gülümsedi ile cümle
gülümsedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bana neden gülümsediğimi sordu.Tom asked me why I was smiling.
Tom gülümsediği zaman çok çekici.Tom is very charming when he smiles.
Tom özür dilercesine gülümsedi.Tom smiled apologetically.
Tom izleyicilere gülümsedi ve eğilerek selam verdi.Tom smiled at the audience and took a bow.
Tom sempatik olarak gülümsedi.Tom smiled sympathetically.
Tom Mary'nin onu öpmek üzere olduğunu farkettiğinde gülümsedi.Tom smiled when he realized Mary was about to kiss him.
Tom Mary'nin kulağına bir şeyler fısıldadı ve o gülümsedi.Tom whispered something into Mary's ear and she smiled.
O çok gülümsedi ama Japonca konuşamıyordu.She smiled a lot but she could not speak Japanese.
Küçük kız bana gülümsedi.The little girl has smiled to me.
Kızlardan birisi Tom'a gülümsedi.One of the girls smiled at Tom.
Kız durdu ve gülümsedi; genç adam durdu ve içini çekti.The girl paused and smiled; the young man paused and sighed.
Sen gülümsediğinde ben mutluyum.When you smile, I am happy.
Kız doğum günü hediyesini açtı ve gülümsedi.The girl opened up her birthday present and smiled.
Tom bana gülümsedi.Tom smiled at me.
Üç adam'ın hepsi gülümsedi.All three men smiled.
Adamların üçü de gülümsedi.All three men smiled.
Onlara gülümsedim ve el salladım.I smiled and waved at them.
İki kızdan biri Tom'a gülümsedi.One of the two girls smiled at Tom.
Tom sadece Mary'ye baktı ve gülümsedi.Tom just looked at Mary and smiled.
Tom bile gülümsedi.Even Tom smiled.
O yaşlı kadın kız torununa gülümsedi.That old woman smiled at her granddaughter.
Ben ona gülümsedim ve o geri gülümsedi.I smiled at her and she smiled back.
Tom Mary'ye gülümsedi ve Mary de geri gülümsedi.Tom smiled at Mary and she smiled back.
Tom Mary'nin John'a gülümsediğini gördü.Tom saw Mary smiling at John.
Gülümsedim ve mutluymuşum gibi davrandım.I smiled and pretended I was happy.
Tom geriye baktı ve Mary'ye gülümsedi.Tom looked back and smiled at Mary.
Onun en son ne zaman gülümsediğini gördüğümü hatırlayamıyorum.I can't remember when was the last time I've seen her smile.
Tom margaritasından bir yudum aldı ve gülümsedi.Tom took a sip of his margarita and smiled.
Ben gülümsedim.I smiled.
Tom gülümsedi ve başını salladı.Tom smiled and nodded.
Tom arkasına yaslandı ve gülümsedi.Tom leaned back and smiled.
Tom kartlarına baktı ve gülümsedi.Tom looked at his cards and smiled.
Tom da gülümsedi.Tom also smiled.
Kendi kendime gülümsedim.I smiled to myself.
Tom geri gülümsedi.Tom smiled back.
Tom bana gülümsedi ve biz konuşmaya başladık.Tom smiled at me and we began to talk.
Tom otururken gülümsedi.Tom smiled as he took his seat.
Tom candan gülümsedi.Tom smiled amiably.
Tom rahatsızca gülümsedi ve güldü.Tom smiled and laughed uncomfortably.
Tom rahatsız edici bir şekilde gülümsedi.Tom smiled uncomfortably.
Tom gönülsüzce gülümsedi.Tom smiled halfheartedly.
Tom beceriksizce gülümsedi.Tom smiled awkwardly.
Tom içten gülümsedi.Tom smiled inwardly.
Tom kibarca gülümsedi.Tom smiled politely.
Tom cesaretle gülümsedi.Tom smiled bravely.
Tom minnettar olarak gülümsedi.Tom smiled appreciatively.
Tom kısaca gülümsedi.Tom smiled briefly.
Tom hayranlıkla gülümsedi.Tom smiled admiringly.
Tom onaylayarak gülümsedi.Tom smiled approvingly.
Tom suçlu bir biçimde gülümsedi.Tom smiled guiltily.
Tom şüpheci bir şekilde gülümsedi.Tom smiled skeptically.
Tom umutla gülümsedi.Tom smiled hopefully.
Tom minnetle gülümsedi.Tom smiled gratefully.
Tom saygılı bir biçimde gülümsedi.Tom smiled thoughtfully.
Tom samimi bir şekilde gülümsedi.Tom smiled warmly.
Tom hevesle gülümsedi.Tom smiled eagerly.
Tom çaresizce gülümsedi.Tom smiled helplessly.
Tom hafifçe gülümsedi.Tom smiled slightly.
Tom muzaffer bir şekilde gülümsedi.Tom smiled triumphantly.
Tom tereddütle gülümsedi.Tom smiled hesitantly.