güçlendirir ile cümle
güçlendirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Süt bizi güçlendirir.Milk makes us strong.
Egzersiz vücudunuzu güçlendirir.Exercise makes your body strong.
Zaman, dostluğu güçlendirir, sevgiyi zayıflatır.Time, which strengthens friendship, weakens love.
Yüzme bacaklarını güçlendirir.Swimming makes your legs strong.
Beni öldürmeyen şey güçlendirir.What does not kill me, makes me stronger.
Bu tür çalışma bir erkeğin karakterini güçlendirir.Such work tempers a man's character.
Yüzme bacakları güçlendirir.Swimming strengthens the legs.
Yüzmek bacakları güçlendirir.Swimming strengthens the legs.
Bizi öldürmeyen şey güçlendirir.Anything that doesn't kill us makes us stronger.
Babası ile arasındaki bağı da güçlendirir.Her relationship with her father improves as well.
Bundan sonra daha fazla sayıda karınca aynı yolu izleyerek feromon izini daha da güçlendirirler.More ants then retrace the shorter path, reinforcing the pheromone trail.
FKF üzerindeki manyetik kafa bir uyarıcı olarak davranır ve rassal manyetik sinyali güçlendirir.The magnetic head acts as a stimulus on the PUF and amplifies the random magnetic signal.
Ayrıca, bağışıklık sistemini de güçlendirir.It also suppresses the immune system.
Kasları güçlendirir.닥공이 더 강해진다.
Vitamin A ve C bağışıklık sisteminizi güçlendirir.Vitamins A and C support your immune cells.
Veri ileri teknoloji toplumlarını güçlendirir.Data powers high-tech societies.
Kalbin çalışmasını güçlendirirStrengthens the function of your heart
[Kan içmek bizi güçlendirir.][ When we drink blood, it makes us tough. ]
Hepsi eve gelerek evi güçlendirir.And they all come and they fortify the house.
Fiziksel, sosyal, dilsel, bilişsel, psikomotor gelişimlerini güçlendirir.language, cognitive and psychomotor development.
Yorulanı güçlendirir, Takati olmayanın kudretini artırır.He gives power to the weak. He increases the strength of him who has no might.
Sonra da Allah, âyetlerini tahkim eder (güçlendirir).Then Allah establishes His Revelations.
FKF üzerindeki manyetik kafa bir uyarıcı olarak davranır ve rassal manyetik sinyali güçlendirir.The magnetic head acts as a stimulus on the PUF and amplifies the random magnetic signal.
Çene, radulanın karşısındadr ve ön bağırsağın bir kısmını güçlendirir.The jaw is opposite to the radula and reinforces part of the foregut.[2]
Toprağın kanıtı mahkemede tek başına yeterli kalmasa da, kesinlikle diğer kanıtları güçlendirir.While soil evidence may not stand alone in court it certainly strengthens other evidence.
Bu, çeliğin dokusunu korur ve hatta bazı durumlarda güçlendirir.This preserves the grain of the steel, and in some cases even enhances it.
Helotlar İthome Dağı'nda kendilerini güçlendirirler.The helots fortify themselves at Mount Ithome.
Plank karın, sırt ve omuzları güçlendirir.The plank strengthens the abdominals, back and shoulders.
Kasları güçlendirir.Ihre Schultern treten stärker hervor.
Babası ile arasındaki bağı da güçlendirir.Sa relation avec son père se détériore.
Ayrıca, bağışıklık sistemini de güçlendirir.Il défend également un durcissement du droit d'asile.
Kolajen deriyi güçlendirir.El colágeno le da resistencia a la piel.
Yeni bir video grafik API, Core Video Gerçek zamanlı video işleme sağlamak için Core Imageni güçlendirir.Un nuevo API de vídeo, Core Video, que permite a Core Image procesamiento de vídeo en tiempo real.
Babası ile arasındaki bağı da güçlendirir.Se agravan las diferencias con su padre.
Karaciğeri güçlendirir.Увеличивается печень.
Machiavelli, kardinalle ve Medici ailesiyle ilişkilerini güçlendirir ve onların himayesine girer.Триполи знакомится с семьей и друзьями Качорры и втирается к ним в доверие.
