján.
Ve ilk sözleri söylediğim yer Washington, DC, idi, dünya gününün 20. yıldönümünde.Ich habe meine ersten Worte in Washington, DC, gesprochen am 20. Jahrestag des Earth Day.
Ve ilk sözleri söylediğim yer Washington, DC, idi, dünya gününün 20. yıldönümünde.I pierwsze słowa, jakie wymówiłem, wypowiedziałem w Waszyngtonie na 20 rocznicę Dnia Ziemi.
Ve ilk sözleri söylediğim yer Washington, DC, idi, dünya gününün 20. yıldönümünde.Och de var de första ord som jag yttrade i Washington, DC, på 20-årsdagen av Jordens Dag.
Ve ilk sözleri söylediğim yer Washington, DC, idi, dünya gününün 20. yıldönümünde.První slova poté jsem vyslovil ve městě Washingtonu při 20. výročí Dne Země.
Ve ilk sözleri söylediğim yer Washington, DC, idi, dünya gününün 20. yıldönümünde.Và những lời đầu tiên tôi nói là ở Washington, DC, trong dịp lễ kỷ niệm 20 năm Ngày trái đất (Earth day).
Ve ilk sözleri söylediğim yer Washington, DC, idi, dünya gününün 20. yıldönümünde.Y las primeras palabras que dije fueron en Washington D.C., en el 20º aniversario del Día de la Tierra.
Ve ilk sözleri söylediğim yer Washington, DC, idi, dünya gününün 20. yıldönümünde.Първите думи, които казах, бяха във Вашингтон на двадесетата годишна от празнуването на деня на Земята.
Ve ilk sözleri söylediğim yer Washington, DC, idi, dünya gününün 20. yıldönümünde.והמילים הראשונות שהגיתי בוושינגטון די.סי. ביום כדור הארץ ה20.
Ve ilk sözleri söylediğim yer Washington, DC, idi, dünya gününün 20. yıldönümünde.وكانت العاصمة واشنطن هي المكان الذي تفوّهت فيه بأول كلمات. في الذّكرى العشرون ليوم الأرض.
Ve ilk sözleri söylediğim yer Washington, DC, idi, dünya gününün 20. yıldönümünde.アースデーの20年目の記念祭があった時でした 私の家族や友人たちが皆、私の話を聴きにきました
Ve sanata aşık sizler beni gününüzü aydınlatmam için buraya davet ettiğinize memnun değil misiniz?Ceux parmi vous qui aiment les arts, n'êtes-vous pas ravis de m'avoir invité ici pour illuminer votre journée?
Ve sanata aşık sizler beni gününüzü aydınlatmam için buraya davet ettiğinize memnun değil misiniz?Ci z was, którzy kochacie sztuki, czy nie cieszycie się, że przyszedłem poprawić wam dzień?
Ve sanata aşık sizler beni gününüzü aydınlatmam için buraya davet ettiğinize memnun değil misiniz?E para aqueles de vós que adoram as artes, não estão contentes por me convidarem para iluminar o vosso dia?
Ve sanata aşık sizler beni gününüzü aydınlatmam için buraya davet ettiğinize memnun değil misiniz?E per quelli tra voi che amano l'arte, non siete contenti di avermi invitato per sollevarvi il morale?
Ve sanata aşık sizler beni gününüzü aydınlatmam için buraya davet ettiğinize memnun değil misiniz?그러니, 예술을 사랑하시는 여러분들, 여러분의 미래를 밝히기 위해 제가 여기에 온 것이 기쁘니 않나요?
Ve sanata aşık sizler beni gününüzü aydınlatmam için buraya davet ettiğinize memnun değil misiniz?Şi pentru aceia dintre voi care iubesc arta, nu vă bucurați că m-ați invitat aici să vă fac ziua mai frumoasă?
Ve sanata aşık sizler beni gününüzü aydınlatmam için buraya davet ettiğinize memnun değil misiniz?Ugye örülnek, hogy meghívtak ide, hogy felvidítsam a napukat? (Nevetés) (Taps)
Ve sanata aşık sizler beni gününüzü aydınlatmam için buraya davet ettiğinize memnun değil misiniz?Y para aquellos de ustedes que amen las artes, ¿no se alegran de haberme invitado aquí para alegrar su día?
Ve sanata aşık sizler beni gününüzü aydınlatmam için buraya davet ettiğinize memnun değil misiniz?И за онези от вас, които обичат изкуствата, не сте ли доволни, че ме поканихте да ви осветля?
Ve sanata aşık sizler beni gününüzü aydınlatmam için buraya davet ettiğinize memnun değil misiniz?И те, кто из вас, кто любит искусство, разве вы не рады, что пригласили меня развлечь вас?
Ve sanata aşık sizler beni gününüzü aydınlatmam için buraya davet ettiğinize memnun değil misiniz?ולאלה מכם שאוהבים את האומנויות, אתם לא שמחים שהזמנתם אותי לכאן להאיר את יומכם?
Ve sanata aşık sizler beni gününüzü aydınlatmam için buraya davet ettiğinize memnun değil misiniz?ولأولئك الذين يعشقون الفنون منكم، ألستم سعيدين بدعوتي اليوم لأضفي الإشراق على يومكم؟
Ve sanata aşık sizler beni gününüzü aydınlatmam için buraya davet ettiğinize memnun değil misiniz?私がここに呼ばれていて良かった と思いませんか? (笑)
Ve sen noel gününü beklermis gibi ileşmeyi beklersin.Aspettate la guarigione come si aspetta il giorno di Natale.
