Rusya şampiyonasında dört kez gümüş madalya almıştır.Водночас вона здобула срібні медалі у чемпіонаті Росії.
Gümüşten mamul Osmanlı parasına "akça" deniyordu.За «електричний» концерт заплатили «живі» гроші.
Gümüşün işlenip ince tel haline getirilerek şekillendirildiği bu tekniğe telkâri denir.Вважають, що технологія підготовки сталі для виготовлення фалькат була такою.
Her ülke kendi bastığı gümüş sikkeden kendi gücü oranında bu birliğe katkıda bulunuyordu.Кожна країна-учасник випустила власну монету у цій серії.
İspanyol dantelleri altın ve gümüş ipliklerle yapılıyordu ve Magripliler’in desenlerinden izler taşıyordu.Кнопки зроблені з олова і багаті данські чоловіки носили срібні ґудзики.
Altın gümüşten daha ağırdır.Золото важче від срібла.
Birkaç gümüş param var.У мене кілька срібних монет.
Birkaç gümüş param var.Я маю кілька срібних монет.
Onlar gümüş madalya kazandı.Вони виграли срібну медаль.
O gümüş bir madalya kazandı.Він виграв срібну медаль.
O gümüş madalya kazandı.Вона виграла срібну медаль.
Bu bir gümüş sikkedir.Це срібна монета.
1865'te markka, rubleden ayrılmış ve değeri gümüş ile ölçülmüştür.V roce 1865 se markka od rublu oddělila a svázala svou hodnotu se stříbrem.
Zaten 13. yüzyılın sonlarında Avrupa'nın toplam gümüş üretiminin üçte biri Kutná Hora'dan geliyordu.Koncem 13. století poskytoval zdejší revír zhruba jednu třetinu produkce stříbra v Evropě.
Madalya gümüş kaplama olup 5000 sterlinlik bir para ödülü ile birlikte verilmektedir.Vítěz ocenění obdrží stříbrnou pozlacenou medaili spolu s částkou 5000 liber.
Zırhı gümüş renklidir.Známka bude stříbrná.
Aynı zamanda kazananlara gümüş madalya verildi ve sonraki dereceler ödül almadı.Na samotných hrách obdržel vítěz stříbrnou medaili, ostatní v pořadí odešli bez ocenění.
Talip olduğu kıza geleneksel olarak bir nişanlılık alameti gümüş gulu sunmak istemektedir.Baron hledá kavalíra, který by podle starého zvyku odnesl jeho snoubence stříbrnou růži.
Gümüşsuyu-Davutpaşa Caddesi 42. ve 43. Sokak arasında yer alır.Nachází se na Broadwayi mezi 42. a 43. ulicí.
Ayrıca 100 bakır = 1 gümüş ve 100 gümüş = 1 altın sistemi bulunmaktadır.Stříbro stojí zlomek zlata: 100 stříbrných = 1 zlatý.
Elmas ve gümüşü severlerdi.Miloval stříbro a používal stříbrný luk.
2002 yılında UEFA, bu kurala benzer yeni bir yöntem olan gümüş gol uygulamasını tanıttı.V roce 2002 UEFA zavedla nové pravidlo, tzv. stříbrný gól.
Arjantin’in adı Latince ‘’Argentum’’ (gümüş) kelimesinden gelir.Jméno země je vlastně adjektivum odvozené od latinského slova argentum („stříbro“).
Harp ve Muharebe Gümüş Liyakat Madalyası sahibidir.Homer zdědí krabici stříbrných mincí.
Gümüş (Ak) yeleli atını her gün doğudan batıya sürer.Středem vsi protéká od východu na západ Ještětický potok.
Gümüş rengi gözleri insanı ürpertir.Barvoslepost je porucha barevného vidění lidského oka.
Gümüş sikkelerin değeri içerdikleri gümüş miktarına yakın bir değere karşılık gelmekteydi.Pro měkkost stříbra se z něj velice dobře razily stříbrné peníze.
Altın ve gümüş madalyalar kaplamadır.Zlatý a stříbrný medailista vzejdou z hlavní tabulky.
Bu barışın bir şartı Bizans'in Avarlara yıllık tazminat olarak 80.000 gümüş sikke ödemesi gelmekteydi.Dle smlouvy platila tato firma za pivovar ročně 8.000 zlatých pachtovného.
Oluşan çökelti, gümüş aynasıdır.Opět buď z čistého stříbra nebo stříbrem pokryté.
1992 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından gümüş Olimpiyat Tacı verildi.V roce 1992 získal od mezinárodního olympijského výboru Olympijský řád ve stříbře.
Arma: Yeşil alanın üstünde gümüş bir yılan.Klenot: stříbrná kráčející ovce před zeleným stromem.
