gülün ile cümle
gülün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.الطريقة التي نصور الشعب العمال في التلفزيون، إنه مضحك.
Çalışan insanları televizyonda gösterme biçimimiz -- gülünç.笑いものになった 配管工はいつも100キロを超える巨漢として描かれる
CA: Peki rüzgar gülünü neyden yaptın?C: 그리고 무얼 사용해서 풍차를 만들었죠?
CA: Peki rüzgar gülünü neyden yaptın?Și din ce ai construit moara de vânt?
CA: Peki rüzgar gülünü neyden yaptın?Welke materialen gebruikte je?
CA: Peki rüzgar gülünü neyden yaptın?כ.א.: וממה בנית את טחנת הרוח?
CA: Peki rüzgar gülünü neyden yaptın?ك.أ.: ومما صنعت الطاحونة؟
CA: Peki rüzgar gülünü neyden yaptın?つまりどんな材料で?
Cidden çok gülünç.Dia sangat gembira
Cidden çok gülünç.E' completamente esilarante.
Cidden çok gülünç.E complet hilar.
Cidden çok gülünç.Er ist völlig urkomisch.
Cidden çok gülünç.Il est complètement hilarant.
Cidden çok gülünç.Jest zabawny.
Cidden çok gülünç.Είναι πραγματικά αστείος.
Cidden çok gülünç.Он смешон
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.Byli tacy weseli, a ja cieszyłam się razem z nimi.
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.Deveniseră atât de amuzanți, dar eram fericită pentru ei.
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.Diventavano così divertenti, ma io ero felice per loro.
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.Họ trở nên dị hợm, nhưng tôi lại vui cho họ.
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.Ils étaient si heureux, mais j'étais contente pour eux.
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.그들은 매우 우스웠지만 저는 그들 때문에 행복했어요.
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.Parecían divertidísimos, pero me alegraba por ellos
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.Ze werden zo enorm vrolijk, maar ik was blij voor ze.
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.Они были так веселы, но я была счастлива за них.
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.Станаха толкова смешни, но бях щастлива за тях.
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.הם הפכו להיות מגוחכים כל כך, אבל אני שמחתי בשמחתם.
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.لقد كانوا مضحكين جدًا لكنني سعيدة لأجلهم
Çok gülünç geldiler bana, ama onlar için mutluydum.何かを勝ち取る事が出来たのだから
Dik açı olunca yazabiliyorlar çünkü o gülünç kısaltma oluşmuyor.AAS라고 정의할 수 있습니다. 이제 직각이라고 쓸 수 있기 때문이죠.
Dik açı olunca yazabiliyorlar çünkü o gülünç kısaltma oluşmuyor.كمثلث مطابق ويمكنهم فعل ذلك لأنه الآن قد كتب مثلث قائم. اذاً لم يشكل اختصار محرج
Eğer rakibin vazgeçmiyorsa,söylediklerin daha fazla gülünç oluyor, kim düşünebilir ki.les plus ridicules que tu puisses dire, auquels tu puisses penser, qui fassent abandonner l'adversaire.
Erdoğan'ın Sırbistan Ziyaretinde İstemeden Ortaya Çıkan Gülünç SonuçlarInesperadas cómicas consecuencias de la vista oficial del presidente turco Erdogan a Serbia
Erdoğan'ın Sırbistan Ziyaretinde İstemeden Ortaya Çıkan Gülünç SonuçlarLes moments de comique involontaire de la visite officielle du président turc Erdogan en Serbie
Erdoğan'ın Sırbistan Ziyaretinde İstemeden Ortaya Çıkan Gülünç SonuçlarResultados cômicos e não desejados da visita oficial do presidente da Turquia, Recep Erdogan, à Sérvia
Eserin ismi 'Demirci Ocağı'. Bazı sanat tarihçileri bu resmin gülünç olduğunu düşünüyorlar.E' La Fucina di Vulcano, definita da alcuni storici dell'arte come una pittura burlesca.
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Áno, ale rastú rozumným tempom," povedal Plch: "nie je v tom, že smiešne spôsobom. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Ano, ale rostou rozumným tempem," řekl Plch: "není v tom, že směšné způsobem. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Có, nhưng tôi phát triển với một tốc độ hợp lý, giống chuột nưa sóc:" không trong đó vô lý thời trang. '
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Da, dar eu cresc intr-un ritm rezonabil", a spus alunarilor: "nu în faptul că ridicol moda. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Da, vendar bom velik za primerno hitrostjo," je dejal polharsko: "ne v tej smešno mode. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Igen, de növekszik ésszerű lépést, mondta a Mormota:" nem az, hogy nevetséges divat. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. ''예,하지만 합리적인 속도로 성장,'이 잠꾸러기는 말했다 : '하지 않는 것이 우스 꽝 in 패션.
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. ''Ja, maar ik groeien in een redelijk tempo, "zei de Zevenslaper:' niet in die belachelijke mode. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Ja, men jag växa i rimlig takt, sade Dormouse:" inte i det löjliga sätt. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. ''Ja, men jeg bliver i et passende tempo, "sagde syvsoveren:' ikke i, at latterlige mode. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Kyllä, mutta kasvaa kohtuullista vauhtia," sanoi pähkinähiiri: "ei sitä naurettavana muoti. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Oui, mais je croître à un rythme raisonnable, dit le Loir:" pas dans cette ridicule la mode. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. ''Sì, ma io crescere a un ritmo ragionevole,' ha detto il Ghiro: 'non in quel ridicolo moda. '
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Sim, mas eu crescer a um ritmo razoável", disse o Leirão: "não na medida em que ridículo moda. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '-Sí, pero yo crezco a un ritmo razonable-dijo el Lirón: "no en el ridículo la moda. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Tak, ale rozwijać się w rozsądnym tempie, powiedział Dormouse:" nie, że śmieszne mody ".
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Ya, tapi aku tumbuh dengan kecepatan yang wajar," kata Dormouse itu: "tidak dalam konyol mode. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Ναι, αλλά αυξάνονται με ένα λογικό ρυθμό," είπε ο Τυφλοπόντικας: "Δεν σε αυτό το γελοίο μόδα ".
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Да, но аз растат по-разумни темпове," каза сънливец: "не в това нелепо мода. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Да, но я расти разумными темпами, сказал Соня:" не в том, что смешно моде ".
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"Так, але я рости розумними темпами, сказав Соня:" не в тому, що смішно моді ".
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"כן, אבל אני לצמוח בקצב סביר," אמר נמנמן: "לא זה מגוחך אופנה. "
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. '"نعم ، لكنني تنمو بوتيرة معقولة" ، وقال الزغبة : "ليس في هذا سخيف أزياء ".
'Evet, ama makul bir hızda büyüyecek,' Fındık faresi, şunları söyledi: 'gülünç değil moda. 'ファッション。" そして、彼は非常に不機嫌な顔をして立ち上がると、コートの反対側に渡った。