Düelloda kullanacağı silahı almak için gümüşlerini sattığı iddia edilmektedir.マダムが持つ店を売るよう自社にある彼女の借金を武器に迫る。
Gümüş beyazı sırtı sayesinde hemen tanınır.翅の裏が銀白色に輝くことが和名の由来である。
Parlak, gümüşi bir renktedir.よく寒い駄洒落を言う。
Gümüş rengi gözleri insanı ürpertir.白銀の体色が特徴。
Gümüş sülfür (Ag2S): Doğada argentit minerali halinde bulunur.輝銀鉱(きぎんこう、argentite)は銀の硫化鉱物。
1974 yılı Dünya Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı.1974年世界選手権で銀メダルを獲得した。
Ada, Gümüş Adası'nın hemen yanında yer almaktadır.本尊は島熊山のすぐそばにある。
Öğrenimi sonrasında Gümüşhacıköy'e döndü.出所後は美容師に戻った。
Gallienus yönetiminde, Antoninus ince gümüş kaplamalı bir bakır sikkeydi.ガッリエヌス治世時、アントニニアヌス貨は銅貨に薄く銀を塗ったものだった。
Beşinci rütbe gümüş olup, diğerleri altındandır.上部は6本スポークの銀の輪、下部は銀の歯車。
Gümüşün kararması ile Ag2S meydana gelir.リールをお銀が連続切り。
Örneğin bir gömlek beş gümüş deben, bir sığır fiyatı ise 140 debendi.明治末期にはどじょう汁が一銭五厘、鯨汁は二銭五厘であった。
Aynı zamanda 2012 Londra Olimpiyatları'nda da gümüş madalya kazanan İspanya kadrosunda yer aldı.2012年、ロンドンオリンピックにおいてもベストスパイカー賞を受賞した。
Aynı anda gümüş bir sikke olan denarius'un da değeri düşürüldü.ほぼ同じころ、銀貨のデナリウスも発行されるようになった。
Kalan 500.000 gümüş mark birçok Haçlı şövalyesi tarafından gizlice geride tutuldu.其余的50万银马克被许多十字军骑士秘密带走。
26 Mayıs 1917'de İtalya Gümüş Askeri Cesaret Madalyası ile ödüllendirildi.1917年5月26日,他獲授意大利銀製勇敢勳章。
16. yüzyılın sonunda Amerikan gümüşü, toplam İspanya bütçesinin %20'lik kısmına ulaşmıştı.至16世纪末,美洲的银占西班牙国家总预算的五分之一。
Çünkü yanımda ne gümüş, ne altın ne de define vardır.碑阳、碑阴既无额题也无碑文。
Konstantinopolis'ten yağma edilen toplam tutarın yaklaşık 900.000 gümüş mark olduğu söylenir.据说,从君士坦丁堡掠夺走的总金额约为90万银马克。
Japonya bu dönemde, bakır ve gümüşün büyük bir ihracatçısı olmuştu.此時期日本是銅與銀的重要出口國。
Venedikliler 150.000 gümüş mark aldı, haçlılar 50.000 gümüş mark aldı.威尼斯人收到的款项是15万银马克,而十字军收到了5万银马克。
Tevrat'a göre ise Yusuf'un fal baktığı gümüş şarap kasesidir.有說:此是諸瑜伽師,觀聖諦時,傍修得故,名現觀邊。
Altın, gümüş, platin ve palladyumun ISO 4217 belgeleri vardır.像金、銀、鉑和鈀等貴金屬在ISO 4217中都有編號。
Genelde gümüş ipliklerle dokunarak yapılır.常常和金凌拌嘴。
Gümüş klorat (AgClO3) beyaz dörtgen kristalleri formundadır.氯酸银(AgClO3)是白色四方晶体。
Tamamlanan kriterlere bağlı olarak, otel bronz, gümüş, altın veya platin statüsüne erişebilir.根据实现的标准,酒店可以达到青铜,银,金或铂金的等级。
Elmas ve gümüşü severlerdi.後來喜歡上銀。
Birinci nesil iPod Minis beş renkte mevcuttu: gümüş, altın, pembe, mavi ve yeşil.苹果电脑最初为iPod mini制造了五种颜色:银色、金色、蓝色、绿色和粉红色。
Sovyetler Birliği adına katıldığı 1972 ve 1976 Olimpiyatlarında 4 altın ve 2 gümüş madalya kazanmıştır.她在1972年和1976年夏季奥运会中,为苏联获得4枚金牌和2枚银牌。
Gümüş Samuray儒教 儒學者
