Bu kitap kahramanın aşılmaz olasılıkları fethettiğini görür ve günü kurtarır.This book sees the protagonist conquer insurmountable odds and save the day.
Neden cumartesi günü açmadın?Why didn't you turn up on Saturday?
Ben Sevgililer Günü'nde ona çiçekler gönderdim.I sent her flowers on Valentine's Day.
Tom Pazartesi günü kovuldu.Tom was fired on Monday.
Tom pazartesi günü erken saatlerde öldü.Tom died early Monday.
Ben Sevgililer Günü'nde Mary'ye çiçek gönderdim.I sent Mary flowers on Valentine's Day.
Yarın günün çoğunda evde olmayacağım.I will not be home most of the day tomorrow.
Onun doğum günü ne zaman?When is her birthday?
Keşke sevgililer günü olsa.I wish it was Valentine's Day.
Doğum günüm için bir saat almayı umuyorum.I hope I get a watch for my birthday.
Yarın Brezilyada anneler günü.Tomorrow is Mother's Day in Brazil.
Önümüzdeki Pazartesi gününe kadar kararınızı bildirin.Let us know your decision by next Monday.
Pazartesi günü oraya gidelim.Let's go there on Monday.
Günün ne getirebileceği kesin değil.What the day may bring is uncertain.
Bugün Tom'un otuzuncu doğum günü.Today's Tom's 30th birthday.
Tom onu günün birinde ödeyecek.Tom will pay for it one day.
Haftanın 7. günü Cumartesidir.The 7th day of the week is Saturday.
Tom pazartesi günü toplantıya gitmeyi planladığını söyledi.Tom said he planned to go to the meeting on Monday.
Tom önümüzdeki pazartesi günü mü dönecekti?Is it next Monday that Tom returns?
Tom Pazartesi günü iş yerinde olacak.Tom will be at work on Monday.
Pazartesi günü Tom'u görmedim.I didn't see Tom on Monday.
Ben pazartesi günü Tom'la konuştum.I talked to Tom on Monday.
Onun doğum günü partisi yarın akşam gerçekleşecek.His birthday party will take place tomorrow evening.
Bu benim şanslı günüm.This is my lucky day.
Tom pazartesi günü Boston'a vardı.Tom arrived in Boston on Monday.
Her ayın birinci gününde kiramı ödemem gerekiyor.I'm supposed to pay my rent on the first of every month.
Tom muhtemelen pazartesi günü burada olmayacak.Tom is unlikely to be here on Monday.
Tom'un doğum günü 20 Ekim.Tom's birthday is October 20th.
Pazartesi günü oldukça hastaydım.I was pretty sick on Monday.
Pazartesi günü hazır olurum.I'll be ready on Monday.
Tom pazartesi günü ulaştı.Tom arrived on Monday.
5 Haziran, Dünya Çevre Günü'dür.June fifth is World Environment Day.
Bugün yılın en sıcak günü.Today is the warmest day of the year.
Tom'un ekim ayında bir doğum günü var.Tom has a birthday in October.
Pazartesi günü yola çıkmaya karar verdim.I've decided to leave on Monday.
Çarşamba gününe kadar kağıdını masama koy.Have your paper on my desk by Wednesday.
Tom ilk gününde kovuldu.Tom got fired on his first day.
Mümkünse bir salı günü gel.Come one Tuesday, if possible.
Bugün 18 Haziran ve Muriel'in doğum günü!Today is June 18 and it is Muriel's birthday!
Her günün seksen altı bin dört yüz saniyesi vardır.Every day has eighty-six thousand four hundred seconds.
Biz pazartesi gününden beri arkadaşız.We're friends since Monday.
Tom günün birinde onu yapacağını söylüyor.Tom says that someday he'll do that.
7 Şubat, Kuzey Toprakları günüdür.February seventh is Northern Territories Day.
Korkarım pazartesi günü gelemem.I'm afraid I can't come on Monday.
Pazartesi günü burada olacağımı düşünüyorum.I think I'm going to be here on Monday.
Ben hiç bir pazar günü çalışmanı istedim mi?Have I ever asked you to work on a Sunday?
Yirmi beş Aralık Noel'in ilk günüdür.The twenty-fifth of December is the first day of Christmas.
Günü internette fingirdek kız videoları izlemekle geçiriyor.He spends the day watching kitten videos on the Internet.
Pazartesi günü Boston'da görüşürüz.I'll see you on Monday in Boston.
Önümüzdeki pazar günü evime geliyor musun?Are you coming to my house next Sunday?
Doğum günün için arkadaşları davet etmek istiyor musun?Do you want to invite friends over for your birthday?
Tom hala önümüzdeki pazartesi günü Boston'da olacak mı?Will Tom still be in Boston next Monday?
Tom günün adamı.Tom is the man of the hour.
Bir doğum günü pastası satın almayı unuttum.I forgot to buy a birthday cake.
Lütfen önümüzdeki pazar günü izin alın.Please take next Sunday off.
Hepimiz önümüzdeki pazartesi günü burada tekrar buluşmayı kabul ettik.We all agreed to meet here again next Monday.
Doğum günü partimin ortasındayım.I'm in the middle of my birthday party.
Tom her pazartesi günü tenis oynuyordu.Tom played tennis each Monday.
Her şey pazartesi günü belli olacak.Everything will be decided on Monday.
Her şey pazartesi günü kararlaştırılacak.Everything will be decided on Monday.