gülü ile cümle
gülü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)وكنت أرسم محاولة ان اجمع عائلتي .. (ضحك)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)(パパとママのために 一緒に来てあげたの) 一緒に笑いたくて描いていたのです
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.이게 진짜 행복한 미소인지, 썩소인지, 당황스런 미소인지 알수가 없다는 거죠.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.Nó không thể nhận biết một nụ cười mỉa mai, hay một nụ cười hạnh phúc, hoặc một nụ cười chán nản.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.No reconoce una risa irónica o una sonrisa feliz, o una sonrisa frustrada.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.Nu recunoaşte un zâmbet ironic, un zâmbet vesel, sau unul frustrat.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.Δεν αναγνωρίζει ένα ειρωνικό χαμόγελο, ή ένα χαμόγελο ευτυχίας ή ένα χαμόγελο απογοήτευσης.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.Не разпознава иронична усмивка или щастлива усмивка, или объркана усмивка.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.Не распознавалась ироническая улыбка или счастливая улыбка, или разочарованная улыбка.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.Не розпізнавалась іронічна усмішка чи щаслива усмішка, чи усмішка розчарування.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.או חיוך מתוסכל. כך שזה לקח את האנשים לדחוף את זה לכיוון כזה או אחר.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.ولا فرق بين ابتسامة ساخرة ، أو ابتسامة سعيدة ، أو إبتسامة محبطة .
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.判断できないのです ですからここは人間がある意味機械の道しるべをする必要がありました
Alberto Giacometti'nin (Gülüşmeler)Het jaar dat Alberto Giacometti... (Gelach) ...
Alberto Giacometti'nin (Gülüşmeler)알베르토 지아코메티가, (웃음)
Alberto Giacometti'nin (Gülüşmeler)L'année où Alberto Giacometti (Rires)
Alberto Giacometti'nin (Gülüşmeler) "Sabahın Dördünde Saray"ı yaptığı yıl.L'anno in cui Alberto Giacometti (Risate) realizzò "Palazzo alle quattro del mattino".
Alberto Giacometti'nin (Gülüşmeler) "Sabahın Dördünde Saray"ı yaptığı yıl.Tahun di mana Alberto Giacometti (Tawa) membuat "Istana pada jam empat pagi."
Alberto Giacometti'nin (Gülüşmeler)השנה בה אלברטו ג'יאקומוטי (צחוק)
Alberto Giacometti'nin (Gülüşmeler)في السنة التي البيرتو جياكوميتي (ضحك)
Alberto Giacometti'nin (Gülüşmeler)(笑い)
Al Gore: Hem de nasıl, bilemezsiniz. (Gülüşmeler.)- Du har inte en aning.
Al Gore: Hem de nasıl, bilemezsiniz. (Gülüşmeler.)クリス:あなたの党の
Alice düşündüm, ama bir kedi olmadan bir gülümsemeyle!E 'la cosa più curiosa che io abbia mai visto in
Alice düşündüm, ama bir kedi olmadan bir gülümsemeyle!앨리스 생각; '하지만, 고양이가없는 미소! 그것은 내가 본 중 가장 호기심 일이
Alice düşündüm, ama bir kedi olmadan bir gülümsemeyle!חשבה אליס, "אבל חיוך בלי חתול! זה הדבר המוזר ביותר שראיתי
Alice düşündüm, ama bir kedi olmadan bir gülümsemeyle!أليس الفكر ؛ 'ولكن من دون ابتسامة القط! انها الشيء الأكثر الغريب رأيت من أي وقت مضى في
Alice düşündüm, ama bir kedi olmadan bir gülümsemeyle!私の人生!"
Alınacak ders: bir daha deneme." (Gülüyorlar)N'essaye même pas" (Rires)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Aplausos)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Aplausos) (Risas)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Aplauze) (Rasete)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Aplauze) (Râsete)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Aplauz) (Śmiech)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Aplodeja) (Naurua)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Applåder) (Skratt)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Applaudissements) (Rires)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(applaus) (gelach)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Applaus) (Gelach)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Applaus) (Gelächter)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Applausi) (Risate)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Applaus) (Lacht)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Beifall) (Lacht)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Bifald) (Latter)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Brawa) (Śmiech)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Brawa) (Śmieje się)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)Er sagt: "Ich dachte Sie wären mein Fahrer." (Lachen)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Khán giả vỗ tay) (Khán giả cười)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(박수 갈채) (웃음)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(박수) (웃음)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Palmas isoladas) (Risos)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(potlesk) (smích)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Potlesk) (Smích)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(potlesk) (smiech)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Potlesk) (Smiech)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Risas) (Risas)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Taps) (Nevetés)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Tepuk tangan) (Tawa)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(tiếng vỗ tay) (Tiếng cười)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Vỗ tay) (Cười)