gözlerini ile cümle

gözlerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çok güzel bir numarası vardır bir gül ağacı çiçek açar gözlerinizin önünde.He had this wonderful trick where a rosebush would bloom right in front of your eyes.
Hadi Wannes, aç gözlerini! Louis uyan!Desculpe incomodar... ... me machuquei.
Kapayýn gözlerinizi, peder.- Louis... Wannes! - Sr. Scholliers, por favor, não os acorde.
İşte gözlerinizin önünde, bu parça kendini birleştirdi.So in front of your eyes, this part just self-assembled.
Ama abi... ...konuğun gözlerini benden alamıyor.But your guest can't take her eyes off me.
Gözlerini alamadığını sanmıyorum. Dik dik bakıyor gibi.It's not that she can't take her eyes off you, it seems like she's glaring.
Gözlerini kamaştırıyorsam söyle.Tell me if I'm too blinding.
Gözlerinizi büyük ekrandan ayırmayın.And keep your eyes on the big screen.
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.You don't see her eyes; they're looking downward.
O cesurca, gözlerini kırpmadan, hatta hırçın, hatta şişesi boş olduğu zamanlarda öfke dolu.She boldly, unblinkingly, even pugnaciously, wrathfully even, when her bottle was empty.
Bütün gece çalışırken şaşkın olmak ve gözlerini zarar-When you work all night you become dizzy and your eyes hurt -
Gözlerinizle gördükleriniz sizi çıldırtacak.so that you shall be mad for the sight of your eyes which you shall see.
Büyük denemeleri, belirtileri, o büyük ve şaşılası işleri gözlerinizle gördünüz.the great trials which your eyes saw, the signs, and those great wonders:
‹‹Şimdi olduğunuz yerde durun ve RABbin gözlerinizin önünde yapacağı şu olağanüstü olayı görün."Now therefore stand still and see this great thing, which Yahweh will do before your eyes.
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Do you open your eyes on such a one, and bring me into judgment with you?
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Their child is established with them in their sight, their offspring before their eyes.
Zengin olarak yatar, ama bu öyle sürmez, Gözlerini açtığında hepsi yok olup gitmiştir.He lies down rich, but he shall not do so again. He opens his eyes, and he is not.
Bütün kemiklerimi sayar oldum, Gözlerini dikmiş, bana bakıyorlar.I can count all of my bones. They look and stare at me.
Sidkiyanın gözlerini oydu, zincire vurup Babile götürdü.Moreover he put out Zedekiah's eyes, and bound him in fetters, to carry him to Babylon.
İşte RABbin günü geliyor! Ey Yeruşalim halkı, senden yağmalanan mal gözlerinin önünde paylaşılacak.Behold, a day of Yahweh comes, when your spoil will be divided in your midst.
Bunu gözlerinizle görünce, ‹RAB İsrail sınırının ötesinde de büyüktür!› diyeceksiniz.››Your eyes will see, and you will say, "Yahweh is great--even beyond the border of Israel!"
‹‹Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!"But blessed are your eyes, for they see; and your ears, for they hear.
O zaman onların gözleri açıldı ve kendisini tanıdılar. İsa ise gözlerinin önünden kayboldu.Their eyes were opened, and they recognized him, and he vanished out of their sight.
İsa onu alıp gözlerinin önünde yedi.He took them, and ate in front of them.
İsanın çamur yapıp adamın gözlerini açtığı gün Şabat Günüydü.It was a Sabbath when Jesus made the mud and opened his eyes.
O zaman ona, ‹‹Sana ne yaptı? Gözlerini nasıl açtı?›› dediler.They said to him again, "What did he do to you? How did he open your eyes?"
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.Since the world began it has never been heard of that anyone opened the eyes of someone born blind.
Adam, onlardan bir şey alacağını umarak gözlerini onların üzerine dikti.He listened to them, expecting to receive something from them.
Onlar, Allah'ın la'netleyip sağır yaptığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.
Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.
Mü'minlere söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar.Tell the believing men to lower their eyes and guard their private parts.
Denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözlerinizin önünde Firavun ailesini batırmıştık.Remember, We parted the sea and saved you, and drowned the men of Pharaoh before your very eyes.
Mümin erkeklere söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, mahrem yerlerini, korusunlar.Tell the believing men to lower their eyes and guard their private parts.
Ayetlerimiz gözlerinin önüne serilince: "Bu apaçık bir sihirdir" dediler.And when Our signs came as distinct proofs, they said: "This is only magic."
Yanlarında, gözlerini eşlerine dikmiş yaşıt güzeller vardır.With companions of modest look, the same in age, by their side.
İşte, Allah'ın lanetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği bunlardır.They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.
Şimşek neredeyse gözlerini alacak onların.Verily the lightning could snatch away their eyes.
Ve yanlarında, gözlerini kendi eşlerinden ayırmayan iri gözlü huriler var.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Ve yanlarında,.eşlerinden gözlerini ayırmayan huriler olacak ki her biri de eşit ve aynı yaşta.With companions of modest look, the same in age, by their side.
Gözlerinin önünde duran oğullar verdim.And sons always present by his side,
Sonra da andolsun ki gözlerinizle göreceksiniz.Then you will see it with the eye of certainty.
Şimşek, neredeyse gözlerini çarpıp götürüverecek.Verily the lightning could snatch away their eyes.
Ona inanmazlar. Oysaki, öncekilerin yol ve yöntemleri gözlerinin önünden geçmiştir.So, they will not believe in it: The example of former people is there.
Yanlarında, gözlerini onlara dikmiş, iri gözlü dilberler vardır.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Siz, işitme gücünüzün, gözlerinizin, derilerinizin aleyhinize yapacağı tanıklıktan gizlenmiyordunuz.You did not hide your (doings) so that your ears or eyes or persons should not testify against you.
Yok geri dönerlerse kendilerinden öncekilerin hali gözlerinin önündedir!If they persist, they should remember the fate of those who have gone before them.
(Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle.Tell the believing men to lower their eyes and guard their private parts.
İşte bunlar, Allah'ın kendilerini lanetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.
Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.
O şimşek nerdeyse gözlerini (n nûrunu) kapıverecek.Verily the lightning could snatch away their eyes.
Hâlâ gözlerini açmayacaklar mı?Will they not see even then?
İşte onlar, Allah'ın lanetlediği, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.
Çadırlar içerisinde gözlerini yalnız kocalarına çevirmiş hûriler vardır.Houris cloistered in pavilions --
Şimşek nerdeyse gözlerini köreltecek.Verily the lightning could snatch away their eyes.
Allah dileseydi kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Allah gerçekten her şeye kadirdir.And if the Lord wills so He could take away their hearing and sight; surely God is all-powerful.
O, sadece onları, dehşetinden gözlerinin donup kalacağı bir güne ertelemektedir.He has only allowed them respite till the Day on which all eyes would stare aghast,
İşte bunlar, Allah'ın lânet edip kulaklarını sağırlaştırdığı, gözlerini kör ettiği kimselerdir.They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.
Gözlerinin gördüğünü kalbi yalan saymadı.His heart did not falsify what he perceived.
Evet, evet onu mutlaka gözlerinizle göreceksiniz!Then you will see it with the eye of certainty.
Şimşek neredeyse gözlerini kapıverecek!Verily the lightning could snatch away their eyes.

İlgili Sayfalar