Pazar haftanın ilk günüdür.Sunday is the first day of the week.
Pazar günü açık mı?Is it open on Sunday?
Pazar günü, Emi ile tenis oynarım.On Sunday, I play tennis with Emi.
Pazar günü seni arayacağım.I'll call on you on Sunday.
Pazar günü tenis oynamak ister misin?Would you like to play tennis on Sunday?
Pazar günü sık sık tenis oynarım.I often play tennis on Sunday.
Pazar benim için bir iş günü değil.Sunday is not a workday for me.
Pazar günü tenis oynardı.She used to play tennis on Sunday.
Biz pazar günü buluşacağız.We'll meet on Sunday.
Pazar günü çalıştım, bu yüzden pazartesi izin aldım.I worked on Sunday, so I had Monday off.
Havanın pazar günü açacağını umuyorum.I hope the weather will clear up on Sunday.
Fakuoka Maratonu pazar günü düzenlendi.The Fukuoka Marathon was held on Sunday.
Pazar günü genellikle evde kalırım.I usually stay indoors on Sunday.
Pazar günü posta hizmeti var mı?Is there postal service on Sunday?
Pazar gününe kadar bitirmen zorunlu.It is imperative for you to finish by Sunday.
Kalışımı Pazar gününe kadar uzatmak istiyorum.I'd like to extend my stay through Sunday.
Bu işi bitirmek onun iki gününü alacaktır.It'll take him two days to finish this work.
Önümüzdeki pazar günü bizi ziyaret edip etmeyeceğini bilmiyorum.I don't know if he will visit us next Sunday.
O bana bir doğum günü kartı gönderdi.He sent me a birthday card.
Günün birinde onunla karşılaşacağım.I will meet him some other time.
Onun planı pazartesi günü başlamaktı.His plan was to start on Monday.
Neredeyse onun doğum günü olduğunu unutuyordum.I almost forgot that it was his birthday.
Onun doğum günü 21 Ağustostur.His birthday is August 21st.
O, geçen pazar günü golf oynadı.He played golf last Sunday.
İyi bir kahvaltı ile gününe başladı.He started his day with a good breakfast.
O, Mary'ye neden onun doğum günü için geç kaldığını açıkladı.He explained to Mary why he was late for her birthday party.
Bütün bir günü boşa geçirdi.He idled away a whole day.
O, pazartesi günü Newyork'a gitti.He went to New York on Monday.
O günümüzün Newton'udur.He is a Newton of our day.
O, günün en iyi şarkıcılarından biridir.He is one of the best singers of the day.
Beşinci günün öğleden sonrasında gelecek.He will arrive on the afternoon of the 5th.
O gününün sonuna kadar yalnız kaldı.He remained single till the end of his day.
O, onun bir sonraki doğum gününde on sekiz olacağını söyledi.He said that he would be eighteen on his next birthday.
Beni doğum günü partisine davet etmesi çok kibarcaydı.He was very kind to invite me to his birthday party.
O, cumartesi günü ofise gitmez.He doesn't go to the office on Saturday.
Cumartesi günü Kyoto'ya ulaştı.He reached Kyoto on Saturday.
O, Pazar gününden beri hastadır.He has been ill ever since Sunday.
O, pazar günü nadiren evde kalır.He rarely stays home on Sunday.
Pazar günü müzeye giderdi.He used to go to the museum on Sunday.
Pazar günü beni görmeye gelirdi.He used to come to see me on Sunday.
Pazar günü çiftliği ziyaret etmeye niyet ediyor.He intends to visit the farm on Sunday.
O, pazar günü odasını temizledi.He cleaned his room on Sunday.
O, doğum gününde annesini aramayı asla unutmaz.He never fails to call his mother on her birthday.
Onların büyük gününün ne zaman olduğunu onlara sormak istiyorum.I want to ask them when their big day is.
Onlar toplam nüfusun yaklaşık yüzde 12,5'ğunu oluşturuyorlar.They make up about 12.5 percent of the total population.
Onlar Tom'un doğum günü için parti düzenleyecekler.They will get up a party for Tom's birthday.
Tom'un doğum günü dolayısıyla bir parti verecekler.They will get up a party for Tom's birthday.
Onlar çarşamba veya perşembe günü değil pazartesi veya salı günü gelebilirler.They can come on Monday or Tuesday, but not on Wednesday or Thursday.
Onlar günü kazandılar.They won the day.
Onların pazar günü New York'a yola çıkmaları planlanıyor.They are scheduled to leave for New York on Sunday.
Onlar pazar günü kiliseye giderler.They go to church on Sunday.
Onlar günün birinde bize boyun eğecekler.They'll give in to us some day.
Onun doğum günü partisi yarın akşam verilecek.Her birthday party will be given next evening.
Beni doğum günü partisine davet etti.She invited me to her birthday party.
Kuzeni için bir doğum günü yemeği planladı.She planned a birthday dinner for her cousin.
Doğum günü mumlarının sekizinin tamamını söndürdü.She blew out all eight of her birthday candles.
O, Noel Günü ayrıldı.She left on Christmas Day.
O doğum günü pastasındaki bütün mumları üfledi.She blew out all the candles on the birthday cake.
Pazartesi günü ilk çocuğunu doğurdu.She gave birth on Monday to her first child.
Dün on beşinci doğum gününü kutladı.She celebrated her fifteenth birthday yesterday.