gözlerin ile cümle
gözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu gözlerinizle görünce, ‹RAB İsrail sınırının ötesinde de büyüktür!› diyeceksiniz.››ועיניכם תראינה ואתם תאמרו יגדל יהוה מעל לגבול ישראל׃
Bunu gözlerinizle görünce, ‹RAB İsrail sınırının ötesinde de büyüktür!› diyeceksiniz.››فترى اعينكم وتقولون ليتعظم الرب من عند تخم اسرائيل
Bunu gözlerinizle görünce, ‹RAB İsrail sınırının ötesinde de büyüktür!› diyeceksiniz.››你 們 必 親 眼 看 見 、 也 必 說 、 願 耶 和 華 在 以 色 列 境 界 之 外 、 被 尊 為 大
Bunu gözlerinizle görünce, ‹RAB İsrail sınırının ötesinde de büyüktür!› diyeceksiniz.››你 們必 親 眼看見 、 也 必說 、 願耶和華 在 以色列 境界 之外 、 被 尊為 大
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.Bạn có thể coi đó như một cách đánh máy với mắt của bạn.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.Je kunt het zien als een soort van typen met je ogen.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.말하자면 눈으로 타자를 치는 거라고 생각하셔도 좋겠습니다.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.Man kann sich das als eine Art von Schreibmaschinenschrift mit den Augen vorstellen.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.Potete pensarlo come una sorta di modo di battere a macchina con i vostri occhi.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.Pueden pensar en esto como una forma de, como, escribir, con los ojos.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.Puteţi să vă gândiţi că e cumva un fel de a tasta cu ochii.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.Vous pouvez considérer ça comme un moyen de taper au clavier avec vos yeux.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.W pewnym sensie przypomina to pisanie na laptopie za pomocą oczu.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.Μπορείτε να το δείτε σαν έναν τρόπο δακτυλογράφησης με τα μάτια.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.Вы можете назвать это, что то типа, отпечатками глаз.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.Може да мислите за това като един вид, нещо като да печатате с очите си.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.אתם יכולים לחשוב על זה כדרך, של פחות או יותר, הקלדה, בעזרת העיניים.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.يمكنك التفكير في الأمر باعتباره وسيلة ل، نوع من ، الطباعة ، مع عينيك.
Bunu gözlerinizle yazı yazıyormuşsunuz gibi düşünebilirsiniz.そしてタイプし 記録しているのは
Bunun nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Gözlerine bakarsınız.É possível acender uma aldeia com os olhos deste rapaz.
Bunun nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Gözlerine bakarsınız.어떻게 아느냐고요? 사람들의 눈에 그 답이 있어요.
Bunun nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Gözlerine bakarsınız.Και ξέρετε πως το ανακαλύπτεις; Κοιτάς στα μάτια τους.
Bunun nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Gözlerine bakarsınız.Всё становится понятно по глазам.
Bunun nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Gözlerine bakarsınız.ואיך יודעים זאת? מביטים בעיניים.
Bunun nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Gözlerine bakarsınız.وهل تعلمون كيف يمكنكم أن تعلموا هذا ؟ عليكم بالنظر إلى أعينهم .
Bunun nasıl anlarsınız biliyor musunuz? Gözlerine bakarsınız.もし彼らの眼が輝いていれば、うまくやっているということ
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Akkor illeté az õ szemeiket, mondván: Legyen néktek a ti hitetek szerint.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Allora toccò loro gli occhi e disse: «Sia fatto a voi secondo la vostra fede»
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Alors il leur toucha leurs yeux, en disant: Qu`il vous soit fait selon votre foi.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Atunci S'a atins de ochii lor, şi a zis: ,,Facă-vi-se după credinţa voastră!``
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Då rörde han vid deras ögon och sade: »Ske eder efter eder tro.»
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Da rørte han ved deres øine og sa: Det skje eder efter eders tro!
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Da rørte han ved deres Øjne og sagde: "Det ske eder efter eders Tro!"
