gözlerin ile cümle
gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Habanero biberlerini kestikten sonra gözlerini ovalamamak için dikkatli ol.After cutting habanero peppers, be careful not to rub your eyes.
Tom gözlerini kapadı ve uyuyor gibi davrandı.Tom closed his eyes and pretended to be asleep.
Tom gözlerini kapattı ve uyuyor gibi davranıyor.Tom has his eyes closed and is pretending to be asleep.
Gözlerine ter kaçtığında neden yanar?Why does it hurt when you get sweat in your eyes?
Gözlerine ter kaçırmaktan nasıl kaçınırsın?How do you avoid getting sweat in your eyes?
Havuçlar gözleriniz için iyidir. Siz hiç gözlük takan bir tavşan gördünüz mü?Carrots are good for your eyes. Have you ever seen a rabbit wearing glasses?
Gözyaşları onun gözlerinde pırıldadı.Tears shimmered in her eyes.
Tom gözlerini kırptı.Tom blinked his eyes.
Bana bakma çünkü gözlerin beni rahatsız ediyor.Your eyes bother me, so don't look at me.
Tom bir trafik kazasında gözlerinden birinde görme yeteneğini kaybetti.Tom lost the sight in one of his eyes in a traffic accident.
Gözleriniz ne renk?What color are your eyes?
Gözlerin ne renk?What color are your eyes?
Tom gözlerini sıkıca kapattı.Tom closed his eyes tightly.
Otur ve gözlerini kapat.Sit down and close your eyes.
Tehlike her zaman korkunun gözlerinden daha büyük görünüyor.Danger always looks bigger through the eyes of fear.
Tom gözlerini açtığında, Mary dışarıdaydı.When Tom opened his eyes, Mary was out.
Tamam, Tom şimdi gözlerini açabilirsin!Okay, Tom, you can open your eyes now!
Havucun gözleriniz için iyi olduğunu duydum.I've heard that carrots are good for your eyes.
Tom ve Mary birbirlerinin gözlerine baktılar.Tom and Mary stared into each others' eyes.
Tom gözlerini kapattı ve konsantre oldu.Tom closed his eyes and concentrated.
Tom gözlerini kapattı ve asansörün kenarına yaslandı.Tom closed his eyes and leaned against the side of the elevator.
Tom gözlerini sık biçimde kapattı ve acıya dayandı.Tom closed his eyes tightly and endured the pain.
Tom gözlüğünü çıkardı ve gözlerini ovuşturdu.Tom removed his glasses and rubbed his eyes.
Tom gözlerini kapalı kıstı.Tom squeezed his eyes shut.
Tom doğrudan Mary'nin gözlerine baktı.Tom stared directly into Mary's eyes.
Tom Mary'nin gözlerine baktı ve onu öptü.Tom stared into Mary's eyes and kissed her.
Tom derin bir nefes aldı ve gözlerini kapadı.Tom took a deep breath and closed his eyes.
Gözlerinizi dinlendirmeye çalışın.Try to rest your eyes.
O, gözlerini açtı ve bana baktı.He opened his eyes and looked at me.
Gerçekten gözlerinden hoşlanıyorum.I really like your eyes.
Onun gözlerinin içine baktı.He gazed into her eyes.
Gözlerin kanlanmış.Your eyes are bloodshot.
Tom şapkasını gözlerinin üzerine aşağıya indirdi.Tom pulled his cap down over his eyes.
Tom tekrar gözlerini kırptı.Tom blinked again.
Gözlerindeki korku dilindeki yalanı açığa vuruyor.The fear in your eyes betrays the lie on your tongue.
Gözlerini unutamam.I can't forget her eyes.
Onun gözlerini unutamam.I can't forget her eyes.
Bir haritan var mı? Çünkü senin gözlerinde kayboluyorum.Do you have a map? Because I'm getting lost in your eyes.
Gözlerinden yaş fışkırdı.Tears gushed from her eyes.
Çocuk arsızca gözlerini annesine dikti.The child glared impudently at its mother.
Tom gözlerinden birinin üzerine bir plaster takıyordu.Tom was wearing a patch over one of his eyes.
Tom bir eliyle gözlerini kapadı.Tom covered his eyes with one hand.
Tom'un gözlerinde korku gördüm.I saw fear in Tom's eyes.
Tom gözlerini kapalı tuttu.Tom kept his eyes closed.
Senin kahverengi gözlerin yok.You don't have brown eyes.
Gözlerini kapa ve bana ne duyduğunu söyle.Close your eyes and tell me what you hear.
Herhangi biri sana güzel gözlerin olduğunu söyledi mi?Has anyone told you that you have beautiful eyes?
Hiç biri sana güzel gözlerin olduğunu söyledi mi?Has anyone ever told you that you have beautiful eyes?
Sen gözlerini kapat.You close your eyes.
Tom'un annesi onun TV'ye çok yakın oturursa gözlerini mahvedeceğini söyledi.Tom's mother said he'd ruin his eyes if he sat too close to the TV.
Senin parlak gözlerin güneş gibi.Your brilliant eyes are like the sun.
Ayrıca onun gözlerinde reddedilemez bir üzüntü vardı.There was also an irrefutable sadness in his eyes.
Gözlerini kapat ve tomruk bir ev hayal et.Close your eyes and picture a log house.
Güzel gözlerin var.You have pretty eyes.
Keskin gözlerin var.You've got sharp eyes.
Böyle güzel gözlerin var.You have such pretty eyes.
Şimdi gözlerini açabilirsin.You can open your eyes now.
Ben onun gözlerine baktım.I stared into his eyes.
Onun gözlerindeki korkuyu gördüm.I saw the fear in his eyes.
Bir acı biber kestikten sonra asla gözlerini ovma.Never rub your eyes after cutting a hot pepper.