Ana içeriğe geç
Sözlük

gülüş ile cümle

gülüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bill Moyers'e bunu söyledim, ve bana dedi ki, "Oh, kim olursa alabiliriz" (Gülüşler)빌 모이어스한테 이 얘길 했더니, "우리는 아무나 받아줘요."라고 하더군요.(웃음)
Bill Moyers'e bunu söyledim, ve bana dedi ki, "Oh, kim olursa alabiliriz" (Gülüşler)L'ho detto a Bill Moyers, e lui disse: "Oh, noi prendiamo chiunque." (Risate)
Bill Moyers'e bunu söyledim, ve bana dedi ki, "Oh, kim olursa alabiliriz" (Gülüşler)Megemlítettem ezt Bill Moyersnek, mire ő: "Ó, mi mindenkit befogadunk!" (Nevetés)
Bill Moyers'e bunu söyledim, ve bana dedi ki, "Oh, kim olursa alabiliriz" (Gülüşler)Saya katakan ini pada Bill Moyers, dan dia bilang, "Kami terima siapa saja." (Tawa)
Bill Moyers'e bunu söyledim, ve bana dedi ki, "Oh, kim olursa alabiliriz" (Gülüşler)Se lo comentaba a Bill Moyers y me dijo: "Es que aceptamos a cualquiera".
Bill Moyers'e bunu söyledim, ve bana dedi ki, "Oh, kim olursa alabiliriz" (Gülüşler)Zverila som sa s tým Billovi Moyersovi a on mi na to povedal: "Ach, my berieme hocikoho." (smiech)
Bill Moyers'e bunu söyledim, ve bana dedi ki, "Oh, kim olursa alabiliriz" (Gülüşler)Το 'πα στον Μπιλ Μόιερς, και μου απάντησε: "Δε βαριέσαι, όποιον να 'ναι παίρνουμε." (Γέλια)
Bill Moyers'e bunu söyledim, ve bana dedi ki, "Oh, kim olursa alabiliriz" (Gülüşler)Разказах това на Бил Мойърс, а той каза, "О! Ние вземаме кого да е." (Смях)
Bill Moyers'e bunu söyledim, ve bana dedi ki, "Oh, kim olursa alabiliriz" (Gülüşler)Я рассказала об этом Биллу Мойерсу, а он сказал: "Да мы всех принимаем!" (Смех)
Bill Moyers'e bunu söyledim, ve bana dedi ki, "Oh, kim olursa alabiliriz" (Gülüşler)אמרתי את זה לביל מויירס, והוא אמר, "אנחנו מקבלים כל אחד". (צחוק)
Bill Moyers'e bunu söyledim, ve bana dedi ki, "Oh, kim olursa alabiliriz" (Gülüşler)وقلت ذلك لبيل مويرز فقال" أوه، نحن نأخذ الجميع".
Bill Moyers'e bunu söyledim, ve bana dedi ki, "Oh, kim olursa alabiliriz" (Gülüşler)賛否両論が沸き起こる宗教番組を 手がけましたが
"Bilmem, bir yerlerdedir. Hiç önemli değil" dedi. (Gülüşmeler)"Oh, di suatu tempat.Itu tidak penting. .
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.중국의 크기에 알맞게 건물을 3배로 키우고, 중국에 방문했습니다. (웃음)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.Átméreteztük az épületet háromszorosára, kínai arányokra és elindultunk Kínába. (Nevetés)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.Budovu sme trikrát zväčšili na čínske proporcie a išli sme do Číny. (Smiech)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.Pour mettre la bâtiment à l'échelle chinoise, on en a triplé la taille et on s'est rendus en Chine. (Rires)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.Ridimensionammo l'edificio a proporzioni cinesi, ingrandendolo tre volte e andammo in Cina. (Risate)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.Triplicámos a escala dos edifícios, para as proporções chinesas e fomos para a China. (Risos)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.We vergrootten het gebouw drie keer, tot Chinese proporties, en we vertrokken naar China. .
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.Zwiększyliśmy budynek trzykrotnie, by odpowiadał chińskim proporcjom i pojechaliśmy do Chin. (Śmiech)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.Μεγεθύναμε το κτίριο επί τρία, στις Κινέζικες αναλογίες και πήγαμε στη Κίνα. (Γέλια)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.Здание мы укрупнили троекратно, чтобы соответствовать китайским масштабам и направились в Китай. (Смех)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.Уголемихме сградата три пъти до китайски пропорции и отидохме в Китай. (Смях)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.התאמנו את קנה המידה של הבניין כפול שלוש כדי שיתאים לממדים סיניים, והלכנו לסין. (צחוק)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.وقمنا بإعادة القياسات ثلاث مرات لتتناسب و النسب الصينية ومن ثم ذهبنا إلى الصين (ضحك)
Binayı Çin oranlarında 3 defa ölçekledik, ve Çin'e gittik. gülüşmeler.中国に行きました (笑) 「人々の建物」と名づけました
Güzel. (Gülüşmeler.)Ik zag bijna de helft van de gebouwen in mijn buurt afbranden.
