gözlerini ile cümle
gözlerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bir elmayı görmek için ışık elmaya çarpıp gözlerinize geri döndürmeli.사과를 보려면, 빛이 사과에 반사되어 우리의 눈으로 되 돌아올 수 있어야 하죠.
Bir elmayı görmek için ışık elmaya çarpıp gözlerinize geri döndürmeli.Para vermos uma maçã, a luz tem que incidir na maçã e refletir-se nos nossos olhos.
Bir elmayı görmek için ışık elmaya çarpıp gözlerinize geri döndürmeli.Para ver una manzana, la luz tiene que proyectarse en la manzana y regresar a nuestros ojos.
Bir elmayı görmek için ışık elmaya çarpıp gözlerinize geri döndürmeli.Per vedere una mela, la luce deve colpire la mela e ritornare ai vostri occhi.
Bir elmayı görmek için ışık elmaya çarpıp gözlerinize geri döndürmeli.Um einen Apfel zu sehen, muss Licht auf den Apfel treffen und zu euren Augen reflektiert werden.
Bir elmayı görmek için ışık elmaya çarpıp gözlerinize geri döndürmeli.Чтобы увидеть яблоко, свет должен упасть на яблоко и вернуть его вашим глазам.
Bir elmayı görmek için ışık elmaya çarpıp gözlerinize geri döndürmeli.Щоб побачити яблуко, світло мусить відбитися від нього і повернутися до очей.
Bir elmayı görmek için ışık elmaya çarpıp gözlerinize geri döndürmeli.כדי לראות תפוח, אור צריך לפגוע בתפוח ולחזור לעיניכם.
Bir elmayı görmek için ışık elmaya çarpıp gözlerinize geri döndürmeli.فلكي ترى تفاحةً، يجب أن يصدمها الضوء وينعكس عائداَ إلى عينيك.
Bir elmayı görmek için ışık elmaya çarpıp gözlerinize geri döndürmeli.光がリンゴに当たって きみの目にはねかえってくる必要があるんだ それから きみの目の網膜が
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.El avea un număr minunat în care o tufă de trandafiri înflorea în fața ochilor auditoriului.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Él tenía este truco maravilloso hacía florecer un rosal frente a nuestros ojos.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Er hatte einen tollen Trick, bei dem ein Rosenbusch vor Ihren Augen zu blühen begann.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Hij had een prachtige truc waarbij een rozenstruik vlak voor je ogen ging bloeien.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Il avait ce tour magnifique où un rosier fleurissait sous vos yeux.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.그는 여러분들의 눈 앞에서 장미가 피는 이런 대단한 마술을 할 줄 압니다.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Robil tento úžasný trik, pri ktorom ružový krík rozkvitol pred vašimi očami.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Sapeva fare un trucco fantastico: faceva fiorire un rosaio proprio davanti ai vostri occhi.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Tinha um truque espantoso em que uma roseira florescia mesmo em frente dos nossos olhos.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.W jednym z jego wspaniałych trików róża rozkwitała na oczach widzów.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Той имал този прекрасен трик, където розов храст разцъфва направо пред очите ви.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.У него был этот замечательный трюк, где куст роз расцветает прямо перед вашими глазами.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.היה לו טריק נפלא שבו שיח וורדים היה פורח מול העיניים שלכם.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.كانت لديه هذه الخدعة الرائعة حيث تتفتح شجيرة ورود أمام أعيننا مباشرة.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.素晴らしいマジックが十八番でしたが 一番見事なマジックは
Bir hayvanin gözlerinin içine bakmayi ögrenmeliyiz ve onlarin hayatinin bir önemi oldugunu fark etmeliyiz.אנו חייבים ללמוד להתבונן אל תוך העיניים של בעל החיים ולהרגיש .שלחיים שלהם יש ערך מכיוון שהם חיים
Bir hayvanın gözlerinin içine bakmayı öğrenmeliyiz ve onların hayatının bir önemi olduğunu fark etmeliyiz.Devemos aprender a ver a través de los ojos de los animales y sentir su vida con valor. Porque están vivos.
Bir hayvanın gözlerinin içine bakmayı öğrenmeliyiz ve onların hayatının bir önemi olduğunu fark etmeliyiz.Meidän täytyy oppia näkemään eläimen silmiin ja tuntemaan, että niiden elämällä on arvoa koska ne ovat elossa.
Bir hayvanın gözlerinin içine bakmayı öğrenmeliyiz ve onların hayatının bir önemi olduğunu fark etmeliyiz.Moramo se naučiti videti v oči živali in čutiti, da ima njihovo življenje vrednost, ker so žive.
