gözlerim ile cümle
gözlerim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Cala-te!
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Dopóki nie zobaczę jego ciała na własne oczy, też nie mogę robić żadnych planów.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Hasta que no vea su cadáver con mis propios ojos no podré relajarme en mis citas.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Silenzio! Finché non vedrò il suo corpo con i miei occhi, non potrò trovare pace, né uscire con le ragazze.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Stille! Indtil jeg selv ser hans lig, - - kan jeg ikke slappe af.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Suu kiinni! Ennen kuin näen Scarin ruumiin, en voi rentoutua.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Tyst! Tills jag ser hans kropp med egna ögon- -kan jag inte slappna av.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Μέχρι να δω το πτώμα με τα μάτια μου, δεν θα ηρεμήσω.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Пока я своими глазами не увижу его тело, я не смогу расслабиться.
Çok, çok mutluyum aranızda olmaktan, sizler gibi.. Işıklar gerçekten gözlerimi rahatsız ediyorEstou mesmo muito feliz por estar entre... — as luzes estão a ofuscar-me e refletem-se nos meus óculos —
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Devin teribil de emoţionat pe măsură ce mintea şi ochii se plimbă de-a lungul acestui lucru.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Estou a ficar terrivelmente entusiasmado à medida que a minha mente e os meus olhos percorrem estas coisas.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Estoy muy entusiasmado cuando mi mente y mis ojos se detienen en estas cosas.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Hihetetlenül izgatott leszek, ahogy az elmém és a szemem végigpásztázik ezeken a dolgokon.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Ich werde furchtbar aufgeregt, wenn mein Geist und meine Augen über diese Dinge gleiten.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Ik raak nu vreselijk opgewonden terwijl mijn geest en ogen over deze dingen strijken.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Jeg bliver helt begejstret, når min hjerne og øjne observerer disse detaljer.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Jestem niezmiernie podekscytowany, gdy patrzę na takie rzeczy i skupiam na nich uwagę.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Je suis terriblement excité quand mes yeux et mon esprit passent sur ces choses.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Jsem neskutešně vzrušený, když má mysl a mé oči přeletí přes tyto věci.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.제 마음과 제 눈으로 이런 것을 볼 때마다 전 몹시 신이 납니다.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Mi emoziono moltissimo mentre la mia mente e miei occhi osservano questi particolari.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Saya menjadi sangat bersemangat saat pikiran dan mata saya melihat benda-benda ini.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Tôi thấy vô cùng thích thú khi trí óc và đôi mắt tôi lướt nhìn qua nó.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Ενθουσιάζομαι πάρα πολύ καθώς το μυαλό μου και τα μάτια μου επεξεργάζονται την εικόνα.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Почвам да се вълнувам страшно много, докато умът ми и очите ми преминават през тези неща.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Я начинаю ужасно волноваться, когда и разумом и глазами пробегаю по таким вещам.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Я неймовірно схвильований, коли мій розум та мої очі ковзають такими речами.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.אני מתרגש להפליא בזמן שמוחי ועיניי עוברים על דברים אלו.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.انا اتحمس بشدة الآن حيث ان عيني تجول حول هذه الدراجة الآلية و ترسل الى دماغي ذلك
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.すごくわくわくします チタンのロックワイヤーです
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Azt mondja, öreg szemeim vannak.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Dia bilang saya memiliki mata lama.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Dice che avevo occhi vissuti.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Ela diz que eu tenho olhos velhos.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Ella dice que yo tengo ojos de vejez.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Elle dit que j'ai des yeux qui ont vécu.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Hon säger att jag har gamla ögon.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Hovorí, že mám oči starého človeka.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Hun siger jeg har gamle øjne
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.엄마는 제가 노인의 시각을 가졌다고 했어요
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Mẹ nói tôi có một đôi mắt già.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Mówi, że mam oczy starego człowieka.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Pravi, da imam stare oči.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Říká, že mám staré oči.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Sie sagt, ich habe alte Augen.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Spune că am ochi de bătrân.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Ze zegt dat ik oude ogen heb.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Λέει έχω μάτια παλιά.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Вона каже, що я маю старі очі.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Она говорит у меня старые глаза.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.Тя казва, че имам стари очи.
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.כאשר נולדתי, אמי אמרה שהסתכלתי מסביב לכל החדר בבית החולים
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.قالت لي .. انني بدوت انني أملك أعيناً مُسنة في الحياة
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.ゲンジおじいちゃんが亡くなったとき 私はまだ5歳だったが
Diyebilirsiniz ki "Gözlerimi kaybetmektense, tabii ki her gün kullanırım."Ahora, puede que penséis, "Bueno, si mis ojos dependieran de ello, obviamente lo usaría cada día".
Diyebilirsiniz ki "Gözlerimi kaybetmektense, tabii ki her gün kullanırım."Du kanske tänker för dig själv, "ok, om min syn hängde på det, vet du, då skulle jag göra det varje dag"
Diyebilirsiniz ki "Gözlerimi kaybetmektense, tabii ki her gün kullanırım."이제, 여러분은 스스로 이렇게 생각하시겠죠. "음, 만약 내 눈이 이것에 의존해야 한다면
Diyebilirsiniz ki "Gözlerimi kaybetmektense, tabii ki her gün kullanırım."Możecie myśleć "Coż, skoro mój wzrok od tego zależy to z pewnością używałbym tego każdego dnia."
Diyebilirsiniz ki "Gözlerimi kaybetmektense, tabii ki her gün kullanırım."עכשיו, אתם יכולים לחשוב לעצמכם, "ובכן, אם עיניי תלויות בזה