Ve sen noel gününü beklermis gibi ileşmeyi beklersin.A Wy czekacie na wyzdrowienie jak na Gwiazdkę.
Ve sen noel gününü beklermis gibi ileşmeyi beklersin.Esperan su mejoría igual que esperan el día de Navidad.
Ve sen noel gününü beklermis gibi ileşmeyi beklersin.Et vous attendez le rétablissement comme le jour de Noël.
Ve sen noel gününü beklermis gibi ileşmeyi beklersin.날짜를 헤아리며 크리스마스를 기다리는 기분으로 회복되는 걸 기다리는 셈이죠.
Ve sen noel gününü beklermis gibi ileşmeyi beklersin.Şi aştepţi recuperarea la fel cum aştepţi ziua de Crăciun.
Ve sen noel gününü beklermis gibi ileşmeyi beklersin.Und man wartet auf die Genesung wie auf Weihnachten.
Ve sen noel gününü beklermis gibi ileşmeyi beklersin.Και θα περιμένετε την ανάρρωση σαν να περιμένετε τη μέρα των Χριστουγέννων.
Ve sen noel gününü beklermis gibi ileşmeyi beklersin.Вы дожидаетесь выздоровления как праздника.
Ve sen noel gününü beklermis gibi ileşmeyi beklersin.Чакате възстановяване, както чакате Коледа.
Ve sen noel gününü beklermis gibi ileşmeyi beklersin.ואתם מחכים להחלמה כאילו אתם מצפים לקריסמס.
Ve sen noel gününü beklermis gibi ileşmeyi beklersin.وتنتظر الشفاء كما تنتظر يوم عيد الميلاد.
Ve sen noel gününü beklermis gibi ileşmeyi beklersin.このような治療にしたがって
YABAN ÇİLEKLERİ 1 Haziran gününün erken saatlerinde, garip ve rahatsız edici bir rüya gördüm.FRAGII SÃLBATICI Un film în regia lui Ingmar Bergman Traducere din limba englezã de Cosimo, septembrie 2003
YABAN ÇİLEKLERİ 1 Haziran gününün erken saatlerinde, garip ve rahatsız edici bir rüya gördüm.FRESAS SALVAJES El 1 de Junio, temprano, por la mañana... ...tuve un extraño y desagradable sueño.
YABAN ÇİLEKLERİ 1 Haziran gününün erken saatlerinde, garip ve rahatsız edici bir rüya gördüm.LES FRAISES SAUVAGES À la fin de la nuit du 1er juin, j'ai fait un rêve étrange.
YABAN ÇİLEKLERİ 1 Haziran gününün erken saatlerinde, garip ve rahatsız edici bir rüya gördüm.På efternatten den 1 juni hade jag en egendomlig och obehaglig dröm.
Ya daha dün biz senin 40. yaş gününü 5. kez kutlamadık mı...C'est pas la 5ème fois qu'on célèbre ton 40eme anniversaire ?
Ya daha dün biz senin 40. yaş gününü 5. kez kutlamadık mı...Czy nie świętowaliśmy twoich czterdziestych urodzin poraz piąty ostatniej n...
Ya daha dün biz senin 40. yaş gününü 5. kez kutlamadık mı...Haben wir nicht deinen 40. Geburtstag zum fünften Mal gefeiert letzten...
Ya daha dün biz senin 40. yaş gününü 5. kez kutlamadık mı...Ma non abbiamo festeggiato i tuoi 40 anni per la 5a volta lo scorso...
Ya daha dün biz senin 40. yaş gününü 5. kez kutlamadık mı...Vierden we niet net je 40ste verjaardag voor de vijfde...
Ya daha dün biz senin 40. yaş gününü 5. kez kutlamadık mı...Мы только вчера отмечали твоё 40-летие! Уже в пятый раз...
Ya daha dün biz senin 40. yaş gününü 5. kez kutlamadık mı...おだまり、ウッド!
Ya da işteki son gününüz bile olabilir.Albo może to być twój ostatni dzień w pracy.
Ya da işteki son gününüz bile olabilir.Atau bisa saja itu hari terakhir Anda bekerja.
Ya da işteki son gününüz bile olabilir.Eller man kan have sin sidste dag på arbejde.
Ya da işteki son gününüz bile olabilir.Hoặc bạn có thể có ngày làm việc cuối cùng.
Ya da işteki son gününüz bile olabilir.아니면 직장에서 마지막 날이 될 수도 있습니다
Ya da işteki son gününüz bile olabilir.Nebo můžete mít svůj poslední den v práci.
Ya da işteki son gününüz bile olabilir.Oder man kann seinen letzten Tag bei der Arbeit haben.
Ya da işteki son gününüz bile olabilir.Of je kunt je laatste dag op het kantoor hebben.
Ya da işteki son gününüz bile olabilir.O potrebbe diventare il vostro ultimo giorno di lavoro.
Ya da işteki son gününüz bile olabilir.O pueden tener su último día en el trabajo.
Ya da işteki son gününüz bile olabilir.Ou podemos ter o último dia no emprego.