güldü ile cümle
güldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Onların arka planda güldüklerini duyabildim.I could hear them laugh in the background.
Diğer öğrenciler güldü.The other students laughed.
Öğrencilerin hepsi güldü.The students all laughed.
O sana güldü mü?Did she laugh at you?
O sana mı güldü?Did he laugh at you?
Biz aptallar gibi güldük.We laughed like idiots.
Ona söylediğimde Mary onun hakkında güldü.Mary laughed about it when I told her.
Ona söylediğimde Tom onun hakkında güldü.Tom laughed about it when I told him.
Çocukların güldüğünü duyabiliyorduk.We could hear the children laughing.
Herkes alaycı bir biçimde ona güldü.All scornfully laughed at him.
"Ha, ha!" diye güldü Scrooge'un yeğenini. "Ha, ha, ha!""Ha, ha!" laughed Scrooge's nephew. "Ha, ha, ha!"
Tom yukarı baktı ve güldü.Tom looked up and laughed.
Kızlar güldüler.The girls laughed.
Tom küçümseyerek güldü.Tom sneered.
Tom kıs kıs güldü.Tom snickered.
Tom yüksek sesle kıkır kıkır güldü.Tom chuckled aloud.
Tom şakaya güldü.Tom laughed at the joke.
Ben seni güldürürüm.I make you smile.
Tom hep güldü.Tom laughed all the time.
Tom yoruma güldü.Tom laughed at the remark.
Tom güldü ve odadan çıktı.Tom laughed and walked out of the room.
Tom da güldü.Tom laughed, too.
Tom rahatsızca gülümsedi ve güldü.Tom smiled and laughed uncomfortably.
Tom alçakgönüllülükle güldü.Tom smiled humbly.
Tom iyi niyetli güldü.Tom laughed good-naturedly.
Tom kasten güldü.Tom smiled knowingly.
Tom sessizce güldü.Tom laughed quietly.
Tom Mary'yi nasıl güldüreceğini biliyor.Tom knows how to make Mary smile.
Her şey Tom'u güldürdü.Everything made Tom laugh.
Tom'a güldük.We laughed at Tom.
Onların ikisi de tekrar güldü.They both laughed again.
Bugün henüz güldün mü?Have you laughed yet today?
Hiç kimse prensesi güldüremedi.No one could make the princess laugh.
Onun güldüğünü hiç görmedim.I've never seen her laugh.
Kızlar yüksek sesle güldü.The girls laughed loudly.
Bütün çocuklar Tom'a güldü.All the children laughed at Tom.
Mary onu söylediğinde Tom güldü.Tom laughed when Mary said that.
Tom Mary'yi güldürmeye çalıştı.Tom tried to make Mary smile.
Tom'un güldüğünü hiç görmedim.I've never seen Tom smile.
Tom'u güldürmek çok zaman alır.It takes a lot to make Tom smile.
Tom Mary'nin mektubunu okurken güldü.Tom laughed as he read Mary's letter.
Tom beni nasıl güldüreceğini biliyordu.Tom knew how to get me to laugh.
Benim şakalarım kimseyi güldürmedi.My jokes didn't make anyone laugh.
Tom senin güldürdüğün şekilde asla beni güldüremedi.Tom could never make me laugh the way you do.
Senin güldüğünü hiç görmedim.I've never seen you smile.
Onların güldüğünü hiç görmedim.I've never seen them smile.
Senin güldüğünü gördüm.I saw you smile.
Onların güldüğünü gördüm.I saw them smile.
Onun güldüğünü gördüm.I saw him smile.
Onları güldürebilir misin?Can you make them smile?
Onu güldürebilir misin?Can you make him smile?
Onları güldürmeye çalışalım.Let's try to make them laugh.
Onu güldürmeye çalışalım.Let's try to make him laugh.
O bizi güldürdü.That made us smile.
O onları güldürdü.That made them smile.
O onu güldürdü.That made him smile.
Seni güldürdüm.I made you laugh.
Onları güldürdüm.I made them laugh.
Onu güldürdüm.I made him laugh.
Onları nasıl güldürdün?How did you get them to laugh?