gücün ile cümle
gücün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bize sevginin gücünü göster! Teşekkür ederim!Visa oss styrkan av kärlek!
Bize sevginin gücünü göster! Teşekkür ederim!Vis os kærlighedens kraft!
Bize sevginin gücünü göster! Teşekkür ederim!Покажете силата на любовта Благодаря!
Bize sevginin gücünü göster! Teşekkür ederim!תראו לנו את כוחה של אהבה<BR><BR>תודה
Bize sevginin gücünü göster! Teşekkür ederim!ارونا قوة محبتكم شكرا لك
Bize sevginin gücünü göster! Teşekkür ederim!おっ!ハニ!オ・ハニ
Bize sevginin gücünü göster!Ukážte vašu láskavosť!
Bize sevginin gücünü göster!Zeigt uns die Kraft der Liebe!
Bize sevginin gücünü göster!Δείξτε μας την δύναμη της αγάπης!
Bize sevginin gücünü göster!Покажите нам силу любви!
Biz gazeteciler için ünlü et, gücüne geçin.Nós os Jornalistas confluímos para as celebridades, para o Poder.
Biz gazeteciler için ünlü et, gücüne geçin.Εμείς οι δημοσιογράφοι μεταβείτε διασημότητα, πηγαίνουμε στην εξουσία.
"Bizim Evimiz"e Hoş geldiniz. Andre, kendi gücünü kaydet.- Herzlich willkommen in Unserem Heim.
"Bizim Evimiz"e Hoş geldiniz. Andre, kendi gücünü kaydet.- Sois le bienvenu à Notre Demeure.
Bizler politik gücün fizik ve kimyasını anladık.Rozumíme fyzice a chemii politické moci.
Bizler politik gücün fizik ve kimyasını anladık.Sabemos por qué tenemos problemas, entendemos la física y la química del poder político.
Bizler politik gücün fizik ve kimyasını anladık.Vi vet varför vi har problem - vi förstår fysiken och kemin i den politiska makten.
Bizler politik gücün fizik ve kimyasını anladık.Wir verstehen die Physik und die Chemie politischer Macht.
BM'de ayrımcılığın var olması ve gücün tek bir birimde toplanmış olması, kesinlikle kabul edilemez.L'existence de discrimination et monopole de l'ONU n'est nullement acceptable.
Bölgesel rekabet gücüne yeni bir yaklaşımA kulcsfontosságú ágazatok és régiók
Bölgesel rekabet gücüne yeni bir yaklaşımEen nieuwe aanpak van regionaal concurrentievermogen
Bölgesel rekabet gücüne yeni bir yaklaşımEin neuer Ansatz für regionale Wettbewerbsfähigkeit
Bölgesel rekabet gücüne yeni bir yaklaşımEn ny tilgang til regional konkurrenceevne
Bölgesel rekabet gücüne yeni bir yaklaşımKljučna področja in regije
Bölgesel rekabet gücüne yeni bir yaklaşımNový přístup k regionální konkurenceschopnosti
Bölgesel rekabet gücüne yeni bir yaklaşımOs sectores e as regiões mais importantes
Bölgesel rekabet gücüne yeni bir yaklaşımSectoarele şi regiunile esenţiale
Bölgesel rekabet gücüne yeni bir yaklaşımUne nouvelle approche de la compétitivité régionale
Bölgesel rekabet gücüne yeni bir yaklaşımUn nuevo enfoque con respecto a la competitividad regional
Bölgesel rekabet gücüne yeni bir yaklaşımUn nuovo approccio alla competitività regionale
Bölgesel rekabet gücüne yeni bir yaklaşımViktigare sektorer och regioner
Bölgesel rekabet gücüne yeni bir yaklaşımΟι κύριοι τοεί και piεριφέρειε
Böylece ben imgenin gücünü gördüm.A já v ten moment uviděla moc fotografie.
Böylece ben imgenin gücünü gördüm.Așa am văzut puterea imaginii.
Böylece ben imgenin gücünü gördüm.E allora ho visto il potere dell'immagine.
