gözlerimiz ile cümle

gözlerimiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Arabalar gözlerimizin önünde birbiri ardına çalışıyorlar.Cars are running one after another before our eyes.
Duman gözlerimizi sulandırdı.The smoke made our eyes water.
Güneş gözlükleri gözlerimizi güneşten korur.Sunglasses protect our eyes from the sun.
Gözlerimizle görürüz.We see with our eyes.
Gözlerimizi direk güneş ışığından korusak iyi olur.We had better protect our eyes from direct sunlight.
Bizim farklı renkte gözlerimiz var.We have different color eyes.
Gözlerimizi kırpıyoruz.We are blinking our eyes.
Gözlerimiz ışığı algılayabilir.Our eyes can detect light.
Gözlerimiz gerçek değilse aynalar nasıl gerçek olabilir?How can mirrors be real if our eyes aren't real?
Dün toplantıda gözlerimiz seni aradı.We missed you at the meeting yesterday.
Çocuk hırsızları gözlerimizi bağladı.The kidnappers blindfolded us.
Gözlerimiz kızılötesi ışığı göremiyor.Our eyes can't see infrared light.
Gözlerimiz buluştu.Our eyes met.
Gözlerimiz bir an için bir araya geldi.Our eyes met for a moment.
Gözlerimiz bir an için karşılaştı.Our eyes met for an instant.
Ev gözlerimizin önünde yarılıyor.The house is falling apart before our eyes.
Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap.What the sight of our eyes tells us is to be believed.
Gerçekten gözlerimizi yaşartıyorsunuz.Ad Te Levavi Oculos Meos.
Biliyor muydunuz, aldığımız bilginin %80'inin gözlerimiz sayesinde geldiğini?Did you know that 80% of the information we receive comes through our eyes?
Görmek için gözlerimiz var.So they say we have eyes to see with.
Gözlerimiz ile kurduğumuz iletişim konuşmadan aktardığımız bilgilerin büyük bir kısmını içeriyor.It's a really profound amount of nonverbal information that's communicated with the eyes.
Ve gözlerimiz gibi işlemeyen küçük bir göz beneği sayesinde ışığı algılıyor.And it senses light with a little eye-spot, which works not unlike how our eye works.
İşin açığını isterseniz tüm resimde aynı etki var. Gözlerimiz Hz.And in fact the entire painting draws forward and back, simultaneously.
Sadece gözlerimizi açmaya ihtiyacımız var.We just need to open our eyes. Thank you very much.
Artık gözlerimizi açıp kurban olmadığımızı görmeliyiz.We need to open our eyes and see that we are not victims.
Annemiz, Meksika, gözlerimizin önünde şiddet görüyor.Our mother, Mexico, is being violated before our very eyes.
Ve öyle ki, gözlerimizin algıladığı ışığın frekansı için zaten kullanılan bir kelimeye sahibiz.And it turns out that we already have a name for the frequency of the light that our eyes detect.
Gözlerimizdeki ışıltıya bakın.And you can see, our eyes were glistening.
Bir sinapsa yakından bakalım. Ve gözlerimizi de yeşil nöronun içinden ayırmayalım.Let's zoom in on one synapse, and keep your eyes on the interior of the green neuron.
Sonra da kendimiz izliyorduk ve gözlerimiz doluyordu.And then we watched it and tear up.
Aldığımız bilginin yüzde 80'inin gözlerimiz yoluyla geldiğini biliyor muydunuz?Did you know that 80 percent of the information we receive comes through our eyes?
Biz kazanacağız çünkü gözlerimizden akan yaşlar aslında yüreklerimizden geliyor.We are going to win because the tears that come from our eyes actually come from our hearts.
[Gözlerimiz açık uyumalıyız,] [ellerimizle düşlemeliyiz,][We must sleep with open eyes,] [we must dream with our hands,]
Ve gözlerimizin Meryem Ana'ya yönlenmesini sağlıyor. Hz. Meryem çapraz hatlı bir satıhta yatıyor.Her body lies across a diagonal or mind that they were no longer in the Renaissance.
Onlar bizim gözlerimizi yaşartırlar; çünkü hepsinin bir amacı var.They move us to tears because they have a purpose of existence.
Dur, yoksa gözlerimiz buluşacak ve dedikodu çıkacak.Stop, or our eyes will meet and it will be scandalous.
Gözlerimizi yalnızca bir dakikalığına kapatırız ve bir çok yeni fikirle açarız.We just close our eyes for a minute we all come back with a lot of new ideas.
Gözlerimizi dikmeyi bırakmalım,su sadece eski bir kilise.Don't stop to stare, it's just an old church.
Bu yüzden yüreğimiz baygın, Bunlardan ötürü gözlerimiz karardı.For this our heart is faint; For these things our eyes are dim;
Onlar da, ‹‹Ya Rab, gözlerimiz açılsın›› dediler.They told him, "Lord, that our eyes may be opened."
Herhalde gözlerimiz döndürüldü, biz büyülenmiş bir topluluğuz, derlerdi.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Mutlaka: "Gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyülenmiş bir topluluğuz" diyeceklerdir.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Bunu görürler de gene ancak derler, gözlerimiz bağlandı bizim, hatta büyülenmiş bir topluluğuz biz.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap.Build an ark under Our eye and as We instruct.
Kesinlikle şöyle diyeceklerdi: "Bizim gözlerimiz döndürüldü, bakışlarımız sarhoş edildi.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over).
Akıp gidiyordu gözlerimizin önünde, bir ödül olarak nankörlüğe uğratılan kişi için.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.
"Gözlerimiz boyandı, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır" derler.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
İnkar edilmiş olana (Nuh'a) bir mükafat olmak üzere gemi, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.
"Gözlerimiz perdelendi, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır" derler.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Nankörlük edilen (kulumuz)e bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.
"Gözlerimiz sarhoş edildi, büyülendik," diyeceklerdi.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
"Onlarla alay edip durduk. Yoksa onları gözlerimizden mi kaçırdık?"Did we laugh at them (for nothing), or our eyes fail to pick them out?"
Artık, Rabbinin hükmüne sabret; çünkü gerçekten sen, Bizim gözlerimizin önündesin.And be thou patient under the judgment of thy Lord; surely thou art before Our eyes.
Rabbinin hükmüne sabret! Kuşkusuz, sen bizim gözlerimizin önündesin.And be thou patient under the judgment of thy Lord; surely thou art before Our eyes.
Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin.And be thou patient under the judgment of thy Lord; surely thou art before Our eyes.
Yoksa onları gözlerimizden mi kaçırdık?"Or have our eyes swerved away from them?'
Biz de ona vahyettik ki: "Gözlerimizin önünde ve vahyimiz(öğretimimiz)le o gemiyi yap.So We inspired him (saying): "Construct the ship under Our Eyes and under Our Revelation (guidance).
Bunun üzerine biz, Nûh'a şöyle vahyettik: "Gözlerimizin önünde ve vahyimize uygun olarak gemiyi yap.So We inspired him (saying): "Construct the ship under Our Eyes and under Our Revelation (guidance).
Kuşkusuz, sen bizim gözlerimizin önündesin.For surely you are before Our eyes.
Çünkü sen gözlerimizin önündesin.For surely you are before Our eyes.

İlgili Sayfalar