güldü ile cümle

güldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
-Buna ne ad takalım peki? -LOL (Laughing Out Loud/sesli güldüm)??איך אנחנו נקרא לזה ?LOL (צוחקים בקול רם)
-Buna ne ad takalım peki? -LOL (Laughing Out Loud/sesli güldüm)?ماذا سنسمي هذا؟ - ؟"LOL" -
-Buna ne ad takalım peki? -LOL (Laughing Out Loud/sesli güldüm)?笑い者だ
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.Ámulatba ejtő, hogy ezek a dolgok megmosolyogtathatnak, megnevettethetnek és néha sírásra fakaszthatnak.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.E' incredibile come queste cose ti possano far sorridere, ridere e a volte piangere.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.Erstaunlich wie einen diese Dinge zum Lächeln bringen, zum Lachen bringen, manchmal zum Weinen bringen.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.E uimitor cum aceste lucruri te fac să zâmbeşti, te fac să râzi sau câteodată te pot face să plângi.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.Het is verbazingwekkend hoe deze dingen je kunnen doen glimlachen, lachen, en soms ook huilen.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.Je úžasné jak ve vás dokáží tyto věci vykouzlit úsměv, rozesmát vás, někdy rozbrečet.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.어떻게 이런것들이 여러분을 미소짓고, 웃고 때로는 울게 만드는지는 정말 굉장합니다.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.To zadziwiające jak zabawne są te rzeczy, czasami doprowadzają nas do śmiech a czasami do płaczu.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.Изумително е как тези неща могат да те карат да се усмихваш, да те разсмиват, понякога да те разплакват.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.Это поразительно, как эти мелочи заставляют нас улыбаться, смеяться, иногда плакать.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.די מדהים לראות איך הדברים האלה גורמים לך לחייך, או לצחוק, ולעיתים גורמים לך לבכות.
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.إنها رائعة كيف يمكن لهذه الأشياء تجعلك تبتسم أو تضحك أو ربما تبكي في أوقات أخرى
Bunların insanı gülümsetebilme gücü inanılmaz güldürmesi, bazen ağlatabilmesi.涙したりするのを見ると 感動します この展覧会を通じて
Burada (hüzünlü veya güldürücü) duyguların da rolü vardır.Auch Emotionen (Sentimentalität oder Humor) spielten eine Rolle.
Burada (hüzünlü veya güldürücü) duyguların da rolü vardır.Hakijat voivat sen jälkeen toimittaa hanke-ehdotuksensa ohjelman sihteeristölle Kyustendiliin.
Burada (hüzünlü veya güldürücü) duyguların da rolü vardır.Les émotions (sentiments ou humour) ont également leur rôle à jouer.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da. Bu bedava.Kita bisa gunakan untuk saling menghibur, dan kita pasti akan lakukan itu dan tetap gratis
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.Chúng ta có thể dùng nó để tán dương nhau, và chúng ta sẽ làm thế.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.Használhatjuk egymás szórakoztatására, és ebben jók vagyunk.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.그것을 서로를 웃기는 일에 쓸 수 있죠. 아마 그렇게 할 것입니다.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.Môžeme ich využiť k vzájomnému pobaveniu, a k tomu i smerujeme.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.Możemy się w tym czasie nawzajem rozśmieszać.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.Můžeme ho použít k tomu, že budem jeden druhého bavit a to také uděláme.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.Nós podemos utilizá-las para fazermo-nos rir uns aos outros, e iremos fazê-lo.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.On peut les utiliser pour se faire marrer les uns les autres, et c'est ce qu'on va faire.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.Podemos usarlas para potenciarnos mutuamente, y lo vamos a hacer.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.Possiamo usarle per crepare di risate tra noi, e lo faremo.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.Putem să-l folosim ca să ne distrăm, și vom face asta.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.We kunnen dat gebruiken om elkaar kapot te maken, en dat zullen we doen.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.Wir können uns damit gegenseitig unterhalten, und das werden wir auch tun.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.Μπορούμε να τις διαθέσουμε για να ξεκαρδιζόμαστε στα γέλια, και όντως θα το κάνουμε.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.Ми можемо витрачати його на те, щоб прославляти один одного, і це ми робитимемо.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.Можем да ги използваме да се забавляваме и ние ще правим това.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.Мы можем потратить их на то, чтобы превозносить друг друга, и так мы и будем делать, -
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.אנו יכולים להשתמש בהן כדי לשבור האחד את השני ואנחנו עומדים לעשות זאת.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.يمكننا أن نستفيد منها في أن نسعد بعضنا بعضًا، وسنفعل ذلك.
Bu süreyi birbirimizi güldürmeye harcayabiliriz, bunu yapacağız da.何もしなければそうなります
Çok endişeli" diye güldü.A fost el foarte îngrijorat" Eu chuckled.
Çok endişeli" diye güldü.- Bol veľmi znepokojený" Ja sa zasmial.
Çok endişeli" diye güldü.- Byl velmi znepokojen" Já se zasmál.
Çok endişeli" diye güldü.Dia sangat khawatir" Aku tertawa.
Çok endişeli" diye güldü.- Était-il très inquiet" J'ai ri.
Çok endişeli" diye güldü.- Han var mycket orolig" Jag skrattade.
Çok endişeli" diye güldü.- Je bil zelo zaskrbljen," sem zarežal.
Çok endişeli" diye güldü.Var han meget bekymret" Jeg grinede.
Çok endişeli" diye güldü.Was hij erg bezorgd" Ik grinnikte.
Çok endişeli" diye güldü.- Він був дуже стурбований" Я посміхнувся.
Çok endişeli" diye güldü.- Он был очень обеспокоен" Я усмехнулся.
Diğer öğretmenlere çok güldü ve ilan panosuna astı. kahkahalarA râs copios de ceilalţi profesori şi l-a pus sus la afişier. (Râsete)
Diğer öğretmenlere çok güldü ve ilan panosuna astı. kahkahalarDia menertawakan guru-guru lain dan memasangnya di papan pengumuman. (Tertawa)
Diğer öğretmenlere çok güldü ve ilan panosuna astı. kahkahalarEr amüsierte sich wunderbar über die anderen Lehrer und hängte es ans Schwarze Brett. (Lachen)
Diğer öğretmenlere çok güldü ve ilan panosuna astı. kahkahalarHij moest eens goed lachen met de andere leraren en plaatste het op het mededelingsbord. (Gelach)
Diğer öğretmenlere çok güldü ve ilan panosuna astı. kahkahalarIl a bien ri avec les autres enseignants et l'a mis sur le panneau d'affichage. (Rires)
Diğer öğretmenlere çok güldü ve ilan panosuna astı. kahkahalarJót nevetett a többi tanáron és kirakta az üzenőfalra. (Nevetés)
Diğer öğretmenlere çok güldü ve ilan panosuna astı. kahkahalar그는 다른 선생님들 그림을 보고 크게 웃으시고 나서, 그 콜라주를 알림판에 붙여놓았습니다. (웃음)
Diğer öğretmenlere çok güldü ve ilan panosuna astı. kahkahalarNieźle się uśmiał z innych nauczycieli i umieścił to na tablicy ogłoszeń. (Śmiech)
Diğer öğretmenlere çok güldü ve ilan panosuna astı. kahkahalarSe rió mucho de los otros profesores y lo puso arriba en la cartelera. (Risas)

İlgili Sayfalar