Böylece ben imgenin gücünü gördüm.Et j'ai pu voir la puissance de l'image.
Böylece ben imgenin gücünü gördüm.그리고 저는 그 이미지의 힘을 보았습니다.
Böylece ben imgenin gücünü gördüm.Toen zag ik de kracht van het beeld.
Böylece ben imgenin gücünü gördüm.Và tôi chỉ mới thấy được sức mạnh của hình ảnh.
Böylece ben imgenin gücünü gördüm.Wtedy pojęłam potęgę obrazu.
Böylece ben imgenin gücünü gördüm.Y en ese momento vi el poder del imagen.
Böylece ben imgenin gücünü gördüm.И в този момент разбрах какво огромно влияние върху хората има изображението.
Böylece ben imgenin gücünü gördüm.И я вдруг осознала силу фотографии.
Böylece ben imgenin gücünü gördüm.ורק ראיתי את כוח של התמונה,
Böylece ben imgenin gücünü gördüm.وقد شاهدت للتو نفوذ الصورة.
Böylece ben imgenin gücünü gördüm.想像以上でした
Brono: Tamam. TED'e gerçekten bilginin gücünü göstemesini diliyorum.Bono: 예 맞습니다. 전 TED가 저에게 정보의 힘을 정말로 보여주길 바랍니다.
Brono: Tamam. TED'e gerçekten bilginin gücünü göstemesini diliyorum.Ik wens dat TED de kracht van informatie echt laat zien.
Brono: Tamam. TED'e gerçekten bilginin gücünü göstemesini diliyorum.אוקיי, אני מאחל לטד להראות באמת את הכוח שבידע.
Brono: Tamam. TED'e gerçekten bilginin gücünü göstemesini diliyorum.بونو : حسنا. أود حقا لتيد أن تظهر قوة المعلومات.
Bu beyin gücünün bir kısmını, yalnızca karmaşık hayatlarını yaşamak için kullandıklarını biliyoruz.우리는 그 지적 능력의 일부가 복잡한 삶을 사는데 쓰인다는 것을 알지만
Bu beyin gücünün bir kısmını, yalnızca karmaşık hayatlarını yaşamak için kullandıklarını biliyoruz.Știm că folosesc o parte din puterea minții trăind o viață extrem de complexă.
Bu beyin gücünün bir kısmını, yalnızca karmaşık hayatlarını yaşamak için kullandıklarını biliyoruz.Vieme, že časť mozgovej kapacity využívajú nato, aby jednoducho žili svoj komplikovaný život.
Bu beyin gücünün bir kısmını, yalnızca karmaşık hayatlarını yaşamak için kullandıklarını biliyoruz.Ξέρουμε ότι χρησιμοποιούν μέρος αυτής της εγκεφαλικής δύναμης για να ζήσουν περίπλοκες ζωές.
Bu beyin gücünün bir kısmını, yalnızca karmaşık hayatlarını yaşamak için kullandıklarını biliyoruz.אנו יודעים שהם משתמשים בחלק מאותה יכולת שכלית פשוט בשביל לחיות חיים מורכבים,
Bu beyin gücünün bir kısmını, yalnızca karmaşık hayatlarını yaşamak için kullandıklarını biliyoruz.ونحن نعرف أنها تستخدم بعض تلك القدرات العقلية لمجرَّد عيش حياتها،
Bu beyin gücünün bir kısmını, yalnızca karmaşık hayatlarını yaşamak için kullandıklarını biliyoruz.複雑な社会生活を営むことを知っていますが イルカの知性の何が本当にわかっているのでしょう?
Bu bize aklın gücünün neler yapabileceğini gösteriyor.Asta demonstrează pur şi simplu ce poate face puterea minţii.
Bu bize aklın gücünün neler yapabileceğini gösteriyor.Ça montre simplement ce que la pouvoir de l'esprit permet.
Bu bize aklın gücünün neler yapabileceğini gösteriyor.Das zeigt einem einfach, was die Kraft des Geistes tun kann.