gülüyor ile cümle
gülüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?이 방에 있는 얼마나 많은 분들이 하루에 20번 이상 미소를 짓습니까?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Berapa banyak orang di ruangan ini yang tersenyum lebih dari 20 kali per hari?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Câți oameni din sală zâmbesc mai mult de 20 de ori pe zi?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Có bao nhiêu người trong khán phòng này cười trên 20 lần một ngày?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Combien de personnes dans cette salle sourient plus de 20 fois par jour ?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?¿Cuántas personas aquí en la sala sonríen más de 20 veces por día?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Ebben a teremben hányan mosolyognak naponta több mint 20 alkalommal?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Hoeveel mensen hier in deze kamer glimlachen vaker dan 20 keer per dag?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Hur många i det här rummet ler mer än 20 gånger per dag?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Hvor mange her i lokalet smiler mere end 20 gange om dagen?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Jak dużo osób w tym pomieszczeniu uśmiecha się więcej niż 20 razy dziennie?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Kolik lidí v této místnosti se usmívá více než 20 krát za den?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Koliko ljudi v tej dvorani se nasmehne več kot 20 krat dnevno?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Koľko ľudí v tejto miestnosti sa usmeje viac ako 20-krát za deň?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Kuinka moni tässä salissa hymyilee yli 20 kertaa päivässä?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Quantas pessoas, aqui, nesta sala, sorriem mais de 20 vezes por dia?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Quante persone in questa sala sorridono più di 20 volte al giorno?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Wie viele Menschen hier im Zimmer lächeln häufiger als 20 Mal pro Tag?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Πόσοι άνθρωποι εδώ σε αυτήν την αίθουσα χαμογελούν πάνω από 20 φορές την ημέρα;
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Колко от вас тук се усмихват повече от 20 пъти на ден?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Скільки людей в цьому залі посміхаються більше 20 разів на день?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?Сколько присутствующих в этом зале улыбаются чаще 20 раз в день?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?כמה אנשים באולם הזה מחייכים יותר מ 20 פעם ביום?
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?كم من الاشخاص هنا يبتسم اكثر من 20 مرة في اليوم ؟
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?手を挙げてください けっこういらっしゃいますね
Bu salondaki kaç kişi günde 20 defadan daha fazla gülüyor?響呢度有幾多人會 一日笑超過20次?
Bu şimdiye kadar ve, hayatımda kendimi buldum bana başladığını bunun düşünüldü şimdi gülüyor.Het was de gedachte dat begon me lachen zojuist.
Bu şimdiye kadar ve, hayatımda kendimi buldum bana başladığını bunun düşünüldü şimdi gülüyor.이는 내가, 그리고 내 인생에 내 자신을 발견 그것은 나를 시작되는 그것의 생각했습니다 지금 웃음.
Bu şimdiye kadar ve, hayatımda kendimi buldum bana başladığını bunun düşünüldü şimdi gülüyor.אשר אני פעם מצאתי את עצמי בחיים שלי, זה היה המחשבה על כך כי התחיל לי צוחק עכשיו.
Bu şimdiye kadar ve, hayatımda kendimi buldum bana başladığını bunun düşünüldü şimdi gülüyor.التي وجدت نفسي من أي وقت مضى في حياتي ، و وكان يعتقد أنه من بدأ لي يضحك الآن فقط.
Bu şimdiye kadar ve, hayatımda kendimi buldum bana başladığını bunun düşünüldü şimdi gülüyor.それは私を始めたそれ考えられていた 今笑って。
" Bu tabloda o tablolarda olan şey var mı? " [gülüyor]"Ce n'è qui un po di quello o no?" [RISATA]
" Bu tabloda o tablolarda olan şey var mı? " [gülüyor]"Hat es etwas von der Ausstellung im Museum abbekommen oder nicht?"[GELÄCHTER]
" Bu tabloda o tablolarda olan şey var mı? " [gülüyor]"Isto tem algo daquilo ou não?" [RISOS]
" Bu tabloda o tablolarda olan şey var mı? " [gülüyor]"Không có bất kỳ điều đó hay không?" [CƯỜI]
" Bu tabloda o tablolarda olan şey var mı? " [gülüyor]" 거기에 이것중 어느것이 있나요 아님 없나요? " 라고 말할 수 있었다. (웃음)
" Bu tabloda o tablolarda olan şey var mı? " [gülüyor]Pour pouvoir regarder mon travail et me demander: "Est-ce que ça a quelque chose de cela ou pas?" [il rit]
" Bu tabloda o tablolarda olan şey var mı? " [gülüyor]"Tiene esto algo de aquello o no?"[RISAS]
" Bu tabloda o tablolarda olan şey var mı? " [gülüyor]"Есть ли в ней хоть частица этого?" (Смеётся.)
" Bu tabloda o tablolarda olan şey var mı? " [gülüyor]"יש לו את זה או לא?" [צוחק]
[daha fazla gülüyorlar]Ahh?
[daha fazla gülüyorlar][Опять взрывается смехом]
[daha fazla gülüyorlar][смях] [смях]
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.그 책임자는 소리내서 웃었어요. 당시 저는 고작 17살의 소년이었으니까요.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Dia hanya tertawa. Saya baru 17 tahun. Hanya seorang bocah.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Ei bine, a început să râdă. Aveam 17 ani. Eram un copil.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Ele riu-se. Eu tinha 17 anos. Era um miúdo.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Er lachte. Ich war 17 Jahre alt - ein Kind.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Et bien il m'a ri au nez. J'avais 17 ans.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Ha riso. Avevo 17 anni. Ero un ragazzo.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Hij moest lachen, want ik was maar een jongen van 17.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Kierownik się śmiał. Miałem 17 lat. Byłem dzieckiem.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Nos, nevetett. 17 éves voltam, még kölyök.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Ông ấy đã cười. Lúc ấy tôi mới 17 tuổi. Tôi còn là một đứa trẻ.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Pues bien, le hice reír. Tenía 17 años. Era un muchacho.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Smál se mi. Bylo mi 17. Byl jsem dítě.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Γέλαγε. Ήμουν 17 ετών. Ήμουν παιδί.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Він посміявся з мене. Мені було 17. Я був дитиною.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Ну, он посмеялся. Мне было 17. Я был ребёнком.
Doğrusu ben bunları söylerken gülüyordu, 17 yaşındaydım, henüz çocuktum.Той започна да се смее. Бях на 17, още дете.