gözlerine ile cümle

gözlerine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Jeep'i gözlerine kestiren üç genç jeep'e gideceği evine kadar takip ederler.They would be accompanied by three unarmed jeeps.
Yansıtan yüzeyler olmasın, birbirlerinin gözlerine bakıp yansımalarını göremesinler. - -They can't look into each other's eyes and try to see the reflection.
Ve gözlerinizin yazdığı da gözlerinizin başkalarının gözlerine bakarken ki halinin kaydı.And what you're typing are recordings of your eyes as you're looking at other peoples' eyes.
Gözlerine bakın, Tanrım.It's his eyes. Oh, Jesus.
Gözlerine ne oldu?What happened to your eye?
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpI'll never forget that one girl looked in her father's eyes with that camera and said,
Gözlerine bir bak.Look at your eyes.
Onun gözlerine doğrudan bakamıyorum... ...çünkü korkutucu.You can't look her directly in the eyes because she's kind of scary.
Onun gözlerine bakınlook into his eyes.
Bana baktı, ben de gülümsedim ve sonra gözlerine dolan yaşları gördüm.And he looked at me, and I smiled, and then I saw the tears start welling up in his eyes.
Çünkü ben gözlerine bakıp durmadım.Because I won't look at her.
Daha şimdiden gözlerine bakıp görüyorum, 'Ahhh, bir şey çekip gidecek'.Already, I look in your eyes, I see, 'Arghh, something is going to leave'.
Doğrudan gözlerine bak ve itiraf et.Just look directly into her eyes and confess.
Tabii ki gözlerine bakarak konuştum.Of course I speak looking into his eyes.
Gözlerine bakarsınız.You look at their eyes.
Şimdi, bu çocuğun gözlerine zoom yaptığımda körlük nedenini görebilirsiniz.So, as I zoom in to the eyes of this child, you will see the cause of his blindness.
Çünkü ben senin gözlerine baktığımda bir bağımlı görmüyorum.Because when I look in your eyes, I don't see an addict.
Uzlaşmak zor gözlerine bakınca gördüğüm, yalnızca ortak bir kanıIt's hard to compromise when I see through you're eyes it's just a common view
Tanrı gözlerine dokunuyor. Ellerini kaldır, işte geliyor!God is touching your eyes, just lift up your hands, get ready, here it comes
Bu gece gözlerine bakmaktan korkuyorum.Tonight, I'm afraid if I look in your eyes,
İlk kaşifler bu acıyı yok etmek için gözlerine kokain sürüyordu.Early explorers rubbed cocaine in their eyes to kill the pain of it.
Gözlerine baktım ve gözlerinin şişe kapağına baktığını gördüm.I'd looked at his eyes, and I saw his eyes looked at this bottle top.
Etrafımda hayvanlarla büyüdüm. Gözlerine bakardım ve orada neler olduğunu merak ederdim.I grew up surrounded by animals, and I would look in these eyes and wonder what was going on there?
Seni görünce de dedim ki... ...bak ţu herifin gözlerine.When i saw you i thought that: look at this guy's eyes
Kendilerine gülümsediğimde gözlerine inanmazlardı, Güler yüzlülüğüm onlara cesaret verirdi.I smiled on them when they had no confidence. They didn't reject the light of my face.
Gözlerine uyku girmesin, Ağırlaşmasın göz kapakların.Give no sleep to your eyes, nor slumber to your eyelids.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Then he touched their eyes, saying, "According to your faith be it done to you."
Allah, onların kalblerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerine de perde inmiştir.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.
Onlara sırt çevirdi, "Vah, Yusuf'a yazık oldu!" dedi ve üzüntüden gözlerine ak düştü.Enquire from the people of that city, or ask the men of the caravan with whom we have come.
Ve kederden gözlerine ak düştü. Durmadan yutkunuyordu.And his eyes turned white with grief which he bore in silence.
Ve üzüntüden gözlerine ak düştü. Artık yutkunuyor da yutkunuyordu.And his eyes turned white with grief which he bore in silence.
Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerine de bir perde inmiştir.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.
Üzüntüden gözlerine ak düştü, acısını içine gömdü.And his eyes turned white with grief which he bore in silence.
