gözlerini ile cümle
gözlerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Mavi gözlerinizin olabilmesi için ise ikiebeveyninizden de mavi alel almanız gerekli. -The only way you're going to see blue eyes is if you have a blue allele from each of your parents.
Gözlerini kapatmanı istiyorum.I want you to close your eyes.
Hadi şimdi gözlerini hiç ayırmadan bu saate bak.Now keep your eyes on this watch.
Bir elmayı görmek için ışık elmaya çarpıp gözlerinize geri döndürmeli.To see an apple, light has to hit the apple and return it to your eyes.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.But that means that retinas in your eyes are not catching the light, either.
Gözlerini yoldan ayırmanı.Take your eyes off the road.
Birden arkasına yaslandı ve gözlerini kapattı.So suddenly he sat back, and he closed his eyes.
Şimdi sizi gözlerinizi kapatmaya ya da uzakta bir yere odaklanmaya davet ediyorum.I invite you to now either close your eyes or have a soft gaze, not looking at anything.
Senin gözlerini, heryerde buldum.Your eyes, I found them everywhere
Onlar, gözlerinizi yuvalarından çıkartacaklar. Biraz ağır git, tamam mı?They're gonna be suckin' your eyes into the back of your heads.
Kendi gözlerinizle görün.See for yourself.
Gözlerinizin önünde vazelinden bir perde varken bunu görmeye çalıştınız mı hiç?Have you ever tried to see that if you have Vaseline in front of your eyes?
Gözlerinizi kapatýn! Ađýrlýđýnýzý býrakýn... ...tutuyorum ben, korkmayýn......Close your eyes!... ...Let's put your foot... ...I'm keeping, don't afraid.
(Azra) Sen bir ona bak. Ben, senin gözlerini oyuyor muyum oymuyor muyum? (Kerem) Ţiţt!If you look at her, I'll scratch your eyes out. .
Paul'e, gözlerini kapatmak kalıyor.It falls to Paul to cover its eyes.
Ben sana sokulup, ellerimle gözlerini kapıyorum.I'm creeping to you and cover your eyes with my hands
Uyan gözlerini ac.Wake up! Open your eyes!
Emily'i çekmeye başlayabiliriz. Burada gözlerini oynattığını, ağzını oynattığını görebilirsiniz.So, here you can see her moving her eyes around, moving her mouth around.
Orta Doğulu karakterler gözlerinin beyazlarını göstermeden gülüyorlar veye gülümsüyorlar mı?Two: Do the Middle Eastern characters laugh or smile without showing the whites of their eyes?
Ve sanki bir yerden sonra gözleriniz, kendilerini görmeye çalışıyorlarmış gibi oluyor.And it's like your eyes start straining to see themselves.
İmkansız tabii ki, gözlerinizin kendilerini görmesi, ama deniyor gibiler.It's impossible, of course, for your eyes to see themselves, but they seem to be trying.
"Korkarsan, gözlerini kapat, ya, uzaklaşacaktır."He said, "If you get scared, you close your eyes, ya, and she'll go away."
Gözlerinin altında siyah halkalar var.There are dark circles under your eyes!
Onu, yalnýzca gözlerini kapattýđýnde görürsün Belki bir gün nede olduđunu anlarsýnYou see her when you close your eyes Maybe one day you'll understand why
Gözlerinin altındaki ışık organları yanıp sönüyor.The light organs under the eyes are flashing.
Tamam, gözlerini kapatanlar şimdi açabilirler.Okay, you can open your eyes if you had them closed.
Gözlerini kapadı ve günlerin ve gecelerin önünden geçtiğini hayal etti.She closed her eyes, and imagined the days and nights were just passing in front of her.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.The Dormouse slowly opened his eyes.
Bardaki bir kadın gözlerini benden alamadı.There's a girl at the bar who hasn't been able to take her eyes off me. It's not you.
Robot kadının gözlerinin içine bakıyormuş gibi görünüyordu.It seemed to be looking in her eyes.
Dikkatle izleyin ve gözlerinizin ne duyduğuna bir bakın.So watch closely and see what your eyes can hear.
Gözlerini aç büyükbaba!Open your eyes, grandpa!
Büyükbaba, evleneceğim aç artık gözlerini, büyükbaba!Grandpa, I'll get married so open your eyes, grandpa!
Gözlerinizi kullanın, akıllı olun, sayacınızı okuyun.Use your own eyes and be smart.
Gözleriniz ise, tekne ile aynı şekilde hareket ettiğinden, dik durduğunuzu söyler.Your eyes, because it's moving in register with the boat, say I'm standing still.
Gözlerini kapatman lazım ve alkışladığımı duyduğun tarafı işaret etmelisin.You have to close your eyes, and you have to point where you hear me clapping. All right?
Şimdi gözlerini açabilirsin.Now, open your eyes.
Gözlerini açtığında dünyayı yeni bir şekilde görebildi.When he opened his eyes, he was able to see the world in a new way.
Ve yine de onların gözlerini korkutuyorlar.This is still to have them intimidated walking in?
Ben O'na bakamıyorum bile O'nun gözlerinin içine bak demekle ne demek istiyorsun?I can't even look at her right. What do you mean look her in the eyes?
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.Now when the mystic part of me jabbers on and on like this, the warrior rolls her eyes.
Seninki gözlerini şöyle özgürlük vererek BENVOLIO;BENVOLlO By giving liberty unto thine eyes;
Gözlerinin margent yazılı bulun.Find written in the margent of his eyes.
O bana öğüt verdi ve onu gözlerini ödünç verdi.He lent me counsel, and I lent him eyes.
Bugünden sonra aslanların ve leoparların... ...gözlerinin içine bakmalıyız.BJ:
Gözlerinizdekilere benzer şekilde ışık alıcılarıyla bağlantılı haldeler.They are coupled to light receptors similar to the ones in your eyes.
Gözlerinizi açınOpen your eyes wide
Gözlerini bağlayıp, sonra da hiçbir şey görememekten yakınan çılgın bir adam gibiydim.I was like some crazy guy who puts on a blindfold and then complains that he can't see a thing.
Konuşurken gözlerinin içine de bakmışsındır.You talk while looking into his eyes too.
Gözlerini kapa.Close your eyes.
Ocak 1976'da hayata gözlerini yumdu.So he died actually, in January 1976.
Gözleriniz biraz kapalı olabilirYour eyes can be partially closed,
Din yüzünden gözlerinin kör olduğunu düşünürüz, veya sadece aptallık yüzünden.We think they must be blinded by religion, or by simple stupidity.
Büyükbaba, gözlerini aç.Grandfather, open your eyes.
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.So the key here was to keep everybody looking in Ben's eyes.
Problem, gözlerinizin arkasında, iki kulağınız arasındaki bu 1350 gramlık küçük makina.The problem is this little three-pound machine that's behind your eyes and between your ears.
Bunlara neden gözlerini diktiler biliyor musunuz?You know why they have their eyes set on it?
Kör, gözlerini mi kapıyorsun?Blind, do you shut your eyes?
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."Puff up and just look it in the eye and it may not want to fight you."
Gozleriniz hangi duzleme bakacagini bilemiyordu.And your eye doesn't know which level to read.