güldü ile cümle

güldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"Evet, he'sa arkadaşı o 'senin," güldü"Oui, vous he'sa ami o", "ri
"Evet, he'sa arkadaşı o 'senin," güldü"Sì, he'sa amico o 'la tua," ridacchiò
"Evet, he'sa arkadaşı o 'senin," güldü"Sí, la suya o he'sa amigo", se rió entre dientes
"Evet, he'sa arkadaşı o 'senin," güldü"Sim, Ele é um amigo seu o '", riu
"Evet, he'sa arkadaşı o 'senin," güldü"Tak, he'sa znajomego o 'Ciebie," zaśmiał się
"Evet, he'sa arkadaşı o 'senin," güldü"Ya, Anda he'sa teman o '," terkekeh
"Evet, he'sa arkadaşı o 'senin," güldü"Ναι, δικός σας φίλος he'sa o", "γέλασε
"Evet, he'sa arkadaşı o 'senin," güldü"Да, ваша he'sa другу о '", усмехнулся
"Evet, he'sa arkadaşı o 'senin," güldü"Да, твое he'sa приятел о", "подсмихнал
"Evet, he'sa arkadaşı o 'senin," güldü"Так, ваша he'sa одному про '", посміхнувся
"Evet, he'sa arkadaşı o 'senin," güldüבתשובה לשאלה. "כן, חבר שלך he'sa" o ", גיחך
"Evet, he'sa arkadaşı o 'senin," güldüوردا على سؤال. "آي ، he'sa لك صديق س" ، "ذهل
Girdap mı? Güldürme beni.Θύελλα; Σε παρακαλώ, μην με κάνεις να γελάω!
Gözlerini ovuşturdu ve tekrar boynunu hissettim. "Bu hayaletler yener," dedi ve güldü aptalca.그는 자신의 눈을 문질러 다시 그의 목을 느꼈다. "이것은 귀신을 뛰고있다"고 말했다, 또 웃었죠
Gözlerini ovuşturdu ve tekrar boynunu hissettim. "Bu hayaletler yener," dedi ve güldü aptalca.يفرك عينيه وشعر عنقه مرة أخرى. "هذا يدق الأشباح" ، وقال انه ، وضحك
Gözlerini ovuşturdu ve tekrar boynunu hissettim. "Bu hayaletler yener," dedi ve güldü aptalca.愚かな。
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.A Gryphon felült, és megdörzsölte a szemét: akkor nézte a királyné, amíg ő ki szem előtt: akkor kuncogott.
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.Gryphon duduk dan mengusap matanya: maka itu menyaksikan Ratu sampai ia keluar penglihatan: maka terkekeh.
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.Gryphon istumaan ja hieroi silmiään: se katseli Queen ennenkuin hän oli poissa näkyvistä: se naurahti.
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.Gryphon가 토와 눈을 문질러 그녀가 밖으로 살이 그때는 여왕을 지켜
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.Gryphon sa posadil a pretrel oči: potom sledoval až kráľovná bola z zraku: potom sa zasmial.
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.Gryphon satte sig upp och gnuggade ögonen: då it såg drottning tills hon var ute synhåll: då it skrockade.
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.Gryphon se posadil a promnul oči: pak sledoval až královna byla z zraku: pak se zasmál.
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.Gryphon usiadł i przetarł oczy: wtedy to czuwało Królowej aż ona się wzroku: potem zachichotał.
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.Le Gryphon s'assit et se frotta ses yeux: il regardé la Reine jusqu'à ce qu'elle fût hors de vue: il en riant.
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.O Grifo se sentou e esfregou os olhos, então olhando a Rainha até que ela estava fora de vista: então ele riu.
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.The Gryphon so gor in pobožal njene oči: potem je gledal Queen dokler je bila iz vida: potem je zarežal.
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.Грифон сел и протер глаза: тогда это наблюдало королевы, пока она не вышел зрения: то он усмехнулся.
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.Грифон сів і протер очі: тоді це спостерігало королеви, поки вона не вийшов зору: то він посміхнувся.
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.גריפון התיישב ושפשף את עיניו: אז צפתה המלכה עד שהיא יצאה
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.جلس العنقاء صعودا ويفرك عينيه : ثم راقب الملكة حتى كانت خارج
Gryphon oturdu ve gözlerini ovuşturdu: o kadar sonra Kraliçe izledi görüş: o zaman güldü.視力の:それは笑った。 "何楽しい!"の半分グリフォン氏は、
Güldüğünde herşey çok güzel.Me gustas cuando te ríes.
Güldüğünde herşey çok güzel.Мне очень нравится, когда ты улыбаешься.
