gülü ile cümle

gülü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Tapi kalau kamu meniduri seekor kambing ... " (Tawa)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Και πας και πηδάς μια κατσίκα..." (Γέλια)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Но веднъж да изчукаш една коза..." (Смях)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)Но стоит тебе трахнуть одну козу..." (Смех)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)אבל פעם אחת זיינתי עז..." [צחוק]
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)لكن تنكح نعجة واحدة .." (ضحك)
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)(笑) 物語を語ること—
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Aber das verhindert nicht, dass beide völlig falsch sind.
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Ale nie oznacza to, że obie nie mogą być całkowicie fałszywe. (Śmiech)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Ale to jim nebrání v tom, aby byly obě naprosto mylné. (Smích)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Dar asta nu le împiedică pe ambele să fie complet false. (Râsete).
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)De ez nem akadálya annak, hogy teljesen hamisak legyenek. (Nevetés)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)하지만 그렇다고 두 사실 모두를 완전히 틀린 것으로 간주해서는 안 됩니다. (웃음)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Maar dat weerhoudt hen niet om allebei volslagen verkeerd te zijn. (Gelach)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Mais ça ne les empêche pas d'être toutes les deux complètement fausses. (Rires)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Ma questo non impedisce ad entrambe di essere completamente false. (Risate)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Mas isso não impede que ambas sejam totalmente falsas. (Risos)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Nhưng điều này không có nghĩa là cả hai không hoàn toàn sai (Tiếng cười)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Pero eso no las libra a ambas de ser completamente falsas. (Risas)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)To ale nebráni tomu, aby boli obe tieto myšlienky totálne nepravdivé. (smiech)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Αλλά αυτό δεν εμποδίζει και τα δύο στο να είναι ΕΝΤΕΛΩΣ ΕΣΦΑΛΜΕΝΑ.
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Но това не им пречи да бъдат и двете абсолютно погрешни. (Смях)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)Хотя это абсолютно не значит, что обе эти мысли не могут быть в корне неверны. (смех)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)אבל זה לא מפריע לשניהם להיות לגמרי לא נכונים. (צחוק)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)ولكن لا يمنع أن يكونا الأمرين زائفين بشكل كلي. (ضحك)
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)(笑) どちらも間違っています
Ama bu, karşılıklı bir konuşma başlatıyor. (Gülüşmeler)Dar se porneşte o discuţie.
Ama bu, karşılıklı bir konuşma başlatıyor. (Gülüşmeler)ولكنها تشعل النقاش.(ضحك)
Ama bu, karşılıklı bir konuşma başlatıyor. (Gülüşmeler)私たちがこれに取り組んでいるのは ヒマだからではありません (笑)
Ama burada -- ve -- kamerayı her şeyi görüyor mu? Hayır. (Gülüşmeler)Siis -- mutta tässä -- ja -- paljastaako kamera liikaa?
Ama bu resmi göstermemin nedeni burada onun sorunu çözmek üzere olduğunu görebilmeniz. (Gülüşmeler)Ο λόγος όμως που θέλω να σας τη δείξω είναι γιατί πρόκειται να λύσει αυτό το πρόβλημα.
Ama enerjiyi takdir etmedim değil, bunu söyleyeyim. (Gülüşmeler)Maar ik waardeer de energie die het gaf.
Ama enerjiyi takdir etmedim değil, bunu söyleyeyim. (Gülüşmeler)Tôi sẽ nói thế (Cười)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Ano, je to špatně, ale když předpokládáme, že to je správně..." (Smích)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Da e greșită, dar presupunând că ar fi corectă..." (Râsete)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Igen, ez hamis, de tegyük fel, hogy igaz." (Nevetés)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Ja, det er forkert men hvis nu det var rigtigt..." (latter)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Ja, es stimmt nicht, aber angenommen, es würde stimmen, dann ..." (Gelächter)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)그게 맞는다고 가정하면..." (웃음)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Oui c'est faux, mais supposons que ce soit vrai..." (Rires)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Sí, está mal, pero suponiendo que esté bien..." (Risas)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Sim está errado, mas vamos supor que estava certo..." (Risos)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)"Ναι, είναι λάθος, αλλά υποθέτοντας ότι είναι σωστό..." (Γέλια)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)אבל בהנחה שזה נכון..." (צחוק)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)و لكن على فرض انه صحيح ..." (ضحك)
"ama farz edelim ki doğru ... " (Gülüşmeler)(会場: 笑い声) 彼らに残された唯一の選択肢は
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Ale opravdový úsměv se skrývá v očích, ve vráskách okolo očí.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Ale prawdziwy uśmiech jest w oczach, w zmarszczkach.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Dar zâmbetul sincer se vede în cutele din jurul ochilor.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.De az igazi mosoly a szemekben rejlik, a szarkalábakban.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.하지만 진짜 미소는 눈에, 눈가의 까마귀발이라는 주름에 있습니다
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Maar de echte glimlach is in de ogen, de kraaienpootjes.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Ma il vero sorriso è negli occhi, nelle 'zampe di gallina'.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Mais le vrai sourire est dans les yeux, les pattes d'oie des yeux.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Mas o sorriso real é nos olhos, nos pés de galinha dos olhos.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Men det rigtige smil er i øjnene, øjnenes kragetæer.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Men det riktiga leendet sitter i ögonen, kråkfötterna vid ögonen.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Namun senyuman sebenarnya ada di mata.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Nhưng nụ cười thực sự trong mắt, những nếp nhăn quanh khóe mắt.
Ama gerçek gülümseme gözlerdedir, göz kenarındaki kırışıklıktadır.Skutočný úsmev je však v očiach, v mimických vráskach.

İlgili Sayfalar