güldürme ile cümle

güldürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Otomobil ile kovalamacalar insanları büyülemekte, otomobil kazaları ise güldürmektedir.وفتنت المطاردات مع السيارات الناس أما حوادث السيارات فقد أضحكتهم.
Bildiğiniz gibi o gün bugündür insanları güldürmeyi seviyorum."أنا مهتمة أكثر بمعانقة الناس الآن."
Hep espri yapıp herkesi güldürmeye çalışır.Sempre rindo e fazendo os outros rir.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Eu morro de rir e não acho graça!
Sözlerimi tutmak zorunda mıyım? (…) benim başlangıcım gülmek ve güldürmektir.O lema do evento é "primeiro fazer as pessoas rirem, e depois pensarem".
O dürüst mü? Beni güldürme!Hij eerlijk? Laat me niet lachen!
Komedyen, izleyicileri güldürme yoluyla onları eğlendirmeyi amaçlayan kişi.Gimmicki nastawione na rozśmieszanie widowni.
Kyōgen komik bir form olup, ana amacı izleyicisini güldürmektir.Kyōgen är en form av komik och dess primära avsikt är att få auditoriet att skratta.
Gülmece Güldürmece.Han skrattar åt mig.
Hep espri yapıp herkesi güldürmeye çalışır.Вона також жартувати і сміється завжди.
Bir oyundan çıkarak, onları güldürmeye çalışır.Коли я запитав, як треба грати, він вибухнув сміхом.
Neden beni güldürmeye çalışıyorsun?Чому ти намагаєшся розмішити мене?
Hiç kimsenin güldürmeyi başaramadığı Âdemoğlu, bu cevabı alınca gülmeye başlar.Obava z toho, že se mi někdo bude smát, ve mně už není.
Sonuçta çok sevilen bir işi nefretle noktalamak işi güldürmek olan bir adama yakışmadı.Jen Kochanská se na robota nezlobí.
Güldürmek esasına dayanıldığından üslûpta bir serbestlik göze çarpar.Unui îndemn la predare i se răspunde cu râsete zeflemitoare.
Beni güldürme.Nu mă face să râd.
Sana yalvarıyorum. Beni güldürme. Dün çok fazla mekik çektim ve karın kaslarım ağrıyor.Te implor. Nu mă face să râd. Am făcut prea multe abdomene ieri și mă dor mușchii abdominali.
O dürüst mü? Beni güldürme!El? Cinstit? Nu mă face să râd!
Neden beni güldürmeye çalışıyorsun?De ce încerci să mă faci să râd?
Senin beni güldürme tarzını seviyorum.Îmi place felul în care mă faci să râd.
Bildiğiniz gibi o gün bugündür insanları güldürmeyi seviyorum."Még ma is legszívesebben kifütyülné az ember.”
Bildiğiniz gibi o gün bugündür insanları güldürmeyi seviyorum."Tällä kyllä ärsytät ihmisiä.'"
Gülmece Güldürmece.Χαμογελά όταν του μιλάτε.
Hiç kimsenin güldürmeyi başaramadığı Âdemoğlu, bu cevabı alınca gülmeye başlar.Ο Ιάμβλιχος, που δε συνήθιζε να γελά, γέλασε ακούγοντας αυτά τα λόγια.
Bildiğiniz gibi o gün bugündür insanları güldürmeyi seviyorum."Αυτό που βρίσκω αστείο είναι ότι οι άνθρωποι περιμένουν από μένα να απαντήσω."
Bir oyundan çıkarak, onları güldürmeye çalışır.Το κοινό πληρώνει,και θέλει να γελάσει.
Bildiğiniz gibi o gün bugündür insanları güldürmeyi seviyorum."Det er den dag, hvor folk sidder og spiser i dag."
Okurları güldürmek için bu şekilde yazılmış olabilir.Sandsynligvis er det for at nå de græsktalende læsere.
Gülmece Güldürmece.Det får Skade til å le.
Hep espri yapıp herkesi güldürmeye çalışır.Riang gembira dan selalu berusaha membuat orang tertawa.
