gücünü ile cümle

gücünü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Estrangeiros lhe devoram a força, e ele não o sabe; também as cãs se espalham sobre ele, e não o sabe.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Fremmede har fortært hans kraft, men han vet det ikke; hans hår er alt gråsprengt, men han vet det ikke.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Fremmede tæred hans Kraft, han mærker det ej; hans Hår er også grånet, han mærker det ej.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Idegenek emésztik erejét, de õ nem veszi észre. Õsz hajjal is hintve van már, és azt sem veszi észre.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.저는 이방인에게 그 힘이 삼키웠으나 알지 못하고 백발이 얼룩 얼룩할지라도 깨닫지 못하는도다
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Nişte străini îi mănîncă puterea, şi el nu-şi dă seama, îl apucă bătrîneţa, şi el nu-şi dă seama.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Tujci so použili moč njegovo, on pa tega ne ve; tudi se mu je sivina po glavi razlezla, pa tega ne ve.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Чужденци поядоха силата му, и той не знае; Доли бели косми му поникнаха тук-там, а той не знае.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Чужие пожирали силу его и он не замечал; седина покрыла его, а он не знает.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.אכלו זרים כחו והוא לא ידע גם שיבה זרקה בו והוא לא ידע׃
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.اكل الغرباء ثروته وهو لا يعرف وقد رشّ عليه الشيب وهو لا يعرف.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.外 邦 人 吞 喫 他 勞 力 得 來 的 、 他 卻 不 知 道 、 頭 髮 斑 白 、 他 也 不 覺 得
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.外邦人 吞喫 他 勞力 得 來 的 、 他 卻 不知道 、 頭髮 斑白 、 他 也 不 覺得
Gücünüz tükenecek. Topraklarınız ürün, ağaçlarınız meyve vermeyecek.Ale gdzie by nie odkupił roli onej, a sprzedana by była rola komu inszemu, nie może być odkupiona.
Gücünüz tükenecek. Topraklarınız ürün, ağaçlarınız meyve vermeyecek.Ja teidän voimanne kuluu hukkaan, sillä teidän maanne ei anna satoansa eivätkä maan puut anna hedelmäänsä.
Gücünüz tükenecek. Topraklarınız ürün, ağaçlarınız meyve vermeyecek.너희 수고가 헛될지라 땅은 그 산물을 내지 아니하고 땅의 나무는 그 열매를 맺지 아니하리라
Gücünüz tükenecek. Topraklarınız ürün, ağaçlarınız meyve vermeyecek.Nadarmo bude vynaložena síla vaše, nebo země vaše nevydá vám úrody své, a stromoví země nevydá ovoce svého.
Gücünüz tükenecek. Topraklarınız ürün, ağaçlarınız meyve vermeyecek.năng lực mình hao mòn vô ích, đất không sanh sản huê lợi, cây cối không kết bông trái.
Gücünüz tükenecek. Topraklarınız ürün, ağaçlarınız meyve vermeyecek.năng_lực mình hao_mòn vô_ích , đất không sanh sản huê_lợi , cây_cối không kết bông trái .
Gücünüz tükenecek. Topraklarınız ürün, ağaçlarınız meyve vermeyecek.Semua jerih payahmu tak ada gunanya, sebab tanahmu tak akan memberi hasil dan tanam-tanamanmu tak akan berbuah
Gücünüz tükenecek. Topraklarınız ürün, ağaçlarınız meyve vermeyecek.U zult uw krachten tevergeefs inspannen, want het land zal geen oogsten opleveren en de bomen geen fruit.
Gücünüz tükenecek. Topraklarınız ürün, ağaçlarınız meyve vermeyecek.Vaša sila vynaložená bude nadarmo, a vaša zem nevydá svojej úrody, ani strom zeme nedá svojho ovocia.
Gücünüz tükenecek. Topraklarınız ürün, ağaçlarınız meyve vermeyecek.ותם לריק כחכם ולא תתן ארצכם את יבולה ועץ הארץ לא יתן פריו׃
Gücünüz tükenecek. Topraklarınız ürün, ağaçlarınız meyve vermeyecek.فتفرغ باطلا قوتكم وارضكم لا تعطي غلتها واشجار الارض لا تعطي اثمارها
Gücünüz tükenecek. Topraklarınız ürün, ağaçlarınız meyve vermeyecek.你 們 要 白 白 地 勞 力 、 因 為 你 們 的 地 不 出 土 產 、 其 上 的 樹 木 也 不 結 果 子
Gücünüz tükenecek. Topraklarınız ürün, ağaçlarınız meyve vermeyecek.你 們要 白白 地 勞力 、 因為 你 們 的 地 不 出土 產 、 其上 的 樹木 也 不 結 果子
Gücünüzün ölçeği bin kat arttığı için her şey size çok kırılgan görünürdü.여러분이 가진 힘의 크기가 1,000배나 늘어났으니까 모든 것이 연약하게 느껴지겠죠.
Gücünüzün ölçeği bin kat arttığı için her şey size çok kırılgan görünürdü.Alles zou ineens zo breekbaar voor je lijken want jouw kracht is duizend maal groter geworden.
Gücünüzün ölçeği bin kat arttığı için her şey size çok kırılgan görünürdü.Cu siguranță totul ți se pare atât de fragil din moment ce scala forței tale s-a mărit de o mie de ori.
