gözlerinden ile cümle

gözlerinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
14
ORT. KELİME
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.가라사대 너도 오늘날 평화에 관한 일을 알았더면 좋을 뻔하였거니와 지금 네 눈에 숨기웠도다
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.och sade: »O att du i dag hade insett, också du, vad din frid tillhör! Men nu är det fördolt för dina ögon.
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.«Se avessi compreso anche tu, in questo giorno, la via della pace. Ma ormai è stata nascosta ai tuoi occhi
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.беше знаел ти, да! Ти, поне в този [твой] ден, това което служи за мира ти; но сега е скрито от очите ти.
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.לו ידעת אף את בעוד יומך הזה את דבר שלומך ועתה נעלם מעיניך׃
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.قائلا انك لو علمت انت ايضا حتى في يومك هذا ما هو لسلامك. ولكن الآن قد أخفي عن عينيك.
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.說 、 巴 不 得 你 在 這 日 子 、 知 道 關 係 你 平 安 的 事 . 無 奈 這 事 現 在 是 隱 藏 的 、 叫 你 的 眼 看 不 出 來
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.說 、 巴 不 得 你 在 這 日子 、 知道 關係 你 平安 的 事 . 無奈 這事現 在 是 隱藏 的 、 叫 你 的 眼看 不 出 來
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Kiedy Marwood skoczył, otoczyły go osy żądląc go w twarz i oczy.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.그리고 마러드가 점프했을 때, 말벌떼가 그의 얼굴과 눈을 쏘아대면서 공격했어요. 그는 내버려 둘 수 밖에 없었죠.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Și când a sărit Marwood, a fost acoperit de viespi care îl înțepau pe față și pe ochi.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Sie stachen ihn ins Gesicht und die Augen. Er ließ beinahe los. Das war in 23 Metern Höhe.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Toen Marwood sprong, werd hij bedolven door wespen die hem in zijn gezicht en ogen staken.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Và khi tới Marwood nhảy sang anh ta bị bao vây bởi ong bắp cày chích vào mặt và mắt anh ta.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Y cuando Marwood saltó lo cubrieron las avispas que le picaron la cara y los ojos.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Когато Маруд направил скока, бил покрит с оси, жилещи го в лицето и очите.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Когда прыгнул Марвуд, его облепили пчелы, жалящие в лицо и глаза.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.כאשר מרווד קפץ, הוא כוסה בצרעות שעקצו אותו בפניו ובעיניו. הוא כמעט והרפה מהענף.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.وحين قفز "ماروود"، كان مغطى بالدبابير تلدغه في الوجه والعينين. وقد كان على وشك أن يفلت.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.顔中を刺しまくりました 彼は危うく手を離すところでした 地上20メートルです もしそうしたら死んでいたことでしょう
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.A hneď spadly s jeho očí jako čo by lupiny, a prezrel naskutku a vstal a dal sa pokrstiť
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.A hned spadly s očí jeho jako lupiny, a on prohlédl pojednou; a vstav, pokřtěn jest.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Au même instant, il tomba de ses yeux comme des écailles, et il recouvra la vue. Il se leva, et fut baptisé;
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.De inmediato le cayó de los ojos algo como escamas, y volvió a ver. Se levantó y fue bautizado
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.E improvvisamente gli caddero dagli occhi come delle squame e ricuperò la vista; fu subito battezzato
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Het was net of er een vlies van Saulus' ogen viel. Ineens kon hij weer zien.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.In precej padejo z oči njegovih kakor luskine, in takoj izpregleda. In vstane ter se da krstiti.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.I zarazem spadły z oczów jego jako łuski i wnet przejrzał, a wstawszy ochrzczony jest.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Ja heti putosivat hänen silmistään ikäänkuin suomukset, ja hän sai näkönsä ja nousi ja otti kasteen.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.즉시 사울의 눈에서 비늘 같은 것이 벗어져 다시 보게 된지라 일어나 세례를 받고
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Logo lhe caíram dos olhos como que umas escamas, e recuperou a vista: então, levantando-se, foi batizado.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Og straks faldt der ligesom Skæl fra hans Øjne, og han blev seende, og han stod op og blev døbt.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Og straks falt det likesom skjell fra hans øine, og han fikk sitt syn igjen, og han stod op og blev døpt,
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Und alsobald fiel es von seinen Augen wie Schuppen, und er ward wieder sehend
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.Και ευθυς επεσον απο των οφθαλμων αυτου ως λεπη, και ανεβλεψεν ευθυς, και σηκωθεις εβαπτισθη.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.И начаса паднаха от очите му като люспи, и той прогледа; и стана та се кръсти.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.И тотчас как бы чешуя отпала от глаз его, и вдруг он прозрел; и, встав, крестился,
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.І зараз із очей йому, мов би луска, спало, і прозрів того часу, та й вставши, охрестив ся.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.וכרגע נפלו מעל עיניו כמו קשקשים וישב פתאם לראות ויקם ויטבל׃
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.‎فللوقت وقع من عينيه شيء كانه قشور فابصر في الحال وقام واعتمد.
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.掃 羅 的 眼 睛 上 、 好 像 有 鱗 立 刻 掉 下 來 、 他 就 能 看 見 、 於 是 起 來 受 了 洗
O anda Saulun gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu.掃羅 的 眼睛 上 、 好像 有 鱗 立刻 掉下 來 、 他 就 能 看見 、 於是 起 來 受 了 洗
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.An einen allwissenden, außenstehenden Erzähler, durch dessen Augen man die Geschichte sieht.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.A una specie di entità esterna onniscente attraverso i cui occhi voi vedete la storia.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.A un cuerpo externo omnisciente a través del cual vemos la historia.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Comme une sorte de corps externe omniscient à travers les yeux duquel on voit l'histoire.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.어떤 전지한 외부의 존재가 있어서 여러분은 그것의 눈을 통해 이야기를 보는 거죠.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Một dạng thể ở ngoài cơ thể bạn, biết hết mọi chuyện, qua con mắt của nó bạn chứng kiến toàn bộ câu chuyện.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Něco jako vševědoucí vnější tělo, jehož očima vidíme ten příběh.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Pewien rodzaj wszechwiedzącej zewnętrznej istoty, której oczami przyglądamy się historii.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Un fel de corp exterior atotștiutor prin ochii căruia vezi întreaga poveste.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Valamilyen mindenható külső test, amelynek a szemével a történetet látjuk.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Κάποιο είδος εξωτερικού παντογνώστη μέσα από τα μάτια του οποίου βλέπουμε την ιστορία.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.Нещо като всезнаещо външно лице, през чиито очи виждаме историята.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.סוג של יודע כל חוץ-גופי אשר דרכו אתם רואים את הסיפור.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.شيء مثل جسم خارجي على دراية بكل ما يحدث و من خلال عينه ترون القصة.
Öyküyü onun gözlerinden gördüğünüz, her şeyi bilen disaridan biri.目を通して物語を見るのが普通です 私達は それに慣れています
Peki, birinin gözlerinden görmenin mümkün olduğuna inanıyor musunuz?Alors, croyez-vous que ce soit possible de voir à travers les yeux de quelqu'un?
Peki, birinin gözlerinden görmenin mümkün olduğuna inanıyor musunuz?Also, denken sie es ist möglich. durch die Augen von jemand anders zu sehen?
Peki, birinin gözlerinden görmenin mümkün olduğuna inanıyor musunuz?Credeti ca este posibil sa vezi prin ochii altcuiva?

İlgili Sayfalar