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Da rührte er ihre Augen an und sprach: Euch geschehe nach eurem Glauben.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Então lhes tocou os olhos, dizendo: Seja-vos feito segundo a vossa fé.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Entonces les tocó los ojos diciendo: --Conforme a vuestra fe os sea hecho
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Hij raakte hun ogen aan en zei: "Wat u gelooft, zal gebeuren." En zij konden zien!
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.이에 예수께서 저희 눈을 만지시며 가라사대 너희 믿음대로 되라 하신대
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Lalu Yesus menjamah mata mereka sambil berkata, "Karena kalian percaya, jadilah apa yang kalian harapkan.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Ngài bèn rờ mắt hai người mà phán rằng : Theo như đức_tin các ngươi , phải được thành vậy .
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Ngài bèn rờ mắt hai người mà phán rằng: Theo như đức tin các ngươi, phải được thành vậy.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Silloin hän kosketti heidän silmiänsä ja sanoi: "Tapahtukoon teille uskonne mukaan".
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Tedaj se dotakne njunih oči, rekoč: Po vajini veri se vama zgódi!
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Tedy dotekl se očí jejich, řka: Podle víry vaší staniž se vám.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Tedy się dotknął oczu ich, mówiąc: Według wiary waszej niechaj się wam stanie.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Vtedy sa dotknul ich očí a povedal: Nech sa vám stane podľa vašej viery!
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Τοτε ηγγισε τους οφθαλμους αυτων, λεγων Κατα την πιστιν σας ας γεινη εις εσας.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Тогава Той се допря до очите им, и рече: Нека ви бъде според вярата ви.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Тогда Он коснулся глаз их и сказал: по вере вашей да будет вам.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.Тодї приторкнув ся Він до очей їх, і рече: По вірі вашій нехай станеть ся вам.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.ויגע בעיניהם ויאמר יעשה לכם כאמונתכם׃
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.حينئذ لمس اعينهما قائلا بحسب ايمانكما ليكن لكما.
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.耶 穌 就 摸 他 們 的 眼 睛 、 說 、 照 著 你 們 的 信 給 你 們 成 全 了 罷
Bunun üzerine İsa körlerin gözlerine dokunarak, ‹‹İmanınıza göre olsun›› dedi.耶穌 就 摸 他 們 的 眼睛 、 說 、 照著 你 們 的 信給 你 們成全 了 罷
Bu odada oturuyor olsalar ve size gözlerini dikseler bu şekilde sıçramayacağınız kişiler.Als ze over je schouder keken, zou je niet terugschrikken. Hoe zit het met onze menselijke voorouders?
Bu odada oturuyor olsalar ve size gözlerini dikseler bu şekilde sıçramayacağınız kişiler.Che, se vi guardassero da sopra la spalla, non vi farebbero sobbalzare. Che dire dei nostri antenati?
Bu odada oturuyor olsalar ve size gözlerini dikseler bu şekilde sıçramayacağınız kişiler.Dacă ar apărea lângă noi, nu am sări speriaţi. Aşadar care sunt strămoşii noştri umani?
Bu odada oturuyor olsalar ve size gözlerini dikseler bu şekilde sıçramayacağınız kişiler.Gdyby jedno z nich wpatrywało się w was, nie wzdrygnęlibyście się jak ja teraz. Co z naszym rodowodem?
Bu odada oturuyor olsalar ve size gözlerini dikseler bu şekilde sıçramayacağınız kişiler.만약 그들이 이 방안에 앉아있다면. 만약 그들이 여러분의 어깨너머 바라본다면, 여러분은 다시 그렇게 되돌아갈 수 없습니다. 무엇이 우리 인간의 조상일까요?
Bu odada oturuyor olsalar ve size gözlerini dikseler bu şekilde sıçramayacağınız kişiler.Si estuvieran viendo sobre tus hombros, no brincarían así. ¿Qué hay de nuestra ascendencia humana?