Tom pazartesi günü ofisime geldi.Tom came to my office on Monday.
Tom bütün günü plajda geçirdi.Tom spent all day on the beach.
Doğum günümüz aynı.We have the same birthday.
Doğum günün bugün mü?Is it your birthday today?
Yalnızca üç günün var.You only have three days.
O günü hatırlıyor musun?Do you remember that day?
O günü hatırlıyor musunuz?Do you remember that day?
Sadece üç günümüz var.We have only three days.
Tom'un çok kötü bir günü vardı.Tom had a very bad day.
Otuz gününüz var.You have thirty days.
Otuz günün var.You have thirty days.
Günümüze odaklanın.Focus on the present.
Doğum günün kutlu olsun, baba.Happy birthday, Dad.
Doğum günün kutlu olsun, anne.Happy birthday, Mom.
Doğum günün kutlu olsun, büyükanne.Happy birthday, Grandma.
Doğum günün kutlu olsun, büyükbaba.Happy birthday, Grandpa.
En büyük sorunumuz bunu bitirmek için yalnızca üç günümüz olması.Our biggest problem is we only have three days to finish this.
Bu onlara gününü gösterir!That will show them!
Bu ona gününü gösterir!That will show her!
Günümüzde insanlar daha uzun yaşıyor.People live longer nowadays.
Bugün tatilimizin son günü.Today is the last day of our vacation.
Doğum günü için birkaç Lego seti aldı.He received several Lego sets for his birthday.
Doğum günümüzü unutmayız.We do not forget our birthday.
Doğum günü partim yarın.My birthday party is tomorrow.
Pazartesi günü Boston'a gitmem gerekiyor.I'm supposed to go to Boston on Monday.
Doğum günümü unuttun.You forgot my birthday.
Doğum günümü unuttunuz.You forgot my birthday.
Benim doğum günüm değil.It's not my birthday.
14 Şubat Sevgililer Günüdür.February 14th is Valentine's Day.
Tom sevgililer gününde Mary'ye çiçekler ya da bir şey vermeliydi.Tom should've given Mary flowers or something on Valentine's Day.
Doğum günün kutlu olsun, Aiba!Happy birthday, Aiba!
Bu, günümün önemli olayıydı.This was the highlight of my day.
Geçen cuma günü, yani beş gün önce onu tren istasyonunda gördüm.I saw her at the train station five days ago, that is, last Friday.
Ben senin doğum günün için sana bir bisiklet vereceğim.I'm going to give you a bike for your birthday.
Doğum günü hediyesi olarak bana bir albüm verdi.He gave me an album as a birthday present.
5 Mayıs Çocuk Günüdür.May 5th is Children's Day.
10 Eylül dünya intihar önleme günüdür.September 10 is World Suicide Prevention Day.
Dünya Nüfus Günü 7 Temmuzdur.July 11 is World Population Day.
12 Şubat Darwin Günüdür.February 12 is Darwin Day.
3 Aralık Uluslararası Engelliler Günüdür.December 3 is the International Day of Persons with Disabilities.
8 Mayıs Dünya Kızılay Kızılhaç Günüdür.May 8 is World Red Cross Red Crescent Day.
Doğum günü dilekleri için herkese teşekkürler.Thank you to everyone for the birthday wishes.
Tom, doğum günü için kızına bir Macintosh satın aldı.Tom bought his daughter a Macintosh for her birthday.
Sadece bir günümüz kaldı.We only have one day left.
Mutlu Alman Birlik Günü!Happy German Unity Day!
Cumartesi günü açık mısınız?Are you open on Saturday?
Tom onun doğum gününde annesini aramayı asla unutmaz.Tom never forgets to call his mother on her birthday.
14 Kasım Dünya Diyabet Günü'dür.The 14th of November is the World Diabetes Day.
Öbür gün Marin'nın doğum günü.The day after tomorrow is Marina's birthday.
Ördek, beşinci gününde hala hayatta idi.The duck was still alive on the fifth day.
O, pazartesi günü Urumqi'ye gitti ve ertesi gün buraya geri geldi.He went to Urumqi on Monday and came back here the next day.
Perşembe günü sizi akşam yemeği için bekleyeceğiz.We'll expect you for dinner on Thursday.
Bugün kızımın doğum günüdür.Today's my daughter's birthday.
Salı günü Bağımsızlık Günü'dür.Tuesday is Independence Day.
Şimdi bana otuz dolar ver ve ben sana pazartesi günü geri ödeyeceğim.Give me thirty dollars now and I'll pay you back Monday.
Tom dünün hayatının en mutlu günü olduğunu söyledi.Tom said yesterday was the happiest day of his life.
Tom bu yıl yine doğum günümü unuttu.Tom forgot my birthday again this year.
Tom Mary'ye onun doğum günü için bir kek yaptı.Tom baked Mary a cake for her birthday.
Bütün günü Tom'la geçirmeyi planlıyorum.I plan to spend all day with Tom.
Günü Tom'la geçirdim.I spent the day with Tom.