Ana içeriğe geç
Sözlük

güçlenmek ile cümle

güçlenmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
24
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Fiziksel ve mental açıdan güçlenmek istiyorum.I want to become both physically and mentally stronger.
Ca II hatlarının varlığı bu noktada belirgin biçimde güçlenmektedir.The presence of Ca II lines is notably strengthening by this point.
Sivil toplum güçlenmektedir.Civic comfort was enhanced.
Bu teori, bölgede görülmeye başlayan bilinmeyen etnik grupların varlığıyla güçlenmektedir.This can be attributed to the aforementioned lack of ethnic diversity in the area.
Kosova bugün bir araya toplanmıştır ve bir devlet olarak güçlenmektedir." dedi.Kosovo is consolidated now and it is strengthening as a state," Thaci told Kosovo media.
Bu arada HDZ de yeniden örgütlenip güçlenmek için zaman buldu.Meanwhile, the HDZ has had time to regroup and consolidate.
Sivil toplum güçlenmektedir.Die Klassengemeinschaft wird gestärkt.
PAIGC örgütü sürekli olarak halk desteğini artırarak güçlenmekteydi.Das führte zu einer breiten Unterstützung der PAIGC in der Bevölkerung.
Gökyüzüne uzanan reiatsu dalgası ilerledikçe güçlenmektedir.Der Schatten am Himmel kommt immer näher.
Dan ile Karen arasındaki bağ giderek güçlenmektedir.La relation entre Catherine et Vincent s'intensifie de plus en plus.
Ca II hatlarının varlığı bu noktada belirgin biçimde güçlenmektedir.La presencia de las líneas de Ca II se está fortaleciendo notablemente en este punto.
Dizi ilerledikçe baba-oğul arasındaki ilişki gittikçe güçlenmektedir.Quando il viaggio comincia anche il rapporto tra padre e figlio migliora.
Rus Çarlığı, güçlenmekte olan bir hükümdarlıktı.Британский монарх был и является сувереном ордена.
Son zamanlarda nörogelişimsel kuram giderek güçlenmektedir.يزداد تصريفه تدريجياً بسبب الروافد التي تنضم إليه.
Barımak ise güçlenmek anlamına gelir.En met burg erbij betekent het een versterking.
Rus Çarlığı, güçlenmekte olan bir hükümdarlıktı.Suprematism var en rysk konstriktning.
Sivil toplum güçlenmektedir.Громадянське суспільство змобілізувалося.
Dan ile Karen arasındaki bağ giderek güçlenmektedir.Mike és Katherine kapcsolata pedig egyre szorosabbá válik...
Barımak ise güçlenmek anlamına gelir.Dùn Σημαίνει φρούριο.
Dan ile Karen arasındaki bağ giderek güçlenmektedir.Forholdet mellem Erik og Ida bliver mere og mere intenst.
Rus Çarlığı, güçlenmekte olan bir hükümdarlıktı.Det russiske svaret var en enda sterkere undertrykkelse.
Son zamanlarda nörogelişimsel kuram giderek güçlenmektedir.경포호는 최근 염호로 바뀌고 있다.
Gökyüzüne uzanan reiatsu dalgası ilerledikçe güçlenmektedir.קפיצות המדרגה באבולוציה נעשות תכופות יותר ככל שמתקרבים לזמננו.
Sivil toplum güçlenmektedir.Pilietinis karas dar labiau sustiprėjo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod