Ana içeriğe geç
Sözlük

güçsüzlük ile cümle

güçsüzlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Biz inanılmaz bir güçsüzlük durumundaydık.We were in a state of incredible weakness.
Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır’ dedi.My anger will endure, face the truth."
Necromancer ölümden ve güçsüzlükten beslenir.Anemia causes tiredness and weakness.
Tanrı'nın kendisini güçten ziyade güçsüzlük içinden ifade ettiğini öne sürdülerSuggesting that God expresses Himself or Herself through powerlessness, rather than power.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.That inherited weakness, that inherited condition has evaporated.
Sonra o kuvvetin arkasından bir güçsüzlük ve ihtiyarlığa vücut verdi.Surely He makes whatever He wills.
Sonra o kuvvetin arkasından bir güçsüzlük ve ihtiyarlığa vücut verdi. Dilediğini yaratır.He createth whatsoever He listeth: and He is Knower, the Potent.
Biz, insana anne-babasını önerdik: Annesi onu güçsüzlükle taşımıştır.And We have enjoined on man (to be dutiful and good) to his parents.
Annesi onu, güçsüzlükten güçsüzlüğe uğrayarak karnında taşımıştı.His mother bore him in weakness upon weakness, and his weaning lasted two years.
Allah O'dur ki, sizi bir güçsüzlükten yarattı. Sonra o güçsüzlüğün arkasından bir kuvvet oluşturdu.It is Allah who created you from [a state of] weakness, then He gave you power after weakness.
Omurilik gliomları ekstremitelerde ağrı, güçsüzlük veya uyuşukluğa neden olabilir.Spinal cord gliomas can cause pain, weakness, or numbness in the extremities.
Bu, ölüm, ciddi güçsüzlük veya organ yetmezliği meydana gelene kadar olabilir.This may happen until death, serious debility, or organ failure occurs.
İşte, Mesih’in gücü içimde bulunsun diye güçsüzlüklerimle sevinerek daha çok övüneceğim.Viel lieber also will ich mich meiner Schwachheit rühmen, damit die Kraft Christi auf mich herabkommt.
Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır’ dedi.Mais ma division est une vraie division !»
Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır’ dedi.El deber será mío; la autoridad será tuya”.
Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır’ dedi.Certo che posso pagare il mio fottuto conto!".
Güçsüzlük bağımlılığın sebebi olacak, tehdit ve küstahlık öğrenimin yerini alacak.لأن التغيير يحتاج إلى شجاعه وخروج من منطقة الراحة.
Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır’ dedi.To jeft mój tron, głupolu!".
Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır’ dedi.Och denne man som kommer att bli så utnyttjad av mig!".
Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır’ dedi.(A waklum a rabáúm mellett az uralkodói cím.)
Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır’ dedi.Dan aku diberi karunia lebih berupa al-mufaṣṣal.’”
İşte, Mesih’in gücü içimde bulunsun diye güçsüzlüklerimle sevinerek daha çok övüneceğim.Sebab itu terlebih suka aku bermegah atas kelemahanku, supaya kuasa Kristus turun menaungi aku.
Çünkü gücüm, güçsüzlükte tamamlanır’ dedi.竜我に玄偉の討伐を強く勧める。
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Af en sådan vil jeg rose mig; men af mig selv vil jeg ikke rose mig, uden af min Magtesløshed.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Av dette vil jeg rose mig; men av mig selv vil jeg ikke rose mig, uten av min skrøpelighet.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Az ilyennel dicsekeszem; magammal pedig nem dicsekeszem, ha csak az én gyengeségeimmel nem.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.¡De aquel hombre me gloriaré! Pero de mí mismo no me gloriaré sino en mis debilidades
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Desse tal me gloriarei, mas de mim mesmo não me gloriarei, senão nas minhas fraquezas.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Di lui io mi vanterò! Di me stesso invece non mi vanterò fuorchè delle mie debolezze
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Für denselben will ich mich rühmen; für mich selbst aber will ich mich nichts rühmen, nur meiner Schwachheit.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Je me glorifierai d`un tel homme, mais de moi-même je ne me glorifierai pas, sinon de mes infirmités.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.내가 이런 사람을 위하여 자랑하겠으나 나를 위하여는 약한 것들 외에 자랑치 아니하리라
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.S takim se bom hvalil, sam s seboj se pa ne bom hvalil, razen s slabostmi svojimi.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Takovým budu se chlubiti, ale sám sebou nechci se chlubiti, než toliko nemocmi svými.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Tästä miehestä minä kerskaan, mutta itsestäni en kerskaa, paitsi heikkoudestani.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Za takého sa budem chváliť, ale sám za seba sa nebudem chváliť, iba svojimi slabosťami.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Z takiego człowieka chlubić się będę; ale z siebie samego chlubić się nie będę, tylko z krewkości moich.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Υπερ του τοιουτου θελω καυχηθη, υπερ δε εμαυτου δεν θελω καυχηθη ειμη εις τας ασθενειας μου.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Таким хвалити мусь; собою ж не хвалити мусь, а тільки немощами моїми.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.Таким человеком могу хвалиться; собою же не похвалюсь, разве только немощами моими.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.על איש כמוהו אתהלל אך על עצמי לא אתהלל זולתי בחלשותי׃
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.من جهة هذا افتخر. ولكن من جهة نفسي لا افتخر الا بضعفاتي.
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.為 這 人 、 我 要 誇 口 . 但 是 為 我 自 己 、 除 了 我 的 軟 弱 以 外 、 我 並 不 誇 口
Böyle biriyle övüneceğim. Ama kendimle ilgili olarak, güçsüzlüklerimden başka bir şeyle övünmeyeceğim.為這人 、 我 要 誇口 . 但是 為 我 自己 、 除了 我 的 軟弱 以外 、 我並不誇口
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Această slăbiciune sau condiție moștenită s-a evaporat.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Ces faiblesses et conditions héritées sont évaporées.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Die erfelijke zwakte, die overgeërfde conditie is verdampt.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Diese ererbte Schwäche, dieser ererbte Zustand, hat sich verflüchtigt.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Esa debilidad heredada, esa enfermedad heredada se ha evaporado.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Essa fraqueza inerente, essa condição inerente evaporou-se.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Khi các lỗi trong sự dẫn truyền tín hiệu âm không còn.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.그 유전적 결함이, 그 유전적 장애가 사라져 버렸지요.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Questa debolezza ereditaria, questa condizione ereditata si è dissolta.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Ta wrodzona przypadłość zniknęła. Ta wrodzona przypadłość zniknęła.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Тази наследена слабост, това наследено условие се изпари.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Цей спадковий недолік, ця спадкова хвороба випарувалась.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.Это наследственная слабость, наследственное заболевание испарилось.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.החולשה התורשתית הזאת, המצב התורשתי הזה נעלם.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.ذلك الضعف الموروث، تلك الحالة الموروثة قد تبخرت.
Bu kalıtımsal güçsüzlük, bu kalıtımsal koşul buharlaşıp yok oldu.消えて無くなりました 今ではそんな話は聞きません どうなったのでしょうか
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod