Güle GüleAgur!
Güle güle." sabah.com.tr.Donc, à bientôt, Tante cose, C.A.C ».
Salih Gülerer 1988 yılında eserin bir nüshasını transkript etmiştir.Cher sort le single dans une nouvelle version en 1988.
Kızlar ise onunla dalga geçer ve kahkahalarla güler.Vous êtes amoureux. - Vos sonnets La font rire.
Minnie bunlara kahkahalarla güler.Hermione éclate de rire.
Khodā hāfez, Khodā hāfiz: Allahaısmarladık! / Beselamet! : Güle güle!Au revoir Girard. — Adieu Monseigneur. — Au revoir. — Non, non, adieu !
Yabangülü, itburnu, itgülü, gülelması, yiric gibi adlarla da bilinir.Il entend toujours des bruits étranges, des cris, des pleurs et des rires.
Güle güle ve iyi şanslar.Adiós y buena suerte.
Güle güle, Sayoko.Adiós, Sayoko.
O, çikolata sevmememe her zaman güler.Ella siempre se ríe de que no me gusta el chocolate.
Güle güle bile demedin.Ni siquiera te despediste.
Hiç güler misin?¿Te ríes alguna vez?
Güle güle! kendine iyi bak!¡Adiós! ¡Cuídate!
Sırtlan güler.La hiena ríe.
Herkese güle güle!¡Adiós a todos!
Oradan geçen Şiva bunu görür ve güler.Shiva, que pasaba de largo en ese momento, les mira y se ríe.
Güler (d.Risas (Los).
Kendisi güler yüzlü, yüksek ahlak ve vekar sahibi ve heybetliydi.Diestro, elocuente, lleno de recursos y capaz de seducir.
Başlangıçta ona güleriz, yürekten güleriz.Nos reímos, nos partimos de risa al principio.
Güle güle Engin Cezzar".«Hasta luego, Tulsa».
Ve aynı zamanda her şeye güler.Pues bien, también yo me burlaré de él.
Eğer gülen tarafını kapatırsanız gözler büyük bir üzüntüyü dışa vuruyor.Si miras a la cara sonriente, sus ojos revelan una increíble tristeza.
Tüm kediler ona güler.Todos se ríen de él.
Kızlar ise onunla dalga geçer ve kahkahalarla güler.Los niños se burlaban y se reían de él.
Ara Güler hâlâ fotoğraf çekmektedir.Vista de la foto on ride.
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.Unos que ríen, otros que lloran.
Minnie bunlara kahkahalarla güler.Lolo se hubiera reído de todo esto.
Bunlardan doksan rahmet, daha güler yüzlü olana verilir.’ buyurmuştur.(Versículo 6) Bienaventurados los misericordiosos: porque ellos obtendrán misericordia.
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.Sus descendientes todavía se ríen con dichos relatos.
Hep Todd'la uğraşır ve ona hep güler.Siempre está pendiente de Otani y lo molesta a menudo con Risa.
Genellikle elinde komik bir maske (gülen bir yüz ifadesi) ile resmedilmiştir.Siempre suele tener una gran sonrisa en su rostro.
Bu yüzden okuyucu hem güler hem de hüzünlenir.Las otras dos están tristes pero sonríen.
Joker'in anlattığı fıkraya gülen Batman elini onun omzuna koyar.Se elimina la escena en la que el Joker le clava el cuchillo a Batman en la pierna.
Belki bir kez daha güleceğiz düşmanlarımızas ...Sonrieme una vez más antes de que me olvide de ti.
Amblemi gülen ve ağlayan iki yüzdür.Los dos acaban abrazándose y llorando.
ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?¿Cómo es el moco cervical?
Ara Güler kendisini: "Ben de gazeteciyim."Prefiero decir que soy periodista".
Haziran 2008'de de Yargıtay Genel Kurulu tarafından Gülen'in beraati oybirliğiyle onanmıştır.En junio de 1986, el rial se fijó conforme a los Derechos Especiales de Giro del FMI.
Fakat bu kez gülen taraf Galatasaray olacaktır.Sin embargo, esta vez es derrotado por Gallantmon.
Girişin karşısındaki kısa duvardaki tek pencerenin sağına Gülen Kadınlar, soluna Okuyan Adamlar çizilmişti.En el muro corto del fondo se veía Mujeres riendo a la derecha del vano y a la izquierda Hombres leyendo.
2) “Gülen Kızla Ağlayan Çocuk”, Radyo oyunu, 1955.Con el famoso musical Cantante bajo la lluvia, del 1952.
Çeviren Süreyya Güler.Haz reír al contable.
Bir o kadarda güler yüzlü biridir.¿Cómo puede reír tan feliz?
Güle güle Engin Cezzar.Adiós, Conchita.
Her şeylerine güler ve ağlar.Todos ríen y ríen en el charco.
Son gülen iyi güler.Ride bene chi ride ultimo.
Beraber gülelim.Ridiamo insieme!
Herkese güle güle!Arrivederci a tutti!
Tüm kediler ona güler.Tutti gli altri ridono di lei.
Ve aynı zamanda her şeye güler.Rideva di tutto.
Her şeylerine güler ve ağlar.Si ride, si sorride e si piange .
İlk güler: "Hayır, seni salak.Frasi ricorrenti: "Tu ses tontu!"
ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?Alfred: Cosa ne pensi di Linux?
Minnie bunlara kahkahalarla güler.Nadine inizia a ridere.
Güle güle Engin Cezzar.Ave, Cesare!
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.Le sue apparizioni consistono nel ridere alle sfortune di suo fratello.
Güleryüzlü, kazanan demektir.«Il sorriso vincente».
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.Uno di questi è confuso dalla domanda, mentre l'altro ride ai suoi piedi.
Yoğun av baskıları sonucunda Gülendağı faunası neredeyse tükenme aşamasına gelmiştir.Soprattutto per via del bracconaggio, la fauna nella riserva era prossima all'estinzione.
Güle GüleL'Addio.