Şu gömleğimi alın da götürün, babamın gözlerine sürün, iyileşir, görmeye başlar.“Take this shirt of mine, and lay it over my father’s face, and he will recover his sight.
Müjdeci gelip de gömleği gözlerine sürünce Yakup'un gözleri açıldı, görmeye başladı.Then, when the bearer of good news arrived, he laid it over his face, and he regained his sight.
Körlüğü önlemek için bebeklere gözlerine gümüş nitrat damlası verildi.To prevent blindness, babies were given drops of silver nitrate in their eyes.
Gözlerine daha derin baktığımda, hayatın çok güzel olduğunu daha iyi anlıyorum.Je tiefer ich in deine Augen schaue, umso mehr bemerke ich, wie schön das Leben wirklich ist.
Mary Tom'un gözlerine baktı.Maria sah Tom in die Augen.
Gözlerine ne kadar derin baksam bir o kadar hayatın ne denli güzel olduğunu anlıyorum.Je tiefer ich in deine Augen schaue, umso mehr merke ich, wie schön das Leben wirklich ist.
Orada gözlerine mil çekilip kör edildi.Dann werden die Enden durch die so entstandenen Augen gesteckt und dichtgeholt.
Ele geçirdiği okçuların parmaklarını kestirip, izcilerin gözlerine mil çektirdi.Von ihm kamen die Befehle an die Daumen, die wiederum die Finger unterrichteten.
Orada gözlerine mil çekilip kör edildi.Chez elle triomphe le trompe-l'œil (make-believe).
Önce hapse atılan Kahir, tahttan feragat etmemekte direnmesi üzerine gözlerine mil çekilerek kör edildi.Après avoir dit cela, il fut élevé pendant qu’ils le regardaient, et une nuée le déroba à leurs yeux.
Onun gözlerine baktım.Le miré a los ojos.
O onun gözlerine baktı.Le miró a los ojos.
Orada gözlerine mil çekilip kör edildi.En los palmares se observa e loro calancate (Aratinga acuticaudata).
Ancak Cudana'nın gözlerine vurulmuş olan Mustafa Bey, artık ondan yüz çevirir.De fuera, pues, sólo se le ve el rostro en el que cada guardián que pasa escupe abundantemente.
Uğurlu’nun gözlerine mil salıp kör etti.Gracias y desgracias del ojo del culo.
Gözlerine uyuşturuculu içki gelen Rahmi kör olur.Ma in verità è la vista di Ebro che la stranisce.
Laurie, Michael'ın gözlerine ateş eder.Giovanna si butta tra le braccia di Michele.
O, çocuğun gözlerine baktı.Он взглянул в глаза мальчика.
Neden kadınlar gözlerine makyaj yaparken ağızlarını açıyor?Почему женщины открывают рот, когда красят глаза?
Önce hapse atılan Kahir, tahttan feragat etmemekte direnmesi üzerine gözlerine mil çekilerek kör edildi.Прежде все трепетали перед ним и, завидев его, обращались в бегство.
Gözlerine mil çekildikten sonra 27-28 Nisan gecesi öldürüldü.Вскрытие показало, что их убили в ночь с 27 на 28 июля.
Orada gözlerine mil çekilip kör edildi."눈에 차다" و تعني "يملأ العين" أي ترى شيئا يعجبك.
Büveyhoğulları daha sonra da halife'nin gözlerine mil çektirerek yerine başka bir halife getirmiştir.خرج بعض الأولاد الصغار من مخابئهم، وبمجرد أن أصبحوا في مرمى البصر حاصرهم الجنود وأعملوا فيهم الذبح."
Hayranım O Güzel Gözlerine Dünyaya Geldim Gülmek İçinياما كنت اتمنتى اقابلك بابتسامة..
Amcası Nikeforos'un gözlerine mil çektirdi.استلم دعما لجهوده من مايكروسوفت.
Önce hapse atılan Kahir, tahttan feragat etmemekte direnmesi üzerine gözlerine mil çekilerek kör edildi.E vieram seus servos e começaram a olhar, e eis que as portas do quarto do terraço estavam trancadas.
Gökçen Kız'ın gözleri ışık saçıyordu, gözlerine bakan ise ölüyordu.As luzes da polícia pisca pela floresta quando ela fecha os olhos e sorri.

İlgili Sayfalar