gözlerin ile cümle

gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom arkasına yaslandı ve gözlerini kapattı.Tom leaned back and closed his eyes.
Mary gözlerini önlüğüyle sildi.Mary wiped her eyes with her apron.
Beni öptüğün zaman neden gözlerini kapatıyorsun?Why do you close your eyes when you kiss me?
Bütün gece ağlıyor muydun? Gözlerin tamamen şişmiş.Have you been crying all night? Your eyes are all puffy.
Onun gözlerine son derece içten baktı.He looked deeply into her eyes.
Tom May'nin gözlerine derinden baktı ve gülümsedi.Tom looked deeply into Mary's eyes and smiled.
Gözleriniz çok güzel.Your eyes are very beautiful.
Gözyaşları Mary'nin gözlerini doldurdu.Tears filled Mary's eyes.
Kız gözlerini açtı, ayıyı gördü ve pencereye doğru koştu.The girl opened her eyes, saw the bear, and fled toward the window.
Kız gözlerini açtı, ayıyı gördü ve pencereye kaçtı.The girl opened her eyes, saw the bear, and fled to the window.
Gözlerinizi kapalı tutun.Keep your eyes closed.
O çocuk üzgün. Onun gözlerinde gözyaşları var.That boy is sad. He has tears in his eyes.
Gözlerinizi açın, millet!Open your eyes, people!
Koyun gözlerinin etrafında siyah halkaları olan beyaz bir koyun.The sheep is white with black rings around her eyes.
Müzik dinlerken gözlerini kapat.Close your eyes when you listen to music.
Müzik dinlerken gözlerinizi kapatın.Close your eyes when you listen to music.
Gözlerinin içine bakmak için çok heyecanlıydım.I was too excited to look her in the eyes.
Mary gözlerini kapattı.Mary closed her eyes.
Tom'un gülmekten gözlerine yaş geldi.Tom laughed so much tears ran down his cheeks.
Bir milyon dolar için gözlerinizden vazgeçer miydiniz? Kulaklarınıza ne dersiniz?Would you give up your eyes for a million dollars? What about your ears?
Gözlerini şaşı yapma, hep öyle kalırsın!Don't cross your eyes. They'll get stuck that way!
Bir an için gözlerinizi kapatın ve cevabı bulmaya çalışın.Close your eyes for a moment and look for the answer.
O onun gözlerine baktı.He looked into her eyes.
Tom'un gözlerinde güç vardır.There is power in Tom's eyes.
Eğer biraz beklersen gözlerin karanlığa alışacaktır.If you wait a while, your eyes will adjust to the dark.
Tom Mary'nin gözlerine derinden baktı.Tom looked deeply into Mary's eyes.
Tom, Mary'nin gözlerine derin derin baktı.Tom looked deeply into Mary's eyes.
O, onun saçını, tebessümünü, gözlerini seviyor mu? Erkek, o iyi bir yalancı.He loves her hair, her smile, her eyes? Man, he's a good liar.
Gözlerini yeniden kapat.Close your eyes again.
Gözlerinizi yeniden kapatın.Close your eyes again.
O kadar namusludur ki banyo yaparken kendi gözlerini bağlar.She's so modest that she blindfolds herself when taking a bath.
Tom gözlerini muayene ettirmeli.Tom should have his eyes examined.
Tom'un gözlerinin altı torbalanmış.Tom has bags under his eyes.
Polis katilin gözlerini şimdiye kadar gördüğü en soğuk olarak nitelendirdi.Police described the killer's eyes as the coldest they'd ever seen.
Tom ellerini Mary'nin omuzlarına koydu ve derinden onun gözlerine baktı.Tom put his hands on Mary's shoulders and looked deeply into her eyes.
Tom birkaç saniye gözlerini kapadı.Tom closed his eyes for a few seconds.
Bu konuda gözlerine ziyafet çek.Feast your eyes on this.
Senin gözlerin kusursuz görür.You have perfect eyesight.
Gözlerini kapamak senin daha iyi düşünmene yardımcı olur.Closing your eyes helps you think better.
O, gözyaşları gözlerine doluncaya kadar güldü.He laughed until tears filled his eyes.
Tom gözlerini kapadı ve sahile çarpan dalgaların sesini dinledi.Tom closed his eyes and listened to the sound of the waves crashing on the beach.
Kızlar, gözlerinizi açın, evlilik bir at satın almak değildir.Girls, open your eyes, marriage isn't buying a horse.
O gözlerini ondan alamadı.She could not take her eyes off of him.
Tom gözlerini açık tuttu.Tom kept his eyes open.
Müzik dinlerken gözlerini kapa!Close your eyes when you listen to music!
Gözlerini yukarı kaldır ve yıldızları göreceksin.Lift up your eyes, and you'll see the stars.
Gözlerin ağlamaktan kızarmış.Your eyes are red from crying.
Doğrudan onun gözlerine baktım.I looked him straight in the eye.
Ben doğrudan doğruya onun gözlerinin içine baktım.I looked her straight in the eye.
Lütfen gözlerini açar mısın?Can you open your eyes, please?
Jack esnedi ve gözlerini ovuşturdu.Jack yawned and rubbed his eyes.
Gözlerinin rengi nedir?What colour are your eyes?
Mary korkutucu sahneler sırasında gözlerini kapadı.Mary covered her eyes during the scary scenes.
Tom onun gözlerinin içine yürekten baktı.Tom stared deep into her eyes.
Arkanı dön ve gözlerini aç.Turn around and open your eyes.
Arkanı dön ve gözlerini kapat.Turn around and close your eyes.
Birdenbire ayağa kalktı, çok solgundu ve gözlerinde tuhaf bir ışık vardı.Suddenly she stood up, very pale, and with a strange light in her eyes.
Harika gözlerin var.You have wonderful eyes.
Tom bir an için gözlerini kapattı.Tom closed his eyes for a moment.
Tom gözlerini çok açtı.Tom opened his eyes very wide.

İlgili Sayfalar