Bir hayvanın gözlerinin içine bakmayı öğrenmeliyiz ve onların hayatının bir önemi olduğunu fark etmeliyiz.Musíme se naučit dívat se zvířatům do očí a cítit, že jejich život má cenu, protože jsou živá.
Bir hayvanın gözlerinin içine bakmayı öğrenmeliyiz ve onların hayatının bir önemi olduğunu fark etmeliyiz.Musimy nauczyć się patrzeć w oczy zwierzęcia i czuć, że ich życie posiada wartość, ponieważ są one żywe
Bir hayvanın gözlerinin içine bakmayı öğrenmeliyiz ve onların hayatının bir önemi olduğunu fark etmeliyiz.אנו חייבים ללמוד להתבונן אל תוך העיניים של בעל החיים ולהרגיש שלחיים שלהם יש ערך מכיוון שהם חיים.
Bir şeye karşı ne yapabilrsiniz? Gözlerinizi kaparsınız.뭘 어떻게 한다는 말일까요? 지금 눈을 감아 보세요.
Bir şeye karşı ne yapabilrsiniz? Gözlerinizi kaparsınız.מה ניתן לעשות למשהו? אתם עוצמים עיניים
Bir şeye karşı ne yapabilrsiniz? Gözlerinizi kaparsınız.ماذا يمكن أن تفعل لشيء ما؟ أغمض عينيك.
Bir şeye karşı ne yapabilrsiniz? Gözlerinizi kaparsınız.こっそりと動かして もとの場所に戻すと
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.Así que la clave era mantener a todos concentrados en los ojos de Ben.
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.Chcieliśmy zatem, żeby każdy patrzył Benowi w oczy.
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.Cheia era să îi facem pe toţi să se uite în ochii lui Ben.
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.Chìa khóa ở đây là giữ cho mọi người nhìn vào đôi mắt của Ben.
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.Das entscheidende war daher, dass die Leute, die den Film sehen, fortwährend in Bens Augen schauen.
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.Iedereen moest in Ben's ogen kunnen kijken.
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.이 작업에서 가장 중요한 건, 모든 이들이 벤자민의 눈을 보게 만드는 거였죠.
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.La clé du succès était de faire en sorte que le spectateur regarde en permanence le regard de Ben.
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.Το κλειδί λοιπόν εδώ ήταν να κοιτάνε όλοι τα μάτια του Μπεν.
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.Ключово беше да задържим вниманието върху очите на Бен.
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.Поэтому тут было важным сделать так,чтобы все смотрели Бену в глаза.
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.Тому важливим було зробити так, щоб всі дивились Бену в очі.
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.ואם תרגישו את החום, ותרגישו את האנושיות,
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.المفتاح كان هنا هو إبقاء الجميع للنظر في عيون بنيامين .
Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı.温かさや優しさ
Bu böyle bitmeyen bir döngüydü, onlar yapıyor, biz gözlerinin önünde parçalıyorduk.Así que este era un círculo sin fin en el que ellos armaban y nosotros desarmábamos frente a sus narices.
Bu böyle bitmeyen bir döngüydü, onlar yapıyor, biz gözlerinin önünde parçalıyorduk.C'était donc un cycle sans fin, eux construisant et nous détruisant, juste sous leur yeux.
Bu böyle bitmeyen bir döngüydü, onlar yapıyor, biz gözlerinin önünde parçalıyorduk.Das war also ein endloser Zyklus davon, dass sie bauen und wir vor ihren Augen zerstören.
Bu böyle bitmeyen bir döngüydü, onlar yapıyor, biz gözlerinin önünde parçalıyorduk.Deci era un ciclu fără sfârșit, ei construiau, noi distrugeam în fața ochilor lor.
Bu böyle bitmeyen bir döngüydü, onlar yapıyor, biz gözlerinin önünde parçalıyorduk.Era um ciclo infinito, em que eles construíam e nós destruíamos diante dos seus olhos.
Bu böyle bitmeyen bir döngüydü, onlar yapıyor, biz gözlerinin önünde parçalıyorduk.Era un ciclo infinito in cui loro costruivano e noi smontavamo davanti a loro.
Bu böyle bitmeyen bir döngüydü, onlar yapıyor, biz gözlerinin önünde parçalıyorduk.Het was een eindeloze cyclus van bouwen en uit elkaar halen voor hun ogen.
Bu böyle bitmeyen bir döngüydü, onlar yapıyor, biz gözlerinin önünde parçalıyorduk.Jadi ini adalah siklus tak berujung mereka bangun dan kami hancurkan di depan mata mereka.
Bu böyle bitmeyen bir döngüydü, onlar yapıyor, biz gözlerinin önünde parçalıyorduk.그러니까 이건 끝없는 순환이죠. 사람들은 조립하고, 우리는 분해하고. 그 사람들 눈 앞에서 말이에요.