Ana içeriğe geç
Sözlük

gümüş ile cümle

gümüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Das Gesetz deines Mundes ist mir lieber denn viel tausend Stück Gold und Silber.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Din Munds Lov er mig mere værd end Guld og Sølv i Dynger.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Din munns lov er mig bedre enn tusen stykker gull og sølv.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Din muns lag är mig bättre än tusentals stycken guld och silver.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.주의 입의 법이 내게는 천천 금은보다 승하니이다
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.La legge della tua bocca mi è preziosa più di mille pezzi d'oro e d'argento
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Lepszy mi jest zakon ust twoich, niżeli tysiące złota i srebra.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Luật pháp của miệng Chúa phán là quí cho tôi Hơn hằng ngàn đồng vàng và bạc.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Luật_pháp của miệng Chúa phán là quí cho tôi Hơn hằng ngàn đồng vàng và bạc .
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Mai mult preţuieşte pentru mine legea gurii Tale, decît o mie de lucruri de aur şi de argint.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Mejor me es la ley que procede de tu boca que miles de piezas de oro y plata
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Melhor é para mim a lei da tua boca do que milhares de ouro e prata.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Mieux vaut pour moi la loi de ta bouche Que mille objets d`or et d`argent.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Sinun suusi laki on minulle kalliimpi kuin tuhannet kappaleet kultaa ja hopeata.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Uw woorden gaan voor mij ver boven grote rijkdommen aan goud en zilver.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Zákon tvojich úst mi je lepší než tisíce zlata a striebra.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Za lepší sobě pokládám zákon úst tvých, nežli na tisíce zlata a stříbra.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Ο νομος του στοματος σου ειναι καλητερος εις εμε, υπερ χιλιαδας χρυσιου και αργυριου.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.Законът на Твоите уста е за мене по-желателен От хиляди злато и сребро.
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.טוב לי תורת פיך מאלפי זהב וכסף׃
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.‎شريعة فمك خير لي من الوف ذهب وفضة
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.你 口 中 的 訓 言 、 〔 或 作 律 法 〕 與 我 有 益 、 勝 於 千 萬 的 金 銀
Ağzından çıkan yasa benim için Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.你 口中 的 訓言 、 〔 或 作 律法 〕 與 我 有益 、 勝於 千 萬 的 金銀
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.a vezmeš striebro a zlato a spravíš koruny a položíš na hlavu Jozuu, syna Jehocadákovho, najväčšieho kňaza,
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.Hãy nhận lấy bạc và vàng làm mũ triều thiên đội trên đầu thầy tế lễ cả Giê-hô-sua, con trai Giô-xa-đác.
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.Hãy nhận lấy bạc và vàng làm mũ triều thiên đội trên đầu thầy tế_lễ cả Giê-hô-sua , con_trai Giô-xa-đác .
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.ja ota vastaan hopea ja kulta, tee kruunu ja pane se ylimmäisen papin Joosuan, Joosadakin pojan, päähän
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.은과 금을 취하여 면류관을 만들어 여호사닥의 아들 대제사장 여호수아의 머리에 씌우고
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.og modtage Sølv og Guld. Lad så lave en Krone og sæt den på Josuas Hoved
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.og ta imot sølv og gull av dem og gjør kroner og sett dem på Josvas, Jehosadaks sønns, yppersteprestens hode!
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.recebe, digo, prata e ouro, e faze coroas, e põe-nas na cabeça do sumo sacerdote Josué, filho de Jeozadaque;
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.Vezmi, pravím, stříbro a zlato, a udělej koruny, a vstav na hlavu Jozue syna Jozadakova, kněze nejvyššího.
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.возьми у них серебро и золото и сделай венцы, и возложи на голову Иисуса, сына Иоседекова, иерея великого,
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.да! Вземи от тях сребро и злато, направи корони и положи ги на главата на великия свещеник Исус Иосиевият син;
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.ולקחת כסף וזהב ועשית עטרות ושמת בראש יהושע בן יהוצדק הכהן הגדול׃
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.ثم خذ فضة وذهبا واعمل تيجانا وضعها على راس يهوشع بن يهوصادق الكاهن العظيم.
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.取 這 金 銀 作 冠 冕 、 戴 在 約 撒 答 的 兒 子 大 祭 司 約 書 亞 的 頭 上
Aldığın altınla gümüşten bir taç yaparak Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşunun başına tak.取這金 銀作 冠冕 、 戴在 約撒答 的 兒子 大 祭司 約書亞 的 頭上
- Alright, where are you going? - Dunno, we are at Gümüşsuyu now.- Εντάξει, που πηγαίνετε ; - Δεν ξέρω, τώρα είμαστε στο Gümüşsuyu.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.4:5 Die ihr mein Silber und Gold und meine schönen Kleinode genommen und in eure Tempel gebracht habt,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.eftersom I haven tagit mitt silver och mitt guld och fört mina skönaste klenoder in i edra palats,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Emas dan perak-Ku sudah kamu rampok, dan harta-Ku yang berharga kamu angkut ke kuilmu
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.곧 너희가 내 은과 금을 취하고 나의 진기한 보물을 너희 신궁으로 가져갔으며
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Kteříž stříbro mé i zlato mé béřete, a klénoty mé výborné vnášíte do chrámů svých,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.ktorí ste pobrali moje striebro a moje zlato a moje výborné klenoty ste povnášali do svojich chrámov.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Którzy srebro moje i złoto moje zabieracie, a klejnoty moje wyborne wnosicie do kościołów swoich;
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Mi-aţi luat argintul şi aurul, şi cele mai bune odoare ale Mele, şi le-aţi dus în templele voastre.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Mijn zilver en goud en andere kostbare schatten hebben jullie weggenomen en naar de afgodentempels gebracht.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Mivelhogy elraboltátok ezüstömet és aranyomat, és legszebb kincsemet templomaitokba vittétek;
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.porque habéis llevado mi plata y mi oro. Mis cosas preciosas y hermosas habéis introducido en vuestros templos
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.te, jotka olette ottaneet minun hopeani ja kultani, vieneet minun ihanat kalleuteni temppeleihinne
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Vì các ngươi đã lấy bạc vàng ta đi , đã đem đồ châu_báu rất quí của ta vào trong những đền miếu các ngươi .
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Vì các ngươi đã lấy bạc vàng ta đi, đã đem đồ châu báu rất quí của ta vào trong những đền miếu các ngươi.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Visto como levastes a minha prata e o meu ouro, e os meus ricos tesouros metestes nos vossos templos;
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Zato ker ste vzeli srebro in zlato moje in najboljše dragotine moje znesli v svoje malikovalnice
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Διοτι ελαβετε το αργυριον μου και το χρυσιον μου, και τα εκλεκτα μου αγαθα εφερετε εις τους ναους σας.
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.Понеже взехне среброто ми и и златото ми, И занесохте в капищата си отбраните ми блага,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.потому что вы взяли серебро Мое и золото Мое, и наилучшие драгоценности Мои внесли в капища ваши,
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.אשר כספי וזהבי לקחתם ומחמדי הטבים הבאתם להיכליכם׃
Altınımı, gümüşümü alıp Değerli eşyalarımı tapınaklarınıza götürdünüz.لانكم اخذتم فضتي وذهبي وادخلتم نفائسي الجيدة الى هياكلكم.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod