güçleri ile cümle

güçleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu görünmez güçleri nasıl anlayabilirim?" diye sorarlar.Wie kann ich diese unsichtbaren Kräfte verstehen?"
Bu görünmez güçleri nasıl anlayabilirim?" diye sorarlar.Πως μπορώ να κατανοήσω αυτές τις αόρατες δυνάμεις;"
Bu görünmez güçleri nasıl anlayabilirim?" diye sorarlar.Как мога да разбера тези невидими сили?"
Bu görünmez güçleri nasıl anlayabilirim?" diye sorarlar.Как я смогу понять эти невидимые силы?"
Bu görünmez güçleri nasıl anlayabilirim?" diye sorarlar.איך אני יכול להבין את הכוחות הבלתי נראים האלו?"
Bu görünmez güçleri nasıl anlayabilirim?" diye sorarlar." كيف يمكنني أن أفهم تلك القوى الغير مرئية ؟ "
Bu görünmez güçleri nasıl anlayabilirim?" diye sorarlar.私の答えは「自己移入すること」です
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.A lo mejor existen, en algún lugar allí afuera.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Chúng có thể, ở đâu đó ngoài kia.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Det gør de måske, et eller andet sted derude.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Det kanske de gör, någonstans där ute.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Ele ar putea exista, undeva acolo.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.있을지도 모르죠. 저 멀리 어딘가는요.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Lehetséges, hogy van valahol.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Może gdzieś tam istnieją.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Možná jsou někde mezi námi.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Peut-être, quelque part.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Poderão existir, nalgum lugar por aí.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Potrebbero esistere, da qualche parte.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Vielleicht gibt es sie irgendwo.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Voisi olla, ehkä jossain.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Ze kunnen er zijn, ergens daarbuiten.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Θα μπορούσαν, κάπου εκεί έξω.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Може и да съществуват, някъде там.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.Они могут существовать, где-нибудь там.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.אולי הם כן, איפשהו שם בחוץ.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.ربما ، هي في مكان ما هناك.
Bu güçlerin dışarılarda bir yerlerde mevcut olma ihtimali var.おそらく そうした人は十分に豊かなのでしょう
Bu kadar güçleri varsa, neden daha önce yapmadılar?Hvis de kan gøre det, hvorfor har de så ikke gjort det før?
Bu kadar güçleri varsa, neden daha önce yapmadılar?Miksi he eivät ole käyttäneet sellaista voimaa aiemmin?
Bu kadar güçleri varsa, neden daha önce yapmadılar?Om de kan göra så, varför har de inte gjort det innan?
Bu kadar güçleri varsa, neden daha önce yapmadılar?Se conseguem fazer esse braço de ferro, por que razão só o fizeram agora?
Bu kadar güçleri varsa, neden daha önce yapmadılar?Se possono usare una forza simile, perché non l'hanno fatto prima?
Bu kadar güçleri varsa, neden daha önce yapmadılar?Si son capaces de hacer algo tan violento, ¿por qué no lo han hecho antes?
Bu kadar güçleri varsa, neden daha önce yapmadılar?Skoro dysponują taką siłą, dlaczego nie użyli jej wcześniej?
Bu kadar güçleri varsa, neden daha önce yapmadılar?Αν έχουν τόση υπέρμετρη δύναμη, γιατί δεν το έκαναν νωρίτερα;
Bu kadar güçleri varsa, neden daha önce yapmadılar?Если они могут это сделать, почему не делали раньше?
Bu nedenle Georgia Tech'ten Thad Starner'ın giyilebilir bilgisayar grubu ile güçlerimizi birleştirerek,그래서 조지아공대의 태드 스타너의 착용 컴퓨터 연구팀과 협력하여
Bu nedenle Georgia Tech'ten Thad Starner'ın giyilebilir bilgisayar grubu ile güçlerimizi birleştirerek,Wir taten uns also mit Georgia Tech zusammen,
Bu nedenle Georgia Tech'ten Thad Starner'ın giyilebilir bilgisayar grubu ile güçlerimizi birleştirerek,אז שיתפנו פעולה עם המכון הטכנולוגי של ג'ורג'יה, בעזרת קבוצתו של תאד סטארנר למחשבים לבישים,
Bu nedenle Georgia Tech'ten Thad Starner'ın giyilebilir bilgisayar grubu ile güçlerimizi birleştirerek,ウェアラブルコンピューティング研究チームと組んで 水中でも使えるウェアラブルコンピューターを
Bunların yanı sıra yetkililer, bölgedeki toplulukların güvenlik güçleri tarafından korunmadığını da belirtti.Kromě toho zástupce potvrdil, že místní komunity nejsou ochraňovány bezpečnostními složkami.
Bunların yanı sıra yetkililer, bölgedeki toplulukların güvenlik güçleri tarafından korunmadığını da belirtti.Кроме того, делегат подтвердил, что общины на данной территории никак не защищены.
Bu noktada parayla veya sistemi etkileyeck güçleri kullanarak değil,Ahol, a változáshoz nem pénzzel vagy hatalommal befolyásoljuk a rendszert.
Bu noktada parayla veya sistemi etkileyeck güçleri kullanarak değil,Där sättet vi skapar förändring på inte är genom att använda pengar, eller makt för att lyfta ett system.
Bu noktada parayla veya sistemi etkileyeck güçleri kullanarak değil,Di mana cara kita membuat perubahan bukan dengan menggunakan uang, atau kekuasaan untuk mengubah sistem.
Bu noktada parayla veya sistemi etkileyeck güçleri kullanarak değil,우리가 변화를 일으키는 방법이 돈을 써서도 아니고 시스템을 움직이는 힘을 써서가 아니라
Bu noktada parayla veya sistemi etkileyeck güçleri kullanarak değil, liderlik ederek değişimi sağlıyoruz.Où le moyen de faire un changement n'est pas l'argent, ni l'effet de levier d'un système, mais le leadership.
Bu noktada parayla veya sistemi etkileyeck güçleri kullanarak değil, liderlik ederek değişimi sağlıyoruz.Ve kterém způsob, jakým věci měníme, není o penězích, či síle hýbat se systémem, ale o vedení.
Bu noktada parayla veya sistemi etkileyeck güçleri kullanarak değil,Waar we verandering bereiken, niet door geld te gebruiken of macht om een systeem in te schakelen.
Bu noktada parayla veya sistemi etkileyeck güçleri kullanarak değil,Спосіб, в який ми втілюємо зміни,- це не гроші та не влада, щоб керувати системою.
Bu noktada parayla veya sistemi etkileyeck güçleri kullanarak değil,היא לא באמצעות כסף או כח כדי למנף מערכת. אלא על-ידי הובלה.
Bu noktada parayla veya sistemi etkileyeck güçleri kullanarak değil,بالزعامة يمكننا ان نغير ليس بالنفوذ المالي أو بالقوة لتغير اي نظام
Bu noktada parayla veya sistemi etkileyeck güçleri kullanarak değil,システムを動かす 権力でもなく リーダーシップだ、と
Bunu Central güçleri yaptı.Det var Central-styrker.
Bunu Central güçleri yaptı.Det var Central-styrkor.
Bunu Central güçleri yaptı.Erano le forze di Central City.
Bunu Central güçleri yaptı.Foram as forças de Central.
Bunu Central güçleri yaptı.Fueron las fuerzas de Central.
Bunu Central güçleri yaptı. Geldiler, East güçlerini gönderdiler.Centralin joukot tulivat ja lähettivät Easternin joukot pois.

İlgili Sayfalar