güçleri ile cümle
güçleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Kelima raja itu bersekutu dan mengumpulkan tentara mereka di Lembah Sidim, yang sekarang disebut Laut Mati
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.이들이 다 싯딤 골짜기 곧 지금 염해에 모였더라
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Mind ezek a Sziddim völgyében egyesûlének; ez a Sóstenger.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Nämä kaikki liittoutuivat kokoontuen Siddimin laaksoon, jossa Suolameri nyt on.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Todos estes se ajuntaram no vale de Sidim (que é o Mar Salgado).
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Todos éstos se reunieron en el valle de Sidim, es decir, el mar Salado
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Tutti questi si concentrarono nella valle di Siddim, cioè il Mar Morto
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Všetci títo súc spolčení sišli sa do doliny Siddim, ktorá je teraz Soľným morom.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Všickni tito sjeli se do údolí Siddim, to jest již moře solné.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Vsi ti so šli združeni proti dolini Sidimski, to je sedaj Slano morje.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Wszyscy ci zaciągnęli się w dolinę Syddym, ta jest teraz morzem słonem.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Παντες ουτοι ηνωθησαν ομου εν τη κοιλαδι Σιδδιμ ητις ειναι η αλμυρα θαλασσα.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Все сии соединились в долине Сиддим, где ныне море Соленое.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.Всички тия се събраха в Сидимската долина (дето е сега Соленото Море).
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.כל אלה חברו אל עמק השדים הוא ים המלח׃
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.جميع هؤلاء اجتمعوا متعاهدين الى عمق السديم الذي هو بحر الملح.
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.這 五 王 都 在 西 訂 谷 會 合 . 西 訂 谷 就 是 鹽 海
Bu son beş kral bugün Lut Gölü olan Siddim Vadisinde güçlerini birleştirmişti.這五 王 都 在 西訂 谷 會合.西訂谷 就是 鹽海
"Bütün o güçleri etkileyerek ışığın hızını ölçeceğim.""Hochu, klid." Šel bych toho, jenom abych imponoval ... a změřil rychlost světla.
"Bütün o güçleri etkileyerek ışığın hızını ölçeceğim."Ich wollte den Mächtigen hier etwas imponieren und die Lichtgeschwindigkeit messen.
"Bütün o güçleri etkileyerek ışığın hızını ölçeceğim."Ik dacht "Man, ik ben de machtigen gewoon de baas, en meet de snelheid van het licht.
"Bütün o güçleri etkileyerek ışığın hızını ölçeceğim."J'allais transgresser les règles, et mesurer la vitesse de la lumière.
"Bütün o güçleri etkileyerek ışığın hızını ölçeceğim."Już miałem przekonać odpowiednie władze i zmierzyć prędkość światła.
"Bütün o güçleri etkileyerek ışığın hızını ölçeceğim."나는 힘을 가해서 빛의 속도를 측정하려고 했어요.
"Bütün o güçleri etkileyerek ışığın hızını ölçeceğim."O sa imi aranjez cele necesare si o sa masor viteza luminii.
"Bütün o güçleri etkileyerek ışığın hızını ölçeceğim."Preparava-me para me atrever a medir a velocidade da luz.
"Bütün o güçleri etkileyerek ışığın hızını ölçeceğim.""Ау, човече", просто щях да се наложа над цялото войнство и да измеря скоростта на светлината.
"Bütün o güçleri etkileyerek ışığın hızını ölçeceğim."אני עומד לאתגר את כוחות השלטון, ולמדוד את מהירות האור
"Bütün o güçleri etkileyerek ışığın hızını ölçeceğim."كنت سأفرض نفسي على أصحاب السلطة، وأقيس سرعة الضوء.
"Bütün o güçleri etkileyerek ışığın hızını ölçeceğim."光の速さを 測ってやろうと 準備したんですが ここでやろうとすると
Bu uluslar kendini beğenmiş ve yayılmacı güçlerin hegemonyasını kabul etmektedir;C'est les nations qui acceptent l'hégémonie de l'arrogant et puissances expansionnistes ;
Bu yerler taraftar topladıkları, güçlerini ve kuvvetlerini kazandıkları yerlerdir.Ahí es donde consiguen seguidores, poder y fuerza.
Bu yerler taraftar topladıkları, güçlerini ve kuvvetlerini kazandıkları yerlerdir.C'est là où ils recrutent. Voilà d'où ils tirent leur puissance et leur force.
Bu yerler taraftar topladıkları, güçlerini ve kuvvetlerini kazandıkları yerlerdir.Da rekrutieren sie. Da bekommen sie Macht und Stärke.
