gücün ile cümle
gücün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.Западният свят, както аз го виждам излиза от това десетилетие отслабнал, поради неразбирането ни на групите.
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.Запад, с моей точки зрения, за это десятилетие потерял свои позиции, так как не понимал эти группы.
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.המערב, כפי שאני רואה את זה, נחלש בעשור האחרון, בגלל שלא הבנו את הקבוצה.
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.الغرب كما اراه, عاد من ذلك العقد اضعف حالا لأننا لم نعي مفهوم الجماعة
Batı, benim gördüğüm kadarıyla, o dönemden gücünü kaybederek çıktı, çünkü grubu anlamadık.私は考えています こうした集団を理解できなかったからです 我々は 対話の方法を探るかわりに
Batı gücünün hegemonyasının,400年のことです
Batı gücünün hegemonyasının,-- ik zeg 400 jaar vanwege het einde van het Ottomaanse Rijk -- van hegemonie van Westerse macht,
Batı gücünün hegemonyasının,서양의 권력, 단체, 가치관의 패권을
Batı gücünün hegemonyasının,של הגמוניית המעצמות המערביות,
Batı gücünün hegemonyasının,لسيطرة القوى الغربية،
Bence görev değişimi tıbbi bilginin, böylece tıbbi gücün demokratikleşmesinin en uç örneğidir.더 나은 보호자가 됩니다. 사실 치료법의 전수는 의학 지식을 민주화하는 아주 극단적인 예라고 생각합니다, 그리고 그것이 곧 의술의 힘이 되는 것이죠.
Bence görev değişimi tıbbi bilginin, böylece tıbbi gücün demokratikleşmesinin en uç örneğidir.Για μένα αποτελεί το απόλυτο παράδειγμα δημοκρατικοποίησης της ιατρικής γνώσης, άρα και της ιατρικής δύναμης.
Bence görev değişimi tıbbi bilginin, böylece tıbbi gücün demokratikleşmesinin en uç örneğidir.医療知識の民主化の極みであり 医療の力の極みです 30年以上前 世界の諸国はアルマ・アタに集結し
Ben elek hakkında düşünüyorum, yani onun sürücü gücünü, şimdi nasıl olduğunu düşünüyorum.Gândindu-mă la 'mesh',
Ben elek hakkında düşünüyorum, yani onun sürücü gücünü, şimdi nasıl olduğunu düşünüyorum.제가 메시에 대해서 생각할 때, 그리고 무엇이 메시를 이끄는지, 지금 어떻게 실현될 수 있는지를 생각할 때,
Ben elek hakkında düşünüyorum, yani onun sürücü gücünü, şimdi nasıl olduğunu düşünüyorum.Quando penso nessa malha interrogo-me sobre o que está a guiá-la, e porque é que está a acontecer agora.
Ben elek hakkında düşünüyorum, yani onun sürücü gücünü, şimdi nasıl olduğunu düşünüyorum.Y cuando pienso en la malla y en lo que la hace posible, me pregunto por qué es que sucede ahora,
Ben elek hakkında düşünüyorum, yani onun sürücü gücünü, şimdi nasıl olduğunu düşünüyorum.כשאני חושבת על השיתופיות הזו ואני חושבת על מה שמניע אותה ולמה דווקא עכשיו?
Ben elek hakkında düşünüyorum, yani onun sürücü gücünü, şimdi nasıl olduğunu düşünüyorum.فكلما فكرت في الانسجام وبما يحفزه وكيفية حدوثه الآن
Ben elek hakkında düşünüyorum, yani onun sürücü gücünü, şimdi nasıl olduğunu düşünüyorum.何が後押ししているのか? なぜ今なのか? 背景にある様々な要素を
Ben fikirlerin gücüne inanırım. Bilgi paylaşımının gücüne...Tôi tin vào sức mạnh của những ý tưởng vào sức mạnh của việc chia sẽ kiến thức
Ben fikirlerin gücüne inanırım.Credo nel potere delle idee.
Ben fikirlerin gücüne inanırım.Eu cred în puterea ideilor.
Ben fikirlerin gücüne inanırım.Ich glaube an die Macht der Ideen.
Ben fikirlerin gücüne inanırım.Ik geloof in de kracht van ideeën en het delen van kennis.
Ben fikirlerin gücüne inanırım.Je crois au pouvoir des ideas
Ben fikirlerin gücüne inanırım.저는 지식이 곧 힘이라고 믿습니다.
Ben fikirlerin gücüne inanırım.Wierzę w potęgę idei
Ben fikirlerin gücüne inanırım.Yo creo en el poder de las ideas.
Ben fikirlerin gücüne inanırım.Аз вярвам в силата на идеите.
Ben fikirlerin gücüne inanırım.Я верю в силу идей.
Ben fikirlerin gücüne inanırım.אני מאמינה בכוחם של רעיונות.
Ben fikirlerin gücüne inanırım.إنني أؤمن بتأثيرالفكرة.
Ben fikirlerin gücüne inanırım.素晴らしいことです
Beni kendi isteğiyle kabul etti, çünkü imparator olma gücünü istiyordu.Ele aceitou-me voluntariamente porque queria o poder para se tornar imperador.
Beni kendi isteğiyle kabul etti, çünkü imparator olma gücünü istiyordu.Han accepterade mig frivilligt- -för att han ville bli kejsare.
Beni kendi isteğiyle kabul etti, çünkü imparator olma gücünü istiyordu.Han accepterede mig frivilligt, - - fordi han ville opnå magt til at blive kejser.
Beni kendi isteğiyle kabul etti, çünkü imparator olma gücünü istiyordu.Hän hyväksyi minut vapaaehtoisesti, koska hän haikailee keisariksi.
Beni kendi isteğiyle kabul etti, çünkü imparator olma gücünü istiyordu.Me aceptó de forma voluntaria porque quería el poder para convertirse en emperador.
Beni kendi isteğiyle kabul etti, çünkü imparator olma gücünü istiyordu.Mi ha volontariamente accettato, perché voleva il potere per diventare imperatore.
Beni kendi isteğiyle kabul etti, çünkü imparator olma gücünü istiyordu.Przyjął mnie dobrowolnie, bo pragnął władzy, która zrobi z niego cesarza.
Beni kendi isteğiyle kabul etti, çünkü imparator olma gücünü istiyordu.Με δέχτηκε εθελοντικά, γιατί ήθελε τη δύναμη να γίνει αυτοκράτορας.
Beni kendi isteğiyle kabul etti, çünkü imparator olma gücünü istiyordu.Он добровольно принял меня, поскольку хотел получить власть, чтобы стать императором.
Benim başından beri MoMA'da yapmaya çalıştığım MoMA'nın gücünü kontrol etmek.Fin dall'inizio, al Museo d'Arte Moderna ho provato a sfruttare il potere del Museo stesso.
Benim başından beri MoMA'da yapmaya çalıştığım MoMA'nın gücünü kontrol etmek.Od początku w MoMA starałam się wykorzystać siłę jaką ma to miejsce, bo praca tu to świetna sprawa.
Benim başından beri MoMA'da yapmaya çalıştığım MoMA'nın gücünü kontrol etmek.Και αυτό που κάνω στο ΜοΜΑ από την αρχή είναι να προσπαθώ να τιθασεύσω τη δύναμη του ΜοΜΑ.
Benim başından beri MoMA'da yapmaya çalıştığım MoMA'nın gücünü kontrol etmek.С самого начала работы в Музее современных искусств я пыталась использовать силу музея.
Beş diğer ülkede de bitkisel kenevirin etki gücünde artışlar gözlenmiştir.A marihuána erősségének növekedését öt másik országban figyelték meg.
Beş diğer ülkede de bitkisel kenevirin etki gücünde artışlar gözlenmiştir.Antallet af beslaglæggelser blev mere end fordoblet i perioden 20022007.
Beş diğer ülkede de bitkisel kenevirin etki gücünde artışlar gözlenmiştir.Center zbira nacionalne podatke o zasegih drog, čistosti in maloprodajnih cenah v Evropi.
Beş diğer ülkede de bitkisel kenevirin etki gücünde artışlar gözlenmiştir.Doniesiono również o produkcji żywicy w innych państwach, w tym w Afganistanie i Pakistanie (UNODC, 2009).
Beş diğer ülkede de bitkisel kenevirin etki gücünde artışlar gözlenmiştir.Produktion av hasch rapporteras också i andra länder, inklusive Afghanistan och Pakistan (UNODC, 2009).
Beş diğer ülkede de bitkisel kenevirin etki gücünde artışlar gözlenmiştir.Se produce resina también en otros países, como Afganistán y Pakistán (ONUDD, 2009).
Beş diğer ülkede de bitkisel kenevirin etki gücünde artışlar gözlenmiştir.Systematické a rutinní informace popisující trhy nezákonných drog a obchodování s nimi jsou nadále omezené.
Beyaz renkler büyük dalgaların tepeciklerini belirliyor, doğanın gücünü, bu okyanusun gücünü hissediyoruz.Spienione fale swą bielą przypominają Te biał można poczuć siłę natury, siłę oceanu.
Bilgenin aklı diline yön verir, Dudaklarının ikna gücünü artırır.A bölcsnek elméje értelmesen igazgatja az õ száját, és az õ ajkain öregbíti a tudományt.
Bilgenin aklı diline yön verir, Dudaklarının ikna gücünü artırır.Den vises hjärta gör hans mun förståndig och lägger lärdom på hans läppar, allt mer och mer.
Bilgenin aklı diline yön verir, Dudaklarının ikna gücünü artırır.Den vises Hjerte giver Munden Kløgt, på Læberne lægger det øget Viden.
Bilgenin aklı diline yön verir, Dudaklarının ikna gücünü artırır.Den vises hjerte gjør hans munn forstandig og legger mere og mere lærdom på hans leber.
Bilgenin aklı diline yön verir, Dudaklarının ikna gücünü artırır.Ein weises Herz redet klug und lehrt wohl.