gözlerin ile cümle

gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.J'ai donc voulu lui ouvrir les yeux sur toutes ces symétries présentes à l'Alhambra.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.그래서 저는 제 아들이 알함브라 궁전에 얼마나 대칭이 많은지 깨닫게 되기를 바랬죠.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Ήθελα να του ανοίξω τα μάτια στη συμμετρία που ρέει μέσα στην Αλάμπρα.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Исках да му отворя очите за това колко много симетрии има в Алхамбра.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Отже, я захотів відкрити його очі на те, якою кількістю симетрії пронизано Альгамбру.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.Я хотел обратить его внимание на то, что симметрия переполняет здание Альгамбры.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.ולכן, רציתי לפקוח את עיניו ולראות כמה הסימטריה מצויה בכל פרט באלהמברה.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.و هكذا أردت أن أفتح عينيه على وجود التماثل عبر أنحاء قصر الحمراء.
Bu yüzden Alhambra'da simetrinin nasıl da her yerde olduğu konusunda onun gözlerini açmak istedim.私は息子に見せたかったのです 宮殿に入ってすぐにわかるのは
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Było to trochę dziwne uczucie, kiedy widziałem te oczy i twarze patrzące na mnie przez telewizję.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Bylo to trochu divné vidět ty obrázky a ty oči, které se na mě dívaly skrz televizi.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Donc c'était plutôt bizarre de voir ces images et ces yeux me regarder à travers une télé.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Era strano vedere quelle immagini, quegli occhi che mi fissavano dalla TV.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Ezért furcsa volt látni ezeket a képeket és ezeket a szemeket visszanézni a tévéből.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Fue un poco raro ver esas imágenes y esos ojos que me devolvían la mirada por la televisión.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Het was dus nogal vreemd om die beelden en die ogen te zien die me via de tv aankeken.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Îmi părea straniu să văd acele imagini şi acei ochi holbându-se la mine prin televizor.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Jadi agak aneh rasanya, melihat gambar-gambar dan mata-mata itu menatap balik melalui televisi.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Takže to bolo trochu divné, vidieť tie zábery a tie oči, ktoré na mňa zízali z televízie.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Thế nhưng nó vẫn kỳ quặc khi nhìn thấy những bức tranh và ánh mắt đầy nhìn chằm chằm vào tôi qua TV
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.TV를 통해서 그들이 나를 응시하고 있는 사진을 보는 것이 왠지 이상했습니다.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.И странно было видеть эти кадры и эти глаза, уставившиеся на меня с экрана телевизора.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.Така че беше странно да видиш тези картини и очите, гледащи ме от телевизора.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.ולכן היה זה משונה לראות את הצילומים ואת העיניים הללו, לוטשים מבט לעברי מבעד הטלוויזיה.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.لذلك كان من الصعب رؤية تلك الصور وتلك العيون تحملق في وجهي من خلال التلفاز.
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.テレビから見つめ返しているのは 何とも奇妙でした 私は 28mmレンズを持って
Bu yüzden o gözlerin bir televizyon ekranından bana baktıklarını görmek biraz garipti.響電視度睇見啲眼望住自己 感覺有些少怪
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Er bekreuzigte sich, und die drei Frauen folgten seinem Beispiel.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, aki nem vette a szemét le a holttestet, azt mondta: "Nézd, milyen vékony volt.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, care nu a luat ochii de pe cadavru, a spus, "Uită-te cât de subţire a fost.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, che non ha preso gli occhi di dosso il cadavere, disse: "Guarda come fosse magro.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, der slet ikke få øjnene fra liget, sagde: "Se hvor tynd han var.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, die nicht beteiligt waren ihre Augen von der Leiche, sagte: "Schau, wie mager er war.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, die niet haar ogen op het lijk, zei: "Kijk eens hoe dun hij was.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, jotka eivät ottaneet hänen silmänsä pois ruumiin, sanoi, "Katsokaa kuinka ohut hän oli.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, ki niso bile oči sveže truplo, je rekel: "Poglej, kako tanka je bil.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.시체에서 그녀의 눈을 떼지 않았 Grete은, 그가 얼마나 얇은 보라 "고 말했다.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, kteří neměli odtrhnout oči od mrtvoly, řekl: "Podívejte se, jak byl hubený.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, ktorí nemali odtrhnúť oči od mŕtvoly, povedal: "Pozrite sa, ako bol chudý.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, którzy nie odrywając wzroku zwłok, powiedział: "Popatrz, jak cienka jest.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, người đã không rời mắt khỏi các xác chết, nói, "Hãy nhìn mỏng của ông.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, que não tirar os olhos do cadáver, disse: "Olha como ele estava magro.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, que no apartaba la vista del cadáver, dijo: "Mira lo delgado que estaba.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, qui ne prennent pas des yeux le cadavre, dit: "Regardez comment il a été minces.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, som inte tog ögonen från liket, sade, "Se hur tunn han var.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, yang tidak mengambil matanya dari mayat, mengatakan, "Lihat bagaimana tipis dia.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Grete, ο οποίος δεν έλαβε τα μάτια της από το πτώμα, είπε, "Κοίτα πόσο λεπτή ήταν.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Грете, които не се откъсне очи от трупа, каза: "Виж колко е тънък той.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Грете, которая не отрывала глаз от трупа, сказал: "Посмотри, как он был тонким.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.Грете, яка не відривала очей від трупа, сказав: "Подивися, як він був тонким.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.גרטה, שלא להסיר את עיניה מן הגופה, אמר, "תראה כמה הוא רזה.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.وقال جريتي ، الذي لم يأخذ عينيها عن رأس الجثة ، "انظروا كيف كان رقيقة.
Cesedi kapalı gözlerini sürmedi Grete, o kadar ince bak "dedi.彼はそのような長い間何も食べていなかった。
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Az õ magvok elõttök nõ fel õ velök, és az õ sarjadékuk szemeik elõtt.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Deres Æt har de blivende hos sig, deres Afkom for deres Øjne;
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.De ser sine barn trives omkring sig, og sine efterkommere har de for sine øine.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.De se sina barn leva kvar hos sig, och sin avkomma hava de inför sina ögon.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Dòng dõi chúng nó thành lập có mắt chúng nó thấy, Và con cháu họ ở trước mặt họ.
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Dòng_dõi chúng_nó thành_lập có mắt chúng_nó thấy , Và con_cháu họ ở trước mặt họ .
Çocukları sapasağlam çevrelerinde, Soyları gözlerinin önünde.Heidän sukunsa on vankkana heidän edessään, heidän jälkeläisensä heidän silmäinsä alla.

İlgili Sayfalar