gülümsedi ile cümle
gülümsedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
-Herkesin gülümsediğini göreceğiz.-Όλοι θα χαμογελούν.
-Herkesin gülümsediğini göreceğiz.- Все будут нам улыбаться.
Her zaman gülümsediğim gibi.Comme à mon habitude.
Her zaman gülümsediğim gibi.Önmagamat adtam.
Her zaman gülümsediğim gibi.Ήμουν έτσι ακριβώς όπως είμαι συνήθως.
Her zaman gülümsediğim gibi.لقد تصرفت كالعادة
"Jeeves babadan gülümsedi.Jeeves dari ayah.
"Jeeves babadan gülümsedi."Jeeves glimlachte vaderlijk.
"Jeeves babadan gülümsedi."Jeeves hymyili paternally.
"Jeeves babadan gülümsedi."Jeeves lächelte väterlich.
"Jeeves babadan gülümsedi."Jeeves log faderligt.
"Jeeves babadan gülümsedi."Jeeves mosolygott apai.
"Jeeves babadan gülümsedi."Jeeves nasmehnil paternally.
"Jeeves babadan gülümsedi."Jeeves는 paternally 미소를 지었다.
"Jeeves babadan gülümsedi."Jeeves smilede faderligt.
"Jeeves babadan gülümsedi."Jeeves sorriso paterno.
"Jeeves babadan gülümsedi."Jeeves sourit paternellement.
"Jeeves babadan gülümsedi."Jeeves uśmiechnął się po ojcowsku.
"Jeeves babadan gülümsedi."Jeeves χαμογέλασε πατρικά.
"Jeeves babadan gülümsedi."Jeeves отечески се усмихна.
"Jeeves babadan gülümsedi."Usmál se otcovsky Jeeves.
"Jeeves babadan gülümsedi."Usmial sa otcovsky Jeeves.
"Jeeves babadan gülümsedi.Zîmbi părinteşte.
"Jeeves babadan gülümsedi."Дживс посміхнувся батьківськи.
"Jeeves babadan gülümsedi."Дживс улыбнулся отечески.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Cînd li se muia inima, le zîmbeam. şi nu puteau izgoni seninătatea de pe fruntea mea.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Cuando me reía con ellos, ¡no lo creían! No dejaban decaer la luz de mi rostro
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Eu lhes sorria quando não tinham confiança; e não desprezavam a luz do meu rosto;
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Ha rájok mosolyogtam, nem bizakodtak el, és arczom derüjét nem sötétíték be.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Je leur souriais quand ils perdaient courage, Et l`on ne pouvait chasser la sérénité de mon front.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Jeźlim żartował z nimi, nie wierzyli, a powagi twarzy mojej nie odrzucali.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.그들이 의지 없을 때에 내가 함소하여 동정하면 그들이 나의 얼굴 빛을 무색하게 아니하였었느니라
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Kutersenyum kepada mereka ketika mereka putus asa; air mukaku yang bahagia menambah semangat mereka
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Minä hymyilin heille, kun he olivat toivottomat, ja minun kasvojeni loistaessa eivät he synkiksi jääneet.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Mistrøstige smilte jeg til, mit Åsyns Lys fik de ej til at svinde.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.När de misströstade, log jag emot dem, och mitt ansiktes klarhet kunde de icke förmörka.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Når de var motløse, smilte jeg til dem, og mitt åsyns lys kunde de ikke formørke.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Se a loro sorridevo, non osavano crederlo, né turbavano la serenità del mio volto
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Smial som sa na nich žartujúc, neverili a nedali padnúť svetlu mojej tvári.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Tôi mỉm cười với chúng , khi chúng bị ngã_lòng ; Họ chẳng hề làm rối nét_mặt bình tịnh tôi được .
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Tôi mỉm cười với chúng, khi chúng bị ngã lòng; Họ chẳng hề làm rối nét mặt bình tịnh tôi được.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Žertoval-li jsem s nimi, nevěřili; pročež u vážnosti mne míti neoblevovali.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Εγελων προς αυτους, και δεν επιστευον και την φαιδροτητα του προσωπου μου δεν αφινον να πεση.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Бывало, улыбнусь им – они не верят; и света лица моего они не помрачали.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.Усмихвах се на тях, когато бяха в отчаяние; И те не можаха да потъмнеят* светлостта на лицето ми.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.אשחק אלהם לא יאמינו ואור פני לא יפילון׃
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.ان ضحكت عليم لم يصدقوا ونور وجهي لم يعبسوا.
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.他 們 不 敢 自 信 、 我 就 向 他 們 含 笑 . 他 們 不 使 我 臉 上 的 光 改 變
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.他 們 不 敢 自信 、 我 就 向 他們含笑 . 他 們 不 使 我 臉上 的 光 改變
Kraliçe gülümsedi ve geçti.A királynő elmosolyodott, és továbbment.
Kraliçe gülümsedi ve geçti.A Rainha sorriu e passou adiante.
Kraliçe gülümsedi ve geçti.De Koningin glimlachte en doorgegeven.
Kraliçe gülümsedi ve geçti.Die Königin lächelte und ging weiter.
Kraliçe gülümsedi ve geçti.Dronningen smilede og gik videre.
Kraliçe gülümsedi ve geçti.Drottningen log och gick vidare.
Kraliçe gülümsedi ve geçti. 'Kiminle konuşuyorsun?' Kral dedi여왕은 미소를 전달. '당신이 누구와 얘기하는 거죠?'왕이라고 말했다
Kraliçe gülümsedi ve geçti. 'Kiminle konuşuyorsun?' Kral dediהמלכה חייכה עברו. 'מי אתה מדבר? "אמר המלך,
Kraliçe gülümsedi ve geçti. 'Kiminle konuşuyorsun?' Kral dediابتسمت الملكة ومرت عليها. "من أنت تتحدث إلى؟" وقال الملك ،
Kraliçe gülümsedi ve geçti. 'Kiminle konuşuyorsun?' Kral dediアリスに上昇して、そして偉大な好奇心を持って猫の頭を見て。
Kraliçe gülümsedi ve geçti.Kraljica se je nasmehnil in ga posredoval naprej.