Gülmece Güldürmece.Dia mengejeknya sambil tertawa.
Sözlerimi tutmak zorunda mıyım? (…) benim başlangıcım gülmek ve güldürmektir.^ 放送開始当初の『笑っていいとも!
Bildiğiniz gibi o gün bugündür insanları güldürmeyi seviyorum."そこから人を笑わせるのが好きになったという。
Tilkiye "Tavuk kebabı yer misin?" diye sormuşlar; "Adamı güldürmeyin." demiş.そして小人がクジャク肉の丸焼きにしているのみつけ、「誰か人はいないか」などと聞く。
Sözlerimi tutmak zorunda mıyım? (…) benim başlangıcım gülmek ve güldürmektir.尚未出道前開始就在《笑笑也可以》(笑っていいとも!
Hep espri yapıp herkesi güldürmeye çalışır.항상 농담을 하고 혼자서 웃는다.
Gülmece Güldürmece.너희가 웃게 될 것이다.
Sözlerimi tutmak zorunda mıyım? (…) benim başlangıcım gülmek ve güldürmektir.마음이 아프다", "최진실은 우리에게 웃음과 감동을 줬다.
Gülmece Güldürmece.כאשר התעו אותי.
Sözlerimi tutmak zorunda mıyım? (…) benim başlangıcım gülmek ve güldürmektir.והמדברים הראשונים בעברית האם לא היו לפנים לצחוק בעיני אחרים ולפעמים בעיני עצמם?
Gülmek ve güldürmek anlamı taşır.ובד בבד לצחוק וליהנות מהחיים.
Okurları güldürmek için bu şekilde yazılmış olabilir.ייתכן שהפורעים השתמשו בקריאה זו כדי לשים ללעג את היהודים.
Gülmece Güldürmece.Спомням си, като той се засмя.
Komedyen, izleyicileri güldürme yoluyla onları eğlendirmeyi amaçlayan kişi.Komičar je i izvođač koji publiku zabavlja zasmijavajući je.
Tilkiye "Tavuk kebabı yer misin?" diye sormuşlar; "Adamı güldürmeyin." demiş.Ako môžete mať puding, keď nejete mäso!?“), a „You!
Kyōgen komik bir form olup, ana amacı izleyicisini güldürmektir.Kiogen yra komiškas, o jo pagrindinis tikslas- prajuokinti žmogų.
Hep espri yapıp herkesi güldürmeye çalışır.Neretai mėgdžiojama siekiant pasišaipyti, pajuokti.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.Ámulatba ejtő, hogy ezek a dolgok megmosolyogtathatnak, megnevettethetnek és néha sírásra fakaszthatnak.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.E' incredibile come queste cose ti possano far sorridere, ridere e a volte piangere.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.Erstaunlich wie einen diese Dinge zum Lächeln bringen, zum Lachen bringen, manchmal zum Weinen bringen.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.E uimitor cum aceste lucruri te fac să zâmbeşti, te fac să râzi sau câteodată te pot face să plângi.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.Het is verbazingwekkend hoe deze dingen je kunnen doen glimlachen, lachen, en soms ook huilen.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.Je úžasné jak ve vás dokáží tyto věci vykouzlit úsměv, rozesmát vás, někdy rozbrečet.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.어떻게 이런것들이 여러분을 미소짓고, 웃고 때로는 울게 만드는지는 정말 굉장합니다.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.To zadziwiające jak zabawne są te rzeczy, czasami doprowadzają nas do śmiech a czasami do płaczu.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.Изумително е как тези неща могат да те карат да се усмихваш, да те разсмиват, понякога да те разплакват.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.Это поразительно, как эти мелочи заставляют нас улыбаться, смеяться, иногда плакать.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.די מדהים לראות איך הדברים האלה גורמים לך לחייך, או לצחוק, ולעיתים גורמים לך לבכות.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.إنها رائعة كيف يمكن لهذه الأشياء تجعلك تبتسم أو تضحك أو ربما تبكي في أوقات أخرى
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.涙したりするのを見ると 感動します この展覧会を通じて

İlgili Sayfalar