Ek olarak, yumuşak mavi renk paleti melankolik bir hava yaratır ve hüzün dolu trajik temayı güçlendirir.بالإضافة إلى ذلك ، تخلق اللوحة الزرقاء الصامتة عمومًا نغمة عامة للحزن وتؤكد على الموضوع المأساوي والحزين.
Bundan sonra daha fazla sayıda karınca aynı yolu izleyerek feromon izini daha da güçlendirirler.Depois de todas as formigas terem construído um circuito, as feromonas são actualizadas.
Nanopartiküllerin eklenmesi kaynakları güçlendirir.A adição de nanopartículas de metais catalisa o crescimento de Nanotubos.
Uzaydaki robotlar Unicron'un yanından geçer ve Unicron onları güçlendirir, Megatron Galvatron olur.De godachtige Unicron vond hen in de ruimte, en herbouwde Megatron tot Galvatron.
Sindirim sistemini güçlendirir.Зміцнює імунну систему.
Babası ile arasındaki bağı da güçlendirir.Теплі відносини з батьком від цього ще зміцніли.
Bu mod ise Dante'nin kılıç kullanma yeteneğini güçlendirir.Stenův úkol je znovuzískání jeho meče.
Öte yandan güzellik ideali ırkî birliği güçlendirir.Αντιστρόφως, τα ιδανικά της ομορφιάς μπορούν επίσης να προωθηθούν φυλετική ενότητα.
Karaciğeri güçlendirir.Åndedrættet øges gerne.
Yeni bir video grafik API, Core Video Gerçek zamanlı video işleme sağlamak için Core Imageni güçlendirir.En nytt grafisk video-API, Core Video som gjør det mulig å behandle sann tid video prosessering.
Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir.Tăng cường khả năng miễn dịch của cơ thể.
Yeni bir video grafik API, Core Video Gerçek zamanlı video işleme sağlamak için Core Imageni güçlendirir.一套新的视频 API, Core Video,借助 Core Image 提供实时视频处理。
Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir.加強免疫系統的功能。
Kasları güçlendirir.仔肩更重。
Birlik’in kalkınma işbirliği politikasıile Üye Devletlerin politikaları birbirini tamamlar ve güçlendirir.Den fælles handelspolitik føres inden for rammerneaf principperne og målene for Unionens optræden udadtil.
Birlik’in kalkınma işbirliği politikasıile Üye Devletlerin politikaları birbirini tamamlar ve güçlendirir.Ohranja tudi ustrezne odnose z drugimi mednarodnimi organizacijami.
Birlik’in kalkınma işbirliği politikasıile Üye Devletlerin politikaları birbirini tamamlar ve güçlendirir.Unionens och medlemsstaternas politik för utvecklingssamarbete skall komplettera och förstärka varandra.
Birlik’in kalkınma işbirliği politikasıile Üye Devletlerin politikaları birbirini tamamlar ve güçlendirir.Unionin ja jäsenvaltioiden kehitysyhteistyöpolitiikat täydentävät ja tukevat toisiaan.
Birlik’in ve Üye Devletlerin operasyonları, birbirini tamamlarve güçlendirir.Acţiunile Uniunii şi ale statelor membre se completeazăşi sesprijinăreciproc.
Birlik’in ve Üye Devletlerin operasyonları, birbirini tamamlarve güçlendirir.As acções da União edos Estados-Membros completam-se e reforçam-se mutuamente.
Birlik’in ve Üye Devletlerin operasyonları, birbirini tamamlarve güçlendirir.Die Sonderbeauftragten können zur Unterrichtungdes Europäischen Parlaments mit herangezogen werden.
Birlik’in ve Üye Devletlerin operasyonları, birbirini tamamlarve güçlendirir.Głównym celem współpracy Unii na rzecz rozwoju jest zmniejszenie, a w przyszłości,likwidacja ubóstwa.
Birlik’in ve Üye Devletlerin operasyonları, birbirini tamamlarve güçlendirir.Hovedmålet for Unionens politik på dette område er at begrænse og på sigt at udryddefattigdommen.
Birlik’in ve Üye Devletlerin operasyonları, birbirini tamamlarve güçlendirir.Les actions de l’Union et des Étatsmembres se complètent et se renforcent mutuellement.