Gücünüzün ölçeği bin kat arttığı için her şey size çok kırılgan görünürdü.Es erscheint dir alles so zerbrechlich, da sich deine Kraft um das 1000-fache vergrößert hat.
Gücünüzün ölçeği bin kat arttığı için her şey size çok kırılgan görünürdü.Tất cả mọi thứ hẳn có vẻ mong manh dễ vỡ đối với bạn kể từ khi sức mạnh của bạn được nâng lên một nghìn lần.
Gücünüzün ölçeği bin kat arttığı için her şey size çok kırılgan görünürdü.Todo te parecería demasiado frágil porque la escala de tu fuerza se habrá expandido 1000 veces.
Gücünüzün ölçeği bin kat arttığı için her şey size çok kırılgan görünürdü.Tout doit vous sembler si fragile puisque l'échelle de votre force a été multipliée par mille.
Gücünüzün ölçeği bin kat arttığı için her şey size çok kırılgan görünürdü.Vse bi se zdelo tako krhko, saj bi se obseg vaše moči tisočkrat povečal.
Gücünüzün ölçeği bin kat arttığı için her şey size çok kırılgan görünürdü.Wszystko wydaje się takie delikatne, odkąd twoja siła wzrosła tysiąckrotnie.
Gücünüzün ölçeği bin kat arttığı için her şey size çok kırılgan görünürdü.Всё должно быть, покажется вам, таким хрупким, поскольку ваша сила увеличилась в тысячу раз.
Gücünüzün ölçeği bin kat arttığı için her şey size çok kırılgan görünürdü.Все повинно здаватися вам крихким, адже рівень вашої сили виріс в тисячу разів.
Gücünüzün ölçeği bin kat arttığı için her şey size çok kırılgan görünürdü.כל דבר נראה שביר לכם מאחר וגודל הכוח שלכם התרחב פי אלף.
Gücünüzün ölçeği bin kat arttığı için her şey size çok kırılgan görünürdü.كل شيء سيبدو هشا لك حيث أن مقياس قوتك توسع الف مرة
Gücünüzün ölçeği bin kat arttığı için her şey size çok kırılgan görünürdü.壊れやすくなるだろう パワーが1000倍になったんだもの! 握手をするときも
Gücünüzü Serbest Bırakı�Libere la potencia
Gücünüzü Serbest Bırakı�Libérez la puissanc�
Gücünüzü Serbest Bırakı�Liberte o Pode�
Gücünüzü Serbest Bırakı�Singkap Kekuatan Anda
Gücünüzü Serbest Bırakı�Откройте силы
Gücünüzü Serbest Bırakı�حرر الطاقة
Gücünüzü şimdiden mi kullanıyorsunuz?Az uralkodó család kezd visszatérni a régi idők szokásaihoz? - Kérem, mondjon valamit!
Gücünüzü şimdiden mi kullanıyorsunuz?La famille impériale revient-elle déjà aux anciennes façons de faire ?
Gücünüzü şimdiden mi kullanıyorsunuz?Έχετε ήδη αρχίσει να ασκείται την εξουσία σας;!
Güneş gibi parıldıyor, Elleri ışık saçıyor. Gücünün gizi ellerinde.A blesk bol ako svetlo, papršleky mu vychádzaly z jeho ruky, a tam bol úkryt jeho sily.
Güneş gibi parıldıyor, Elleri ışık saçıyor. Gücünün gizi ellerinde.Blesk byl jako světlo, rohy po bocích svých měl, a tu skryta byla síla jeho.
Güneş gibi parıldıyor, Elleri ışık saçıyor. Gücünün gizi ellerinde.C`est comme l`éclat de la lumière; Des rayons partent de sa main; Là réside sa force.
Güneş gibi parıldıyor, Elleri ışık saçıyor. Gücünün gizi ellerinde.Då uppstår en glans såsom av solljus, strålar gå ut ifrån honom, och han höljer i dem sin makt.
Güneş gibi parıldıyor, Elleri ışık saçıyor. Gücünün gizi ellerinde.En glans som solens lys bryter frem, stråler omgir ham, og i dem er hans makt skjult.
Güneş gibi parıldıyor, Elleri ışık saçıyor. Gücünün gizi ellerinde.E o seu resplendor é como a luz, da sua mão saem raios brilhantes, e ali está o esconderijo da sua força.
Güneş gibi parıldıyor, Elleri ışık saçıyor. Gücünün gizi ellerinde.gyogása, mint a napé, sugarak [támadnak] mellõle; és ott van az õ hatalmának rejteke.
Güneş gibi parıldıyor, Elleri ışık saçıyor. Gücünün gizi ellerinde.Hänen hohteensa on kuin aurinko, hänestä käyvät säteet joka taholle; se on hänen voimansa verho.
Güneş gibi parıldıyor, Elleri ışık saçıyor. Gücünün gizi ellerinde.Hij schittert als het zonlicht, uit Zijn handen schieten lichtstralen; daarin is Zijn kracht verborgen.
Güneş gibi parıldıyor, Elleri ışık saçıyor. Gücünün gizi ellerinde.Il suo splendore è come la luce, bagliori di folgore escono dalle sue mani: là si cela la sua potenza
Güneş gibi parıldıyor, Elleri ışık saçıyor. Gücünün gizi ellerinde.In svetloba nastaja kakor solnčna luč; žarki se mu iskré iz roke, in ondi je skrita njegova moč.

İlgili Sayfalar