gülü ile cümle

gülü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çok ciddidir ve kolay kolay gülümsemez.Könnyű, erős, de rugalmas és nehezen törik.
Görünüşleri gülünç ve peltek dillidirler.A hatásai vékonyak és laposak.
Adnan Tunalı (Cennet Gülüşlü) Ahmet Karakman (Führer Cevat) Ayben Erman Ayça ?????Tódor és a déligyümölcs Márkus, a tanító Piff paratőlgyfái ? ? ? ? ?
Gülü gitmiş, kargası kalmış" demiş."Kinyílt a rózsa, hajlik az ága".
Ancak dünya halkları onlara gülüyor" diyerek seslendi.Lényegében képes volt úgy oktatni az embereket a világról, hogy megnevettette őket."
Tom gülümsedi ama cevap vermedi.Tom mosolygott, de nem válaszolt.
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.Mies hymyilee ja katsoo oikealle, muttei näytä katsovan naista.
O, sadece gülümser.Hän alkaa hymyillä.
Albümün beni de gülümsetmesini istiyorum.Albumin nimeksi piti tulla Smile.
Bana tuhaf tuhaf gülüyor.Roolla on myös todella outo naurunääni.
Çok ciddidir ve kolay kolay gülümsemez.Erittäin ankara ja vakava, ei hymyile juuri koskaan.
"Ersan Gülüm yeniden Beşiktaş'ta!"."Me laulamme rintamme rikkahiksi taas".
Tara gülümser...Hymyn maa.
Albümümü dinleyen insanların gülümsemesini istiyorum.Piirpauken albumeilla vierailleita muusikoita.
Rüzgârın yönü rüzgâr gülü, hızı ise anemometre ile ölçülür.Tarkemmin tuulen suuntaa mitataan tuuliviirillä ja nopeutta anemometrillä.
Gülümsedik Gökyüzüne 09."Takas Rypysuolle" 9.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.Maailman luonnollisin asia.
Juliet de Jack'e gülümser.Juliet seuraa Jackia.
Gülü gitmiş, kargası kalmış" demiş.Pois on isän huoli, riittää rullatuoli...»
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.Se ei ole niin kupera kuin lakijäätikkö.
Haydi Gülümse Bi Bakar Mısınız?Miksi Budha hymyilee?.
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.Laulujen teemat olivat yleensä humoristisia.
Locking bir çeşit gülünç (comical) sokak dansıdır.Sippurasti ry (SipRa) on kouvolalainen suunnistusseura.
Ece'nin Çorapları Çok Gülünç Yüce Nasıl Kanatlandı?Alicen vaatteet on raadeltu riekaleiksi.
Yaşlı adam dizüstü bilgisayarımı gördü ve bana gülümsedi.Vanha mies näki kannettavan tietokoneeni ja hymyili.
O, sadece gülümser.Εκείνη χαμογέλασε.
Ancak çıkmadan önce, o ve Sebastian son bir kez birbirlerine bakar ve gülümserler.Καθώς φεύγει, η Μία γυρίζει και κοιτά τον Σεμπάστιαν και οι δυο τους χαμογελούν.
"Mavi tulumbayla gülümser evim." 12.Μου λείπει το σπίτι μου" (Mulch Ado About Nothing) 20.
Çünkü "Aşkın Gölgesi" bir şey ifade etmiyor, insanlara gülünç geliyor.Όταν ο αστεϊζόμενος έχει ύφος ανέκφραστο και ο λόγος του δεν έχει κωμική χροιά.
Haydi Gülümse Bi Bakar Mısınız?Χαμογέλα στον καθρέφτη.
Tara gülümser...Η χώρα που χαμογελά.
Ben gülümsedim.Χαμογέλασα.
Gülmek Nedir, Kime Gülüyoruz?Who do you think you are kidding...?
Fransa'da da gülünçlü opera sevildi.Opera seria opførtes også i Frankrig.
Gülümseyen Yemenli bir çocuk.Lykkelig og smilende ungdom.
Gülüş bazen ölüyü bile diriltir masallarda.Efterladte ved et dødsfald ønsker af og til, at sangen spilles ved begravelsen.
Gülünç RabadashÅlekiste Ruse
"Ersan Gülüm, en pahalı Türk futbolcular listesine girdi!"."Her er Bundesligaens dårligste danskere".
O, sadece gülümser.Han smilede sjældent.
Emme, sokulma/uzanma, bakış, gülümseme, ağlama bebeğin başlıca bağlanma davranışlarıdır.Først er morens bryst, søvnen, badet, lyset og lydene det lille barns foretrukne.
İlk olarak, gülün gizlilik anlamı Yunan mitolojisine kadar da uzanıyor.Rosens bibetydning for fortrolighed daterer sig tilbage til græsk mytologi.
Lincoln Michael'a bakım gururla gülümser.Den kinesiske kirke omtaler Ellen Nielsen med stor respekt.
"Beşiktaş eski futbolcusu Ersan Gülüm'ü kadrosuna kattı"."Tidligere toppolitiker fra Løjt melder sig ind i nyt parti".
Tom'un gülümsediğini en son ne zaman gördün?Hvornår så du sidst Tom smile?
Her daim gülümser.Han smiler sjeldent.
Ancak Keloğlan gibi gülünç değildir.De er imidlertid ikke like prangende som hos hannen.
O, sadece gülümser.Den smilende makten.
Tara gülümser...Jack Fjelstad ...
Michael onun bu durumunu odasından gülümseyerek seyreder.Lisa sniker seg ut av rommet sitt da hun hører musikk fra det fjerne.
Ancak dünya halkları onlara gülüyor" diyerek seslendi.Og alle som hører dette, kommer til å le med meg.»
Rapçi olma hayallerini paylaşıyorlar, birlikte gülüp birlikte ağlıyorlar.Laskar Pelangi mengarungi hari-hari menyenangkan, tertawa dan menangis bersama.
O, sadece gülümser.Dan Duniapun Tersenyum.
"Gülüstani-İrəm", Bakü.“Secerah Senyum” PT.
Silvia ağlamaklı, mutlu ve bir o kadar da şaşkın bir biçimde gülümser.Kamila tersenyum dan sangat senang.
Albümün beni de gülümsetmesini istiyorum.Haji Oma hanya tersenyum.
Bonnie gülümserken bölüm sona erer.Bagian berakhir saat Tom tersenyum kesenangan.
Ancak çıkmadan önce, o ve Sebastian son bir kez birbirlerine bakar ve gülümserler.Sebelum keluar, Mia dan Sebastian saling bertatap muka .
Kış gülü tacını Aşk ve Güzellik Kraliçesi için kazandı.Ratu Victoria, diangkat menjadi Ratu Britania Raya dan jajahannya.
"Ersan Gülüm, Çin'e transfer oldu".Aku telah mendengar semuanya: 'Pulanglah ke Cina.
Başından gülü elinden ise tahta kılıcı eksik olmazmış.Lalu pedang itu terjatuh dari tangannya, akan tetapi nabi tidak membalasnya.

İlgili Sayfalar