gözlerime ile cümle
gözlerime kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Gözlerime inanamıyorum.I can't believe my eyes.
Dün gece gözlerime uyku girmedi.I didn't sleep a wink last night.
Gözlerime inanamadım.I couldn't believe my eyes.
Ben gözlerime güçlükle inandım.I scarcely believed my eyes.
Neredeyse gözlerime inanamıyordum.I scarcely believed my eyes.
O benim gözlerime baktı.He looked me in the eye.
Doğrudan gözlerime baktı.He looked me straight in the eyes.
Gözlerime bak.Look into my eyes.
Gözlerime bak ve bana onu yapmadığını söyle.Look me in the eyes and tell me you didn't do it.
Keşke o, gözlerime baksa.I wish she'd look me in the eyes.
Gözlerime inanmıyorum.I don't believe my eyes.
Sadece gözlerime inanamıyorum.I just can't believe my eyes.
Gözlerime gözyaşları doldu.Tears welled up in my eyes.
Gözlerime zorlukla inanabildim.I could hardly believe my eyes.
Tom'un hikayesi gözlerime yaş getirdi.Tom's story brought tears to my eyes.
Beni görünce elimi çok sıkı tuttu ve gözlerime bakıp "Seni seviyorum" dedi.When she saw me, she held my hand so tight, looked me in eyes and told me: "I love you."
Mary gözlerime baktı ve bana onu kollarımda tutmamı söyledi.Mary looked me in the eyes and told me to hold her in my arms.
Gözlerime bak, böylece gerçeği söyleyip söylemediğini bilirim.Look me in the eye, so I know if you are saying the truth.
Gözlerime inanamadım!I could not believe my eyes!
Doktor bana göz damlalarını günde üç kez gözlerime koymamı söyledi.My doctor told me to put the eyedrops in my eyes three times a day.
Neredeyse gözlerime inanamıyorum.I can scarcely believe my eyes.
Kendi gözlerime inanamadım.I could not believe my own eyes.
Gözlerime bakacaksın ve bana gerçeği söyleyeceksin.You're going to look me in the eye and tell me the truth.
Gözlerime inanamamıştım.I doubted my eyes.
Kendi ismimi görünce gözlerime inanmadım.I could not believe my own eyes.
Niye gözlerime bakamýyorsun? Niye gitmeye çalýţýyorsun?Why can't you look at me?
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.So I used to get my eyes tested just for fun.
Ve geçici olarak, hiç beklenmedik şekilde, gözlerime perde indi.And temporarily, very unexpectedly, they dropped.
Ve o göz uzmanı, gözlerime bakmakla uğraşmadı.And that eye specialist, he didn't bother testing my eyes.
Gözlerime bakLook into my eyes
Gözlerime inanamıyorum... ...dünya nasıl pislik ve yalanlarla dolu.How the world's filled with filth and lies But it's plain to see
Gözlerime inanamıyorum.Is the world finally growing wise
İnanılmaz bir şey; çünkü ona rastgeldiğimde gözlerime inanamadım.It's incredible, because I couldn't believe my eyes when I once just happened to bump into him.
İlk gördüğümde gözlerime inanamamıştım.I couldn't believe my eyes when I first saw that.
Gözlerime bak.Look in my eyes.
Gözlerime uyku girmeyecek, Göz kapaklarım kapanmayacak,I will not give sleep to my eyes, or slumber to my eyelids;
Gözlerime inanamıyorum!Je n'en crois pas mes yeux !
Kendi ismimi görünce gözlerime inanmadım.Je ne pouvais pas en croire mes yeux.
Gözlerime bak.Mírame a los ojos.
Kendi ismimi görünce gözlerime inanmadım.Pero no podía creer lo que veían mis ojos.
Gözlerime inanamıyorum.Я не могу поверить своим глазам.
Gözlerime bak.Посмотри мне в глаза.
Kendi ismimi görünce gözlerime inanmadım.Я не верил своим глазам !
Kendi ismimi görünce gözlerime inanmadım.Ми не вірили своїм очам!
Kendi ismimi görünce gözlerime inanmadım."當我看到她的時候,我不敢相信我的眼睛。
Kendi ismimi görünce gözlerime inanmadım."내가 약혼자를 처음 보았을 때, 나는 나의 눈을 믿을 수가 없었다.
Kendi ismimi görünce gözlerime inanmadım.פשוט לא יכולתי להאמין למראה עיני.
Allah'ým ya Rabbim! Gözlerime inanamýyorum ya!Ήθελα να σε σκεπάσω.
Allah'ým ya Rabbim! Gözlerime inanamýyorum ya!Исках само да те завия.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Alors je faisais tester mes yeux juste pour le plaisir.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Aşa că am profitat de ocazie pentru a-mi testa vederea, doar de amuzament.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.A tak jsem si nechávala vyšetřit své oči jen tak pro zábavu.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Così ero abituata a farmi controllare la vista per divertimento.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Dus ik liet mijn ogen testen, gewoon omdat het leuk was.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Então eu costumava também fazer exames aos meus olhos por pura diversão.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Ich ließ also meine Augen immer mittesten, nur so aus Spaß.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Jadi saya juga mengikuti tes mata hanya untuk iseng.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.그래서 전 동생대신 그냥 재미로 검사하기로 합니다.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Så jag brukade genomföra en synundersökning bara för skojs skull.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Solía hacerme exámenes visuales sólo por diversión.