güldü ile cümle
güldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve ben Ha Ni abla nedeniyle çok güldüm.笑わせるつもりはないのに・・・
Ve benim hayalim Tüm insanlığın güldüğünü görmekVer a toda mi gente sonreír
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.A já jsem se smál, když jsem ho viděla i přes sebe.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.A ja som sa smial, keď som ho videla aj cez seba.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.Dan aku tertawa ketika aku melihatnya meskipun diriku sendiri.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.E eu ri quando eu o vi, apesar de mim mesmo.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.E ho riso quando l'ho visto mio malgrado.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.En ik lachte toen ik hem zag, ondanks mezelf.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.És nevettem, mikor láttam, annak ellenére, magam.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.Et j'ai ri quand je l'ai vu, en dépit de moi-même.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.In jaz smejal, ko sem ga videl, kljub sebe.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.Ja minä nauroin, kun näin hänet huolimatta itseäni.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.내 자신에도 불구하고 그를봤을 때 나는 웃었다.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.Och jag skrattade när jag såg honom trots mig själv.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.Og jeg lo, da jeg så ham på trods af mig selv.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.Şi am ras cand l-am văzut în ciuda mine.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.Śmiałem się, gdy zobaczyłem go na przekór sobie.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.Und ich lachte, als ich ihn sah, gegen meinen Willen.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.Và tôi cười khi tôi nhìn thấy anh mặc dù bản thân mình.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.Y yo me reí cuando lo vi, a pesar de mí mismo.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.Και γέλασα όταν τον είδα, παρά τον εαυτό μου.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.И аз се засмя, когато го видях, въпреки себе си.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.И я смеялся, когда я увидел его, несмотря на себя.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.І я сміявся, коли я побачив його, незважаючи на себе.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.ואני צחקתי כשראיתי אותו בניגוד לרצוני.
Ve ben kendimi rağmen onu görünce güldü.彼の目のまばたき、そして彼の頭のひねり、
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.Als ich erkannt habe, dass ich es war, musste ich ein wenig schmunzeln.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.Aztán rájöttem, hogy én, és elnevettem magam.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.Depois percebi que era eu e ri-me.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.Et j'ai compris que c'était moi, et cela m'a fait rire.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.I wtedy zdałem sobie sprawę, że to ja i rozbawiło mnie to.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.그리고 그게 저라는 걸 깨닫고 웃어버렸죠.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.Och sen så insåg att det var jag, ser ni, och jag skrattade lite.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.Pak mi došlo, že jsem to já, a trochu mě to rozesmálo.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.Poi mi resi conto che ero io, e mi venne da ridere.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.Potom som si uvedomil, že to som bol ja, a zasmial som sa.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.Și apoi mi-am dat seama că eu eram acela și mi-a venit să râd.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.Toen realiseerde ik me dat ik het zelf was en ik moest een beetje lachen.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.Và sau đó tôi nhận ra đó là chính tôi, bạn biết không, và tôi cười.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.Y entonces me di cuenta de que era yo, saben, y me reí.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.И след това разбрах, че това съм аз и се разсмях.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.И только потом я осознал, что это был Я, и рассмеялся.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.ואז הבנתי שזה אני, אתם יודעים, וקצת צחקתי.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.ثم أدركت أنه أنا، تعلمون، جعلني ذلك أضحك قليلا.
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.それから父の姿が目に入りました-「あいつは本当におかしくなってる」と言ってました
Wilkins ve şu ortağı veya muhtemelen ortağı, Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Wilkins và người cộng sự, Rosalind Franklin đến và cười nhạo mô hình của chúng tôi.
Yani bunca zaman mücadele etmemizi seyredip kıs kıs güldünüz mü?I har set vores stræben og grinet af det hele tiden?
Yani bunca zaman mücadele etmemizi seyredip kıs kıs güldünüz mü?Ni har alltså sett vår strävan och skrattat åt det hela tiden?
Yani bunca zaman mücadele etmemizi seyredip kıs kıs güldünüz mü?¿Nos habéis visto pasarlo mal y os reíais por lo bajo todo esto tiempo?
Yani bunca zaman mücadele etmemizi seyredip kıs kıs güldünüz mü?Olette katselleet ponnistelujamme ja naureskelleet keskenänne.
Yani bunca zaman mücadele etmemizi seyredip kıs kıs güldünüz mü?Per tutto questo tempo è rimasto a guardare le cruenti battaglie ridendo sotto i baffi?
Yani bunca zaman mücadele etmemizi seyredip kıs kıs güldünüz mü?Têm-nos visto a lutar e riem-se entre dentes este tempo todo?
Yani bunca zaman mücadele etmemizi seyredip kıs kıs güldünüz mü?Więc cały czas, chichocąc, patrzyliście, jak się miotamy?
Yani bunca zaman mücadele etmemizi seyredip kıs kıs güldünüz mü?Μας βλέπατε να παλεύουμε κρυφογελώντας εις βάρος μας όλο αυτό τον καιρό;
Yani bunca zaman mücadele etmemizi seyredip kıs kıs güldünüz mü?Вы наблюдали за тем, как мы боремся, и всё это время усмехались про себя?
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.A víno, jenž obveseluje srdce člověka. Činí, aby se stkvěla tvář od oleje, ano i pokrmem zdržuje život lidský.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.A víno obveseľuje srdce smrteľného človeka, aby sa skvela tvár nad olej, a pokrm posilňuje srdce človeka.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.in vino, ki razveseljuje srce človeku, in olje, ki svetel nareja obraz, in kruh, ki podpira srce človeku.
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.사람의 마음을 기쁘게 하는 포도주와 사람의 얼굴을 윤택케 하는 기름과 사람의 마음을 힘있게 하는 양식을 주셨도다
Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini artıran ekmeği hep sen verirsin.Og vin gleder menneskets hjerte, så den gjør åsynet mer skinnende enn olje, og brød styrker menneskets hjerte.