Bu yerler taraftar topladıkları, güçlerini ve kuvvetlerini kazandıkları yerlerdir.Dat is waar ze hen werven. Daar is hun machtsbasis.
Bu yerler taraftar topladıkları, güçlerini ve kuvvetlerini kazandıkları yerlerdir.De aici recrutează ei. De aici îşi iau puterea şi forţa.
Bu yerler taraftar topladıkları, güçlerini ve kuvvetlerini kazandıkları yerlerdir.Di sanalah mereka merekruit para personelnya dan mendapat kekuasaan dan kekuatannya.
Bu yerler taraftar topladıkları, güçlerini ve kuvvetlerini kazandıkları yerlerdir.É aí que eles recrutam. É aí que eles conseguem o seu poder e sua força.
Bu yerler taraftar topladıkları, güçlerini ve kuvvetlerini kazandıkları yerlerdir.그곳이 바로 테러리스트들이 모집되고, 그들이 권력과 힘을 얻는 곳입니다.
Bu yerler taraftar topladıkları, güçlerini ve kuvvetlerini kazandıkları yerlerdir.Perchè è lì che il terrorismo recluta. Da lì provengono forza e potere.
Bu yerler taraftar topladıkları, güçlerini ve kuvvetlerini kazandıkları yerlerdir.To stamtąd pochodzą rekruci. Tam nabierają siły.
Bu yerler taraftar topladıkları, güçlerini ve kuvvetlerini kazandıkları yerlerdir.Вот где они набирают новых волонтёров. Вот где берётся их мощь и сила.
Bu yerler taraftar topladıkları, güçlerini ve kuvvetlerini kazandıkları yerlerdir.ששם מגייסים אותם. שמשם הטרור שואב את עוצמתו וכוחו.
Bu yerler taraftar topladıkları, güçlerini ve kuvvetlerini kazandıkları yerlerdir.حيث يتم تجنيدهم، وحيث يحصلون منها على قوتهم وسلطتهم.
Bu yerler taraftar topladıkları, güçlerini ve kuvvetlerini kazandıkları yerlerdir.つまり そこで消費者が生まれるのです
Büyülü güçlerin olsaydý onlarý iyilik için mi kullanýrdýn, yoksa dađlar kadar para mý?Entonces si tienes poderes mágicos, ¿los usarás para el bien o para hacer montañas de dinero?
Büyülü güçlerin olsaydý onlarý iyilik için mi kullanýrdýn, yoksa dađlar kadar para mý?Kdyby jste měli kouzelné schopnosti, využili by jste je k dobru nebo vydělání balíku?
Büyülü güçlerin olsaydý onlarý iyilik için mi kullanýrdýn, yoksa dađlar kadar para mý?Quindi, se tu avessi dei poteri magici, li useresti per il bene o per farci montagne di soldi?
Büyülü güçlerin olsaydý onlarý iyilik için mi kullanýrdýn, yoksa dađlar kadar para mý?Έτσι, αν είχες μαγικές δυνάμεις, θα τις χρησιμοποιούσες για το καλό, ή για να βγάλεις βουνά από λεφτά;
Büyülü güçlerin olsaydý onlarý iyilik için mi kullanýrdýn, yoksa dađlar kadar para mý?Така че ако имахте магични сили, дали бихте ги използвали за добро, или за да си спечелите планини от пари?
Büyülü güçlerin olsaydý onlarý iyilik için mi kullanýrdýn, yoksa dađlar kadar para mý?Так что если вы были магические силы, вы бы использовали них навсегда, или, чтобы сделать вас горы наличными?
Büyülü güçlerin olsaydý onlarý iyilik için mi kullanýrdýn, yoksa dađlar kadar para mý?لذلك، إذا كانت لديك قُوى سحرية، هل ستستخدمها للخير؟ أم ستسخرها لجني جبال من الأموال لك؟
Büyülü güçlerin olsaydý onlarý iyilik için mi kullanýrdýn, yoksa dađlar kadar para mý?スワーツは子どもの頃に出会った 1人のビジョナリーに触発された、
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.Assim, seria melhor se eles se aliassem às forças de Eastern, que têm boa capacidade ofensiva.
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.Briggs borde gå ihop med Eastern som kan attackera.
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.Briggsin pitäisi toimia yhdessä Easternin kanssa.
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.De burde gå sammen med Eastern, der er dygtige til at angribe.
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.Oddziały Eastern byłyby cenne, bo po mistrzowsku atakują.
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.Por eso sería mejor que se aliaran con las fuerzas de Eastern, que son expertas en ataque.
Bu yüzden, saldırı konusunda becerikli East güçleriyle işbirliği yaparlarsa iyi olur.Sarebbe meglio se si unissero alle forze dell'Est, che sono migliori in attacco.