Güzel. (Gülüşmeler.)جيد (ضحك)
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Credo che sia sbagliato, ma -- (Risate) Credo che sia giusto per argomentare. Giusto?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Creo que eso está mal, pero... (Risas) Creo que está bien para discutir. ¿Cierto?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Cred că-i greșit, dar - (Râsete) cred că-i potrivit pentru argumentare. Nu-i așa?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Ich denke, das ist falsch, aber - (Gelächter) ich denke, dass es für das Streiten stimmt. Nicht wahr?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Je pense que c'est faux, mais... (Rires) Je pense que ce n'est valable que pour l'argumentation. Pas vrai ?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?저는 그게 틀리다고 생각하지만 --(웃음) 논쟁을 위해서는 맞는 말이죠?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Moim zdaniem nie miał racji... (Śmiech) Myślę, że jest to prawdziwe w tej argumentacji.
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Nemyslím si, že by to byla pravda, ale -- (Smích) Myslím, že to je dobře pro naše pře, ne?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Tôi nghĩ thế không đúng, nhưng -- (Cười) Tôi nghĩ nó đúng với sự tranh luận. Phải không?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Véleményem szerint ez nem igaz, de - (Nevetés) szerintem igaz a vitatkozáshoz való jogra. Nemde?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Volgens mij klopt dat niet, maar -- (Gelach) het klopt wel voor het debat.
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Εγώ θεωρώ ότι είναι λάθος, αλλά-- (Γέλια) Νομίζω ότι είναι σωστό για επιχειρηματολογία. Σωστά;
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?Я не согласен, но... (Смех) Я согласен, если заменить "прозу" на "спор".
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?אני חושב שהוא טועה, אבל --(צחוק) אני חושב שזה נכון לגבי ויכוח. נכון?
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?اعتقد ان ذلك خاطئ لكن، (ضحك) اعتقد انه صحيح للمناقشه. صحيح؟
Biraz abarttığını düşünüyorum, ama (Gülüşmeler) ama tartışma üslubu dersek haklı olmuyor mu?「議論」ということであれば 正しいと思います 文化で起こりうる 最も重要なことは
Biraz bilgi edinebilir miyim? (Gülüşmeler)Μπορείτε να μου δώσετε λίγες πληροφορίες; (Γέλια)
Biraz daha hızlanmayı deneyeceğim. (Gülüşmeler)Așa că o să încerc să accelerez un pic (Râsete)
Biraz daha hızlanmayı deneyeceğim. (Gülüşmeler)Asi que me voy a apresurar un poco (Risas)
Biraz daha hızlanmayı deneyeceğim. (Gülüşmeler)Я попробую немного увеличить скорость... (Смех)
Biraz önce altı buçuk günlük doz uyku hapı aldım. (Gülüşmeler)Jeg har lige slugt seks en halv daglige doser af sovepiller (Latter)
Biraz tereddüt ettim; sonrasında da iPhone yerine gittim Nokia verdim. (Gülüşmeler)Toch maar niet, maar mijn Nokia mocht hij hebben.
Bir biçimde bununla ilgili çok fazla yanlış şey duydunuz. (Gülüşmeler).여러분은 이에 대해서 잘못된 말을 어떻게든 많이 들어봤을 겁니다.(웃음)
Bir biçimde bununla ilgili çok fazla yanlış şey duydunuz. (Gülüşmeler).U heeft er toch al veel verkeerde informatie over gekregen.
Bir biçimde bununla ilgili çok fazla yanlış şey duydunuz. (Gülüşmeler).映画にも間違いがたくさんあります
Bir çiçekçiyle daha güzel oldu değil mi? (Gülüşmeler) (Müzik)Đoạn nhạc này hợp với người bán hoa, đúng không?
Bir çiçekçiyle daha güzel oldu değil mi? (Gülüşmeler) (Müzik)(Risos) (Música)
Bir çiçekçiyle daha güzel oldu değil mi? (Gülüşmeler) (Müzik)إنها أفضل مع بائع الزهور، أليس كذلك؟ (ضحك) (موسيقى)
Bir çiçekçiyle daha güzel oldu değil mi? (Gülüşmeler) (Müzik)少なくともそれほど退屈でなくなりました 続きます
Bir dakika. (Gülüşmeler)네, 살짝이요.
Bir dakika. (Gülüşmeler)ك.أ. : دقيقة واحدة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod