gününü ile cümle

gününü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
‹‹Şabat Gününü kutsal sayarak anımsa.當 記 念 安 息 日 、 守 為 聖 日
‹‹Şabat Gününü kutsal sayarak anımsa.當記 念 安息日 、 守為聖日
Seçim gününün Salı'dan haftasonuna kaydırılmasını sağlayabilir; böylece --belki-- daha çok kişi oy verebilir.Dadurch würde der Wahltag auf das Wochenende verlegt werden, sodass mehr Leute wählen gehen können.
Seçim gününün Salı'dan haftasonuna kaydırılmasını sağlayabilir; böylece --belki-- daha çok kişi oy verebilir.De verkiezingsdag zou verplaatst worden van dinsdag naar het weekend, zodat, duh, meer mensen kunnen stemmen.
Seçim gününün Salı'dan haftasonuna kaydırılmasını sağlayabilir; böylece --belki-- daha çok kişi oy verebilir.Dự luật này sẽ dời ngày bầu cử từ thứ ba về cuối tuần, để mà --có thêm nhiều người bầu cử hơn nữa.
Seçim gününün Salı'dan haftasonuna kaydırılmasını sağlayabilir; böylece --belki-- daha çok kişi oy verebilir.많은 사람들이 더 투표를 할 수 있게 화요일에서 주말로 선거일을 옮긴 것이죠.
Seçim gününün Salı'dan haftasonuna kaydırılmasını sağlayabilir; böylece --belki-- daha çok kişi oy verebilir.S-ar putea muta ziua alegerilor de marţi în weekend astfel încât -- deh-- mai mulţi oameni să poată vota.
Seçim gününün Salı'dan haftasonuna kaydırılmasını sağlayabilir; böylece --belki-- daha çok kişi oy verebilir.Si se moviera el día de las elecciones del martes al fin de semana, uuh, más personas podrían votar.
Seçim gününün Salı'dan haftasonuna kaydırılmasını sağlayabilir; böylece --belki-- daha çok kişi oy verebilir.Wybory przeniosłyby się na weekend, żeby, uwaga - więcej ludzi mogło głosować.
Seçim gününün Salı'dan haftasonuna kaydırılmasını sağlayabilir; böylece --belki-- daha çok kişi oy verebilir.Он перенесёт день выборов со вторника на выходные, чтобы больше людей смогли проголосовать.
Seçim gününün Salı'dan haftasonuna kaydırılmasını sağlayabilir; böylece --belki-- daha çok kişi oy verebilir.Той ще премести изборния ден от вторник през уикенда, така че повече хора да могат да гласуват.
Seçim gününün Salı'dan haftasonuna kaydırılmasını sağlayabilir; böylece --belki-- daha çok kişi oy verebilir.זה יזיז את יום הבחירות מיום שלישי לסוף השבוע. ככה ש-- דאאא- יותר אנשים יוכלו להצביע.
Seçim gününün Salı'dan haftasonuna kaydırılmasını sağlayabilir; böylece --belki-- daha çok kişi oy verebilir.もっと多くの人に 投票してもらえますね (拍手)
Seçim gününün Salı'dan haftasonuna kaydırılmasını sağlayabilir; böylece --belki-- daha çok kişi oy verebilir.通過咗嘅話 投票日就會由星期二改去週末 咁做,唔使問阿貴,都知多啲人會投票
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Boldog Valentin-napot!
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Buon San Valentino.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Chúc mừng Valentine.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Feliz Dia dos Namorados.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Feliz San Valentín.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Fijne Valentijnsdag.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Frohen Valentinstag.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Glædelig Valentines dag.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Hyvää ystävänpäivää.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Joyeuse Saint Valentin.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Sf.Valentin fericit.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Štastného Valentýna.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Trevlig alla hjärtans dag!
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Veselo valentinovo.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Życzę radosnych Walentynek.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Ευτυχισμένος ο Άγιος Βαλεντίνος.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.Весел Свети Валентин.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.З днем святого Валентина.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.С днём святого Валентина.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.חג-אהבה שמח.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.عيد حب سعيد.
Sevgililer Gününüz kutlu olsun.(拍手)
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Brosse à dents, dentifrice...
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Cestovní zubní kartáček a pasta - základní věc, trávíte-li noc mezi kozami.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.남자: 여행용 치약하고 칫솔이에요. 염소들과 하룻밤을 보내려면 꼭 필요하죠.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.mand:
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.mies: Matkahammasharja ja hammastahnaa... Nämä tarvitaan, jos aikoo yöpyä vuohien kanssa.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Podróżna szczoteczka i pasta do zębów... niezbędne, gdy spędzasz noc z kozami.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Reisezahnbürste und Zahnpasta ... sehr wichtig, wenn man die Nacht bei den Ziegen verbringt.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Reistandenborstel en tandpasta-- essentieel als je een nacht doorbrengt bij de geiten.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Resetandborste och tandkräm- mycket viktigt om du ska sova en natt med getterna.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.uomo: Spazzolino e dentifricio da viaggio... Indispensabili se passerai la notte con le tipe.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Útifogkefe és -fogkrém: alapvető szükséglet, ha a haverokkal éjszakázik az ember.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Дорожная зубная щетка и паста - без них никуда, если вы собираетесь провести ночь с козами.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.الرجل: فرشاة و معجون أسنان للسفر-- أساسيان إذا كمنت ستقضي الليلة مع المواشي.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.女の子との夜の 必需品だよ [風が吹く音]
Şimdi görürsün gününü, geç geldiğini biliyor.Jetzt bist du dran, er weiß, dass du zu spät warst. -Auch schon da?
Şimdi görürsün gününü, geç geldiğini biliyor.Nu ska du få se på fan. Dirren vet att du kom för sent. -Det passar att komma i alla fall?
Şimdi görürsün gününü, geç geldiğini biliyor.Teď to schytáš. Ví, že jsi přišel pozdě.
Şimdi görürsün gününü, geç geldiğini biliyor.Te ne accorgerai, il capo sa che hai fatto tardi.
Şimdi görürsün gününü, geç geldiğini biliyor.Teraz Ci się oberwie on wie że się spóźniłeś.
Şimdi görürsün gününü, geç geldiğini biliyor.Vas listo, sabe que has llegado tarde.
Şimdi görürsün gününü, geç geldiğini biliyor.Το αφεντικό ξέρει ότι ήρθες καθυστερημένος.
Sizinse 12 gününüz var.Anda ada 12 hari.
Sizinse 12 gününüz var.Các anh có 12 ngày.
Sizinse 12 gününüz var.Für Sie haben wir nur zwölf Tage.

İlgili Sayfalar