Güldüğünde o kadar sesli gülerdi ki yangın çıkışındaki güvercinler kaçışırlardı.Când ea râdea, el râdea aşa de tare, încât speria porumbeii de pe scara de incendiu.
Güldüğünde o kadar sesli gülerdi ki yangın çıkışındaki güvercinler kaçışırlardı.Cuando ella se ríe, él se ríe muy fuerte, él tiene miedo a las palomas de la escalera de incendios.
Güldüğünde o kadar sesli gülerdi ki yangın çıkışındaki güvercinler kaçışırlardı.Er lachte so laut, dass er den Tauben auf der Feuerleiter Angst einjagte.
Güldüğünde o kadar sesli gülerdi ki yangın çıkışındaki güvercinler kaçışırlardı.소녀가 웃으면 아기는 더 크게 웃었죠. 아기는 소방 계단에 앉은 비둘기를 무서워했어요.
Güldüğünde o kadar sesli gülerdi ki yangın çıkışındaki güvercinler kaçışırlardı.Quand il riait, il riait si fort, qu'il effrayait les pigeons sur l'escalier de secours
Güldüğünde o kadar sesli gülerdi ki yangın çıkışındaki güvercinler kaçışırlardı.Quando lei rideva, lui rideva a voce altissima, spaventava i piccioni sulla scala antincendio
Güldüğünde o kadar sesli gülerdi ki yangın çıkışındaki güvercinler kaçışırlardı.כשהוא צחק, הוא צחק בקול כה רם, הוא הבריח את היונים במדרגות החירום
Güldüğünde o kadar sesli gülerdi ki yangın çıkışındaki güvercinler kaçışırlardı.非常階段の ハトを驚かせた 4人はあの公園の近くの 家に暮らしていた
Güldüklerinde de... Teşekkürler.Qu'est-ce qui vous a amené à faire ce métier ?
Güldüler. Bizi başlarından savdılar.Au râs de noi.
Güldüler. Bizi başlarından savdılar. Dediler ki:Wyśmiali nas i podziękowali za rozmowę, stwierdzając, że Hindusi nie idą w parze z innowacją..
Güldüler. Bizi başlarından savdılar.Ils nous ont ri au nez.
Güldüler. Bizi başlarından savdılar.그 사람들은 웃으면서 우리를 배웅했습니다.
Güldüler. Bizi başlarından savdılar.Se rieron y nos desestimaron.
Güldüler. Bizi başlarından savdılar.הם צחקו. הם דחו אותנו.
Güldüler. Bizi başlarından savdılar.ضحكوا وتجاهلوا ما قلناه.
Güldüler. Bizi başlarından savdılar.「あのね、インド人は イノベーションなんかしないの」
Güldüm ve dedim ki, "Ama daha yeni başladık, ufak bir şeyler sergileyebilirsiniz."Eu am ras si am zis: "Abia l-am inceput, puteti sa aveti doar o parte din el."
Güldüm ve dedim ki, "Ama daha yeni başladık, ufak bir şeyler sergileyebilirsiniz."Eu ri-me e disse: "Bem, estamos apenas a começar, "podem ter uma pequena amostra."
Güldüm ve dedim ki, "Ama daha yeni başladık, ufak bir şeyler sergileyebilirsiniz."Ich lachte und sagte: "Nun, wir haben erst damit angefangen, Sie können ein kleines Stück davon haben."
Güldüm ve dedim ki, "Ama daha yeni başladık, ufak bir şeyler sergileyebilirsiniz."Ik lachte en zei: "We zijn nog maar net begonnen. Jullie mogen er een stukje van hebben."
Güldüm ve dedim ki, "Ama daha yeni başladık, ufak bir şeyler sergileyebilirsiniz."J'ai ri et répondu: " En fait, on vient juste de commencer, mais vous pouvez en avoir un peu. "
Güldüm ve dedim ki, "Ama daha yeni başladık, ufak bir şeyler sergileyebilirsiniz."전 웃으며 말했죠 "우리는 단지 방금 시작했을 뿐이지만, 당신들에게 조금이라도 줄 수 있어요."
Güldüm ve dedim ki, "Ama daha yeni başladık, ufak bir şeyler sergileyebilirsiniz."Nevetve mondtam: "De mi még épp, hogy belefogtunk, csak egy kis darabkát adhatunk belőle."
Güldüm ve dedim ki, "Ama daha yeni başladık, ufak bir şeyler sergileyebilirsiniz."Risi e dissi: "Beh! Abbiamo appena iniziato, potreste averne solo una piccola parte."
Güldüm ve dedim ki, "Ama daha yeni başladık, ufak bir şeyler sergileyebilirsiniz."V smehu sem dejala, "Pravzaprav smo šele začeli, razstavimo lahko le malo."

İlgili Sayfalar