Gümüşten Bir Vazo İçinde Bir Bardak Su ve Bir Gül, yak.Máme před sebou sklenici vody a sklenici perel.
Daha sonra gümüşün ayarı giderek düşürüldü.Později se v okolí začalo těžit stříbro.
1971 yılında Yöneylem Araştırması birliğinden gümüş madalya aldı.Roku 1929 obdržel stříbrnou medaili Ministerstva školství.
Köyün adı civardaki zengin gümüş madenlerinden gelmektedir.Název je odvozen od bohatých stříbrných nalezišť okolo Stříbrnického potoka.
Bu yay ve sadağı sihirli olup gümüş oklar fırlatır.Hleď, toť čarovný je loužek, kde hedvábné štěstíčka září.
Elbette olimpiyatlardaki gibi altın - gümüş - bronz sıralaması kastedilmiştir.Kromě toho je stříbrným a bronzovým olympijským medailistou.
1997-1998 futbol sezonu Gümüşhane Doğanspor Kulübünün tarihindeki en parlak sezon olmuştur.Stříbrná medaile ze sezóny 1997/98 byla nejlepším umístěním družstva v historii.
Sinan Gümüş (d.Mochna stříbrná (Potentilla argentea) L.
Aynı şampiyonada denge aletinde gümüş madalyanın sahibi olmuştur.V týmovém závodě vybojovala na stejném šampionátu stříbrnou medaili ve štafetě.
Fransa Londra'dan toplam 34 madalyayla (11 altın, 11 gümüş ve 12 bronz) ayrıldı.Celkem bylo uděleno 37 medailí (12 zlatých, 13 stříbrných, 12 bronzových).
Gümüşhacıköy ekonomik bakımdan Amasya ilinin az gelişmiş ilçelerindendir.John's je jedním z ekonomicky nejvíce vyspělých oblastí v Malých Antilách.
Uç tomurcukları gümüşi-gri ipek tüylüdür.Peřenodílné listy jsou stříbřito-šedě plstnaté.
Birçok yarışmada kazandığı ödüllerin yanı sıra, Gümüş Haç Liyakat Madalyası sahibidir.Byl nositelem mnoha uměleckých vyznamenání, mimo jiné Stříbrného kříže za zásluhy.
Babası aynı zamanda tekstil, seramik ve gümüş ile de çalışmıştır.Pracoval i pro listy Červánky, Rašple a Textilník.
Çavuşköy, Gümüşhacıköy, Amasya ili Gümüşhacıköy ilçesinin köyü.Kozákov, Zlatý kůň nebo Babiččino údolí.
Bunun üzerine her tarafının çözelti içinde kalmasına dikkat edilerek gümüş eşya yerleştirilir.Každé sedlo, na němž by seděl ten, kdož má tok semene, nečisté bude.
Gümüşün kararması ile Ag2S meydana gelir.Kvůli Wüstové bere stříbro .
Malile gümüş tellerle çeşitli takılar ve dekoratif eşya yapım sanatıdır.Chochloma je dekorativní malba dřevěného nádobí a nábytku.
Eflak'ta ilk gümüş ve bronz para ise 1365'te darbedilmiştir.Primele monede de argint și bronz au fost bătute în Valahia în 1365.
Queensland koalası kısa, gümüşî kürkü ve küçük kafatasıyla içlerinde en küçük yapılı olanıdır.Koala de Queensland este cea mai mică, cu blană scurtă și argintie și un craniu mai scurt.
Mücadele sonunda gümüş madalya verilmedi.Nu a fost acordată nicio medalie de argint.
Gümüştekin’le yaptığı muharebeden sonra aynı yıl Maraş’ı ele geçirmiştir.Cum o putea muierea lui să steie cu puturosul de Giuvara cel nespălat cu anii?”
Daha sonra gümüş madalya ve son olarak da bronz madalya sayıları göz önünde bulundurulmaktadır.Apoi se ia în considerare numărul de medalii de argint și apoi numărul de medalii de bronz.
Daha değerli olanları ise gümüşten yapılırdı.Dar podoabele erau mai ales din argint.
Finalde Rusya'ya 60-59 mağlup olarak şampiyonluğu kaçırıp gümüş madalya kazandılar.În cele din urmă a cedat Japonia 39–45, obtinând medalia de argint.
İlyadada da 'gümüş ayaklı' olarak adlandırılır.Ea este denumită în popor zbârciog gras.
Burada Büyük Jüri Özel Ödülü (Gümüş Aslan), FIPRESCI ve CinemAvvenire ödüllerini kazandı.Primește Marele premiu special al juriului, premiul FIPRESCI și Premiul Juriului ecumenic.
Gümüş renkte sünek bir metaldir.În stare liberă, este un metal argintiu.