O her zaman neşeli ve güler yüzlüdür.She is always cheerful and smiling.
O her zaman mutlu ve güler yüzlüdür.She's always happy and smiling.
İzci, cesurdur, her türlü şartlar altında neşeli ve güler yüzlüdür.A Guide has courage and is cheerful in all difficulties.
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNight's candles are burnt out, and jocund day
Öğrenci güler yüzlü orta yaşlı bir adam.The learner's a genial, middle-aged guy.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.I smiled on them when they had no confidence. They didn't reject the light of my face.
Gordon, güler yüzlü ve esprili sahne varlığıyla biliniyordu.Gordon was known for his genial and humorous stage presence.
O her zaman mutlu ve güler yüzlüdür.Elle est toujours heureuse et accueillante.
Kendisi güler yüzlü, yüksek ahlak ve vekar sahibi ve heybetliydi.Diestro, elocuente, lleno de recursos y capaz de seducir.
Bunlardan doksan rahmet, daha güler yüzlü olana verilir.’ buyurmuştur.(Versículo 6) Bienaventurados los misericordiosos: porque ellos obtendrán misericordia.
Bir o kadarda güler yüzlü biridir.¿Cómo puede reír tan feliz?
Bir o kadarda güler yüzlü biridir.Одним из них оказалась Пересмешница.
Bunlardan doksan rahmet, daha güler yüzlü olana verilir.’ buyurmuştur.فسبحان الله، ما أعظم التفاوت بين ابتداء نبوته ونهايتها، ولهذا خاطبه الله بهذا الوصف الذي وجد منه في أول أمره.
Kendisi güler yüzlü, yüksek ahlak ve vekar sahibi ve heybetliydi.فكان حليمًا كريمًا حسن الطوية صادق النية متواضعًا بليغًا متفقهًا في الإسلام.
Bunlardan doksan rahmet, daha güler yüzlü olana verilir.’ buyurmuştur.O maior e o mais virtuoso deles é o amor em Alá e para Alá.
İzci, cesurdur, her türlü şartlar altında neşeli ve güler yüzlüdür.Um Escoteiro tem coragem e sorri sob todas as condições.
Bunlardan doksan rahmet, daha güler yüzlü olana verilir.’ buyurmuştur.Barmhartigheid is het tonen van erbarmen, van mededogen met mensen die het moeilijk hebben.
İzci, cesurdur, her türlü şartlar altında neşeli ve güler yüzlüdür.Een scout lacht en fluit vrolijk onder elke omstandigheid.
Bunlardan doksan rahmet, daha güler yüzlü olana verilir.’ buyurmuştur.Men de är i verkligheten det allra minsta i jämförelse med Guds nåd korsets fromhet.
Bir o kadarda güler yüzlü biridir.Він не боїться виглядати смішним.
Bunlardan doksan rahmet, daha güler yüzlü olana verilir.’ buyurmuştur.Men den er dog i sandhed den ringeste nåde, når man sammenligner den med Guds nåde og korsets fromhed.
Kendisi güler yüzlü, yüksek ahlak ve vekar sahibi ve heybetliydi.卒,贈都統,諡壯節,祀昭忠祠。
Sicill-i Osmani onu şöyle değerlendirir: Fâzil, yakışıklı, vakur, güler yüzlü, şişman ve şeyhleri severdi.Jožetu je od sile všeč, rad bi ji povedal kaj lepega in prijaznega, hvali njene roke, oči, obleko.
Bir o kadarda güler yüzlü biridir.Teil on tõesti veel lapselik naer.
Başarımın bana verdiği güçle güler yüzlü ve insan dostuydum.,חברותי ואדיב לאנשים... ,חסר שאיפה להצלחה
Başarımın bana verdiği güçle güler yüzlü ve insan dostuydum.الكتابة عن حياة الناس بتلك البلاد الحياة الحقيقية لهم
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günĐêm của những ngọn nến được đốt cháy, và ngày vui tươi
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günMalam adalah lilin terbakar, dan hari enak
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNattens ljus är utbränd, och munter dag
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNattens lys er brændt ud, og jocund dag
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNight ist Kerzen ausgebrannt und fröhlicher Tag
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNight n kynttilät ovat palaneet, ja jocund päivä
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNight's kaarsen zijn opgebrand, en vrolijk dagen
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNočná sviečky vyhorel a veselý deň
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNoc na świece są spalone, i pogodny dzień
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNoční svíčky vyhořel a veselý den
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNoite velas são queimadas, e dia alegre
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günNotte candele sono bruciati, e il giorno giocondo
Gecesi mumlar yanmış ve güler yüzlü günΤα κεριά Νύχτας σβήσει, και ευδιάθετος ημέρες
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Cînd li se muia inima, le zîmbeam. şi nu puteau izgoni seninătatea de pe fruntea mea.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Cuando me reía con ellos, ¡no lo creían! No dejaban decaer la luz de mi rostro
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Eu lhes sorria quando não tinham confiança; e não desprezavam a luz do meu rosto;
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Ha rájok mosolyogtam, nem bizakodtak el, és arczom derüjét nem sötétíték be.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Je leur souriais quand ils perdaient courage, Et l`on ne pouvait chasser la sérénité de mon front.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Jeźlim żartował z nimi, nie wierzyli, a powagi twarzy mojej nie odrzucali.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.그들이 의지 없을 때에 내가 함소하여 동정하면 그들이 나의 얼굴 빛을 무색하게 아니하였었느니라
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Kutersenyum kepada mereka ketika mereka putus asa; air mukaku yang bahagia menambah semangat mereka
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Minä hymyilin heille, kun he olivat toivottomat, ja minun kasvojeni loistaessa eivät he synkiksi jääneet.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Mistrøstige smilte jeg til, mit Åsyns Lys fik de ej til at svinde.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.När de misströstade, log jag emot dem, och mitt ansiktes klarhet kunde de icke förmörka.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Når de var motløse, smilte jeg til dem, og mitt åsyns lys kunde de ikke formørke.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Se a loro sorridevo, non osavano crederlo, né turbavano la serenità del mio volto
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Smial som sa na nich žartujúc, neverili a nedali padnúť svetlu mojej tvári.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Tôi mỉm cười với chúng , khi chúng bị ngã_lòng ; Họ chẳng hề làm rối nét_mặt bình tịnh tôi được .
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Tôi mỉm cười với chúng, khi chúng bị ngã lòng; Họ chẳng hề làm rối nét mặt bình tịnh tôi được.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Žertoval-li jsem s nimi, nevěřili; pročež u vážnosti mne míti neoblevovali.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Εγελων προς αυτους, και δεν επιστευον και την φαιδροτητα του προσωπου μου δεν αφινον να πεση.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Бывало, улыбнусь им – они не верят; и света лица моего они не помрачали.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Усмихвах се на тях, когато бяха в отчаяние; И те не можаха да потъмнеят* светлостта на лицето ми.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.אשחק אלהם לא יאמינו ואור פני לא יפילון׃