gözlerini ile cümle
gözlerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.De Zevenslaper opende langzaam zijn ogen.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.Dormouse perlahan-lahan membuka matanya.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.Dormouse powoli otworzył oczy.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.El Lirón abrió lentamente los ojos.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.Giống chuột nưa sóc từ từ mở mắt ra.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.Hasselmus öppnade sakta ögonen.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.Il Ghiro aprì lentamente gli occhi. 'Non ero addormentato', ha detto in una rauca, debole voce:
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.Le Loir ouvrit lentement les yeux.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.O Leirão abriu os olhos devagar.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.Syvsoveren langsomt åbnet sine øjne.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.The alunarilor a deschis incet ochii. "Nu am fost adormit, spuse el într-o răguşit, voce slabă:
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.The pähkinähiiri hitaasti avasi silmänsä.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.The Plch pomalu otevřel oči.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.The Plch pomaly otvoril oči.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.The Polšji počasi odprl oči.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı. 'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:잠꾸러기 천천히 눈을 열었습니다. 저는 못 잤어요, '그는 쉰했다
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı. 'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:מרמיטה לאט פקח את עיניו. "לא ישנתי," הוא אמר צרוד,
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı. 'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:والزغبة فتح عينيه ببطء. "لم أكن نائما" ، وقال في أجش ،
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı. 'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:弱々しい声:"私はあなたの仲間が言っていたすべての単語を聞いた。"
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.Η Τυφλοπόντικας άνοιξε σιγά-σιγά τα μάτια του.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.Соня медленно открыл глаза.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.Соня повільно відкрив очі.
Fındık faresi yavaş yavaş gözlerini açtı.Сънливец бавно отвори очите си.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.Ahora, cuando mi parte mística parlotea sin parar como ahora, el guerrero pone los ojos en blanco.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.Als mijn mystieke deel op deze manier blijft doorkwebbelen, dan rolt de krijger met haar ogen.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.Avšak když má "mystická" osobnost takhle brebentí pořád dokolečka, "bojovná" obrací oči v sloup.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.Când Misticul din mine vorbește în felul acesta, Războinicul își dă ochii peste cap.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.Giờ đây khi phần bí ẩn trong tôi cứ luyên thuyên liên tục như vậy, thì phần chiến binh dương mắt lên.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.Kini saat bagian mistis dari saya terus mengoceh seperti ini, si prajurit memutar matanya.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.음, 저의 영적인 부분이 이렇게 계속해서 재잘거리면, 다른 쪽 부분인 전사는 눈을 돌리죠.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.Mais quand ma part spirituelle ne cesse de jacasser ainsi, la guerrière lève les yeux au ciel.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.Most, mikor a misztikus felem így fecseg és egyre fecseg, a harcos a szemeit forgatja.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.Quando a minha parte mística tagarela assim, sem parar, a guerreira revira os olhos.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.Wenn nun der mystische Teil von mir so vor sich hin plappert, verdreht die Kriegerin ihre Augen.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.W tej chwili, kiedy moja wewnętrzna mistyczka trajkocze bez końca, wojowniczka przewraca oczami.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.Τώρα όταν το μυστικιστικό κομμάτι μου φλυαρεί, η πολεμιστής σηκώνει τα μάτια της.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.І тепер, коли моя містична половина базікає і базікає, воїн завертає своїми очима.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.Сега, когато мистичната част от мен започне да дърдори и дърдори, войнстващата й затваря очите.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.כשהחלק המיסטי שלי מלהג כך ללא הרף, הלוחמת מגלגלת את עיניה.
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.بينما شخصيتي " الصوفية " كانت تتخبط في هذه الامور كان شخصيتي المحاربة تحرك أعينها في كل مكان
Gizemci yanımın böyle çenesi düştüğünde savaşçı yanım gözlerini deviriyor.こんな感じで横槍を入れます 「戦士」の方が呆れるのです 彼女は世界で今
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez.""Enche o peito e olha-o nos olhos "e pode ser que ele não queira lutar contigo."
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."Gonfiati e guardalo negli occhi e forse deciderà di non attaccarti.'
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."Grandis-toi et regarde-le dans les yeux. Peut-être qu'alors il ne voudra pas se battre avec toi."
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."Infla el pecho y míralo directo a los ojos y no querrá pelear contigo."
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."어깨를 쭉 펴고 말이다. 그 놈 눈을 딱 쏘아 보는 거야. 그럼, 아마 그 놈, 너랑 싸우려 들 지 않을 게다.
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."Nafúkni sa a pozri sa mu do očí a možno sa s tebou nebude chcieť biť."
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."Thở đều và nhìn thẳng vào mắt nó, nó sẽ không làm gì con đâu."
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."Umflă-te și doar privește-l în ochi şi s-ar putea să nu vrea să te atace."
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."Wypręż się i spójrz mu w oczy, a może się nie odważy.
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."Φούσκωσε και κοίταξέ το απλά ίσα στα μάτια και μπορεί να μη θελήσει να σου ριχτεί."
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."Изпъчи се и просто го гледай в очите и той може да не поиска да се бие с теб."
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."Напучься и просто глянь ему в глаза. Не исключено, что он не захочет с тобой драться".
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."אל תזוז. תעמוד במקומך. נפח את החזה ורק הסתכל לתוך עיניו
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."تنفس وأنظر له في عينيه فربما لا يريد أن يقاتلك."
Göğsünü kabart, yalnızca gözlerinin içine bak ve belki senle mücadele etmek istemez."(笑) 父はこんなことも言いました
Goo Joonn Pyo! Goo Joon Pyo! Uyan gözlerini ac.גו גון פיו תתעורר!!תפתח את העיניים
Goo Joonn Pyo! Goo Joon Pyo! Uyan gözlerini ac.!غوو جون بيو! غوو جوون بيوو! استيقظ! إفتح عينيك! يااا
Goo Joonn Pyo! Goo Joon Pyo! Uyan gözlerini ac.な、 何...
Gözlerine baktım ve gözlerinin şişe kapağına baktığını gördüm.Guardando i suoi occhi, ho visto che fissava la cima della bottiglia.