Aynı anda gümüş bir sikke olan denarius'un da değeri düşürüldü.同時也造了一種銀硬幣迪納厄斯。
Ana ödüller Concha de Oro (Altın İstiridye) ile Gümüş İstiridye'dir.柳华阳著有《金仙正论》、《慧命经》。
Gümüş (Geoffroy): "Babası çok zengindir ve ona her istediğini alır."傑夫 (法语:Geoffroy):有个有钱的老爸,想要什么老爸就给买什么。
37,056±1,387 g ile 40,8±1,7 g ağırlığında gümüştür.勳章重40.8±1.7 克,含銀37.056±1.387克。
Bu nedenle birçok kez gümüş top ödülüne layık görülmüştür.他多次獲得過金球獎的提名。
Fransa'da 125.000'den fazla satarak Gümüş belgesi almaya hak kazandı.这张专辑以在法国境内超过5万份的销量获得了银唱片的认证。
Bunlardan biri gümüş, diğer ikisi bronzdu.其中一种是鸭嘴兽,另外四种则是针鼹。
Gümüş rengi gözleri insanı ürpertir.撲克臉是指喜怒不形於色的人。
KTM'in resmi şirket takımınn renkleri turuncu, siyah ve gümüştür.KTM的品牌及車隊顏色是橙、黑和銀色。
Fakat Gümüş Yonca Fabrikası'ndan gelen doktorlar buna izin vermez.可比利時赫斯塔爾的軍械工廠的生產線卻並無得到恢復。
2013-Dünya Üniversite Yaz Oyunları-Gümüş madalya.2013年夏季世界大學運動會 – 游泳
Som gümüş Gümüş或鑄金銀。
CEV Şampiyonlar Ligi'nde gümüş madalya elde ettiler.球隊同時贏得MLS盃。
Madalya gümüş kaplama olup 5000 sterlinlik bir para ödülü ile birlikte verilmektedir.被激怒的忠直以5千石賞金懸賞。
10 talant altın ve 1000 talant gümüş vergi alıp onları Asur'a getirdim.士紳許志遠發心,獻銀貳百元,補成一千元,建成大廟。
Kendilerine has meslekleri (hepsi gümüşçüydü).菖(菖(あやめ),聲:持月玲依) 柊的巫女同伴。
Kağıt dolarlar altın veya gümüşe çevrilebilirdi.皮帶扣應該為金色或銀色。
İlyadada da 'gümüş ayaklı' olarak adlandırılır.它也被稱為勇道西雉(용도서치)。
(Altın ve gümüşten yapılmış bir cisimde altın ve gümüş miktarının bilinmesine dair.又為各尊像鋪上金箔及掃油漆。
Sovyetler Birliği ikinci kez gümüş madalya aldı.美國第二次奪取世錦賽的團體金牌。
Altın (gümüş) tarağını da su kenarında unutabilir, ancak onu çalan insanları ise asla rahat bırakmaz.且舟师之顺流而下也,逸矣;无与遏之而戒心弛,一离乎水而衰气不足以生,必败之道也。
Arjantin’in adı Latince ‘’Argentum’’ (gümüş) kelimesinden gelir.輝銀礦(Argentite)其中Argentite一詞在拉丁語中有“銀”的意思。
London Company'nin yatırımcılarının Virginia'da altın ve gümüş bulma hayalleri gerçekleşmedi.런던 회사의 투자자들이 실망스럽게도 버지니아에서는 금도, 은도 발견되지 않았다.
Venedikliler 150.000 gümüş mark aldı, haçlılar 50.000 gümüş mark aldı.베네치아인들은 이 중 자신들이 받아야 할 몫이었던 15만 마르크를 가져갔고, 십자군은 5만 마르크를 챙겼다.
4 yıl sonra Berlin'deki oyunlarda gümüş madalya aldı.4년 후, 베를린 올림픽에서 창던지기 금메달을 획득하였다.
Ben öldüğüm vakit beni Bursa'da şu Gümüşlü Kubbe'nin altına koy."내가 죽더라도 이 은행나무를 잘 보살피도록 해라.
(Altın ve gümüşten yapılmış bir cisimde altın ve gümüş miktarının bilinmesine dair.광주의 포충사(褒忠祠) 및 금산의 종용사(從容祠)에 제향되었다.
Gümüş rengi gözleri insanı ürpertir.인간의 눈에 보이는 물체의 색깔에는 광원의 색깔 또한 영향을 미치기 때문이다.
İlyadada da 'gümüş ayaklı' olarak adlandırılır.주역에대하여 귀장을 귀장역(歸藏易)으로 부른다.
Gümüştegin’in en büyük hedefi, Malatya’yı ele geçirmekti.윌버포스의 주요 임무는 쥐를 잡는 것이었다.