Bu görevi Cuma gününden önce tamamlamak için çok çalışmalıyız.We must work hard to finish this task before Friday.
Pazar günü oy kullandık.On Sunday we voted.
Tom doğum gününde Mary'ye bir vibratör hediye etti.Tom gifted Mary a vibrator on her birthday.
Ben şahsen mutlu bir doğum günü dilenilmesini isterim.I would like to be wished a happy birthday in person.
Bugün Dünya Fil Günü.Today is World Elephant Day.
Cumartesi günü de çalışıyor musun?Do you work on Saturday as well?
Günümüzde sevginin gözlükleriyle görüyorum.I see through the eyeglasses of love nowadays.
Mümkünse salı günü gelin.Come on Tuesday if you can.
Tom pazartesi günü evde olabilir.Tom may be home on Monday.
Pazartesi günü bütün gün evde kaldım.I stayed at home all day Monday.
Pazartesi günü bütün gün evde kalmayı planlıyorum.I plan to stay at home all day Monday.
Tom, bunu Pazartesi günü yapmayı planladığını söyledi.Tom said he planned on doing that on Monday.
Tom, Pazartesi günü bunu tekrar yapmaya çalışacağını söyledi.Tom said he'd try doing that again on Monday.
Tom bugün otuzuncu doğum gününü kutluyor.Tom is celebrating his 30th birthday today.
Gelecek pazartesi gününe kadar Boston'a gitmem gerekmiyor.I don't need to go back to Boston until next Monday.
Tom, pazartesi günü bunu yapması gerekebileceğini bildiğini söyledi.Tom said he knew he might need to do that on Monday.
Tom'a doğum gününde ne vereceğimi bilmiyordum.I didn't know what to give Tom for his birthday.
Tom'a bir doğum günü kartı göndermeyi unutmamalıyım.I need to remember to send Tom a birthday card.
Doğum günün için bunlardan birini satın alacağım.I'll buy you one of those for your birthday.
Bence Tom Pazartesi günü Boston'a gelecek.I think Tom will come to Boston on Monday.
Gelecek pazartesi gününe kadar Boston'da kalmak istiyorum.I want to stay in Boston until next Monday.
Tom 30. yaş gününü Boston'da geçirdi.Tom spent his thirtieth birthday in Boston.
Tom tüm doğum günü partilerime geldi.Tom has come to all of my birthday parties.
Bu süpermarket günün 24 saati açık.This supermarket is open 24 hours a day.
Tom ve ben pazartesi günü beraber paten yapmaya gittik.Tom and I went skating together on Monday.
Geçen Pazartesi günü bu kitabı okumaya başladım.I started reading this book last Monday.
Tom, bunu Pazartesi günü yapmayı umduğunu söyledi.Tom said he expects to do that on Monday.
Tom'un pazartesi günü evde olacağından eminim.I'm sure Tom will be home on Monday.
Tom bana Pazartesi günü evde olacağını söyledi.Tom told me that he'd be home on Monday.
Tom'a bunu pazartesi günü yapacağımı söyledim.I told Tom I'd do that on Monday.
Tom'un otuzuncu doğum günü geliyor.Tom's thirtieth birthday is coming up.
Umarım Tom pazartesi günü evde değildir.I hope Tom isn't home on Monday.
Tom'un cenaze töreni Pazartesi günü yapılacak.Tom's funeral will be held on Monday.
Pazartesi gününe kadar Boston'da olmayacağız.We won't be in Boston until Monday.
Son iş günüm pazartesi olacak.My last day of work will be Monday.
Pazartesi günü muhtemelen soğuk bir gün olacak.Monday will probably be a cold day.
Tom'un Pazartesi günü bunu yapması gerekiyor.Tom is supposed to do that on Monday.
Doğum gününü nasıl kutlarsın?How do you celebrate your birthday?
Tom bütün gününü televizyon izleyerek geçirdi.Tom spent the whole day watching TV.
Pazartesi günü okula gelmedim.I didn't come to school on Monday.
Noel günü Boston'daydım.I was in Boston on Christmas Day.
Pazartesi günü Boston'da olacak mısın?Will you be in Boston on Monday?
Tom muhtemelen pazartesi günü evde olacak.Tom will likely be home on Monday.
Tom pazartesi günü evde olmalıydı.Tom should've been home on Monday.
Tom, Mary'nin Pazartesi günü bunu yapmaya hazır olacağını düşünüyor.Tom thinks Mary will be ready to do that on Monday.
Son çalışma günüm pazartesiydi.My last day of work was Monday.
Tom Pazartesi günü kalp krizinden öldü.Tom died of a heart attack Monday.
Tom'un da günü güzel geçmemişti.Tom didn't have a good day either.
Tom pazartesi günü bileğini incitti.Tom sprained his wrist on Monday.
Tom, pazartesi günü ayak bileğini burktu.Tom sprained his ankle on Monday.
Tom pazartesi günü Boston'a döndü.Tom returned to Boston on Monday.
Tom genellikle pazartesi günü evdedir.Tom is usually at home on Monday.
Tom, 30 yaşında pazartesi günü öldü.Tom died Monday at the age of 30.
Tom'un cenaze töreni pazartesi günü olacak.Tom's funeral will be on Monday.
Bunu pazartesi gününe kadar yapmayacağım.I won't do that until Monday.
Tom pazartesi günü geri döneceğini söyledi.Tom said he'd be back on Monday.
Tom nadiren Pazartesi günü evdedir.Tom is rarely at home on Monday.
Tom, Mary'nin bunu Pazartesi günü tekrar yapmasını umuyor.Tom expects Mary to do that again on Monday.
Tom'un Pazartesi günü geri dönmesi bekleniyor.Tom is expected back on Monday.
Tom pazartesi günü evinde öldü